Takip Et

Prof. Dr. Nefati KIYLIOĞLU

Beyin tümörü ve nöbet geçirme

16 Kasım 2013, Cumartesi

     

-Otuz yaşındayım. 2 ay önce başladı! Midemden yukarı bir his geliyor, boğazıma kadar çıkıyor ve sonrasında bayılacak gibi oluyorum ama bayılmıyorum. Sonra sol kolum uyuşuyor ve kasılıyor. Yüzümde sıçramalar oluyor. Kendimdeyim ama konuşamıyorum! Neden sonra geçiyor! Ne oluyor bana? Bu normal bir şey değil, değil mi?

Kanser( tümör) nedir? Nasıl olur? Beyin tümörü hangi klinik bulgulara yol açar?

Hücreler doğar, işlerini yapar ve günü gelince de ölürler. İnsanın doğması, büyümesi ve yaşlanması sırasında bu olay sürekli olur. Ölmesi gereken bir hücre ölmeyip, çoğalmaya başlar ise kanser olmuş olur. Hastalık işte bu tek hücreden başlar. Bahçedeki tek bir ayrık otunun tüm bahçeyi sarmasına benzer! İstenen ürün yetişemez. İşgalcidir, anarşik ortam yaratır, normal yapıyı ve fonksiyonları bozar, her şeyi eline alır ve "sadece ben varım başka kimseyi istemiyorum" diyerek içinde yaşadığı yapıyı tüketene kadar kullanır.

Beyin tümörü çok çeşitli şikayetlere yol açabilir. Dar kemik kasa genişleyemez, büyüyen tümör etrafına baskı yaparak baş ağrısı oluşturur. Yeni çıkan baş ağrısı ya da farklılaşan baş ağrısı araştırılmalıdır. Ağrı yanı sıra bulantı - kusma ve çift görme gibi bulgular da olur. Göz hareketlerinde sınırlılık, kol ve bacakta uyuşma ve güçsüzlük, yürümede bozulma gibi yakınmalar, çökkün ve durgun ruh hali, sürekli uyuklama gibi durumlar da beyin tümörü bulgusu olabilir. Tüm bu kayıplar dışında istemsiz hareket yani epileptik nöbetler ile de ortaya çıkabilir.

Nöbet nedir ve nasıl olur? Hangi beyin kanserlerinde nöbet sık gözlenir?

Beynin durduk yerde, anormal olarak, istemsiz hareket ve davranış oluşturmasına epileptik nöbet denir. Kişinin kendi hissettiği midesinden yukarı yükselen bir his ve ardından bayılır gibi olma durumu, anormal koku - uyuşma - karıncalanma duyma gibi hisler, görmenin kaybolması; karşıdan bakıldığında ise el ve kolun kasılması, gözlerde kırpıştırmalar, dalma, yüzde çekilme ve sıçramalar, dudak yalama ya da ağızda şapırdatma oluşması, yüz- el-kol-bacakta birbiri ardına yayılan sıçramalar varlığı nöbetleri düşündürür. Kişi bu olaylar sırasında kendinde olabildiği gibi, kendinden geçmiş de olabilir. Nöbetler basitçe denge halinde bulunan beyin hücrelerinin bu dengeden uzaklaşması sonucunda olur. Pek çok kişide yapısal bir neden "bu günkü teknoloji ile bile" ortaya konamaz. Beynin kabuk kısmındaki nöron dediğimiz bu hücreler denge bozulmasına özellikle duyarlıdır. Bu bölgeyi etkileyen damar tıkanması, kanama, infeksiyon gibi olaylar sırasında ya da yapısal olarak üzerlerine baskı yapan kitleler varlığında nöronlar nöbet ortaya çıkarırlar.

Nöbet çıkaran kanserler yavaş büyüme özelliği gösterme yanı sıra kabuk bölgesinde yerleşme eğilimi de gösterirler. Yine bazı beyin bölgeleri diğer beyin bölgelerine göre daha kolay nöbet çıkarma özelliği gösterir. Örneğin hafıza ile ilişkili olan temporal lob denilen bölge ile insüler lob denilen bölge kolay nöbet çıkarma özelliği taşır. Yine gençler, yaşlıya göre daha kolay nöbet aktivitesi çıkarırlar.

Beyin kabuğu neden nöbet ortaya çıkarır? Bilgi nasıl aktarılır? Nöbet sırasında bu bilgi akışı nasıl olur?

Beyin kabuğu, yani en dış kısmı altı tabakadan oluşur. Altı katlı apartmana benzer. Her katta farklı yapıda, farklı iş yapan beyin hücreleri oturur. Her daire diğer daireler ile sıkı bir ilişkisi içindedir. Benzer şekilde yan apartman ve hatta sokaktaki tüm diğer apartmanların daireleri ile de bu ilişki kurulmuştur. Yani beynin önü ile arkası, üstü ile altı, iki beyin parçasının simetrik alanları da birbirleri ile bağlıdır. Milyarlarca hücrede trilyonlarca bağlantı vardır. Çok sayıdaki yol, çok miktardaki bilgi akışı demektir. Bu trafik beyinde kontrol altındadır. Nöbet geçirme bu kontrolün kaybı sonrasında ortaya çıkar. Tümör yapısı kontrolü bozar.

Beyin tümörü nasıl tanınır ve tedavi edilir? Nöbet nasıl durdurulur?

Yeni ortaya çıkan ve beynin etkilendiğini gösteren işaretler olduğunda, görüntüleme yöntemleri ile beyni incelemek mutlak gerekliliktir. Saptanan tümörü çıkarmak ise en doğru yoldur. Tümör nöbete yol açar ise ilaçla nöbeti durdurmak gerekir. İlaç tedavisine iyi yanıt, cerrahi tedavi sonrasında da iyi seyir anlamına gelir. Her zaman olduğu gibi sıkı bir hasta-hekim ilişkisi gerekir. 



Yazarın Tüm Yazıları

Yaşlılık ve sağlıklı yaşam

22 Mart 2014, Cumartesi

Serebellar hemoraji - Beyincik kanaması

15 Mart 2014, Cumartesi

Damar iltihaplanması - Vaskülit

8 Mart 2014, Cumartesi

Behçet Hastalığı

1 Mart 2014, Cumartesi

Beyin ölümü

22 Şubat 2014, Cumartesi

İnsan sağlığı ve bilgi üretimi

15 Şubat 2014, Cumartesi

Apraksi - Hareketin yapılamaması

8 Şubat 2014, Cumartesi

Spinoserebellar ataksi

25 Ocak 2014, Cumartesi

Epilepsi ve cerrahisi

18 Ocak 2014, Cumartesi

Servikal spondilotik myelopati

11 Ocak 2014, Cumartesi

Temporal arteritis

5 Ocak 2014, Pazar

Kapı - Duvar

28 Aralık 2013, Cumartesi

Göz felci (Gözde hareket kaybı)

21 Aralık 2013, Cumartesi

Paraneoplastik sendrom

14 Aralık 2013, Cumartesi

Düşük el (Radiyal sinir felci)

7 Aralık 2013, Cumartesi

Status Epileptikus (Nöbet fırtınası)

30 Kasım 2013, Cumartesi

Beynin sağ ve sol yarısı

23 Kasım 2013, Cumartesi

Beyin tümörü ve nöbet geçirme

16 Kasım 2013, Cumartesi

Progressif Supranükleer paralizi (PSP)

9 Kasım 2013, Cumartesi

Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman

2 Kasım 2013, Cumartesi

Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması)

26 Ekim 2013, Cumartesi

Brakial pleksus yapısı ve etkilenmesi

19 Ekim 2013, Cumartesi

Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım?

12 Ekim 2013, Cumartesi

İlaçlar ve vücudumuz

5 Ekim 2013, Cumartesi

Arteriovenözmalformasyon (Damar yumağı)

28 Eylül 2013, Cumartesi

Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması

18 Eylül 2013, Çarşamba

Davranışlar ve sağlığımız

14 Eylül 2013, Cumartesi

Göz hareketleri ve bozuklukları

7 Eylül 2013, Cumartesi

Yürümede bozulma

31 Ağustos 2013, Cumartesi

Dirsekte sinir sıkışması - Kubital Tünel Sendromu

24 Ağustos 2013, Cumartesi

Göz kapağı düşmesi - Blefaroptozis

17 Ağustos 2013, Cumartesi

Siyatik sinir etkilenmesi

3 Ağustos 2013, Cumartesi

Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi - BPPV

23 Temmuz 2013, Salı

Sıcaklık, ısı ve bedenimiz

20 Temmuz 2013, Cumartesi

Damar sertliği - Ateroskleroz

13 Temmuz 2013, Cumartesi

Uyku ve baş ağrısı

6 Temmuz 2013, Cumartesi

Sinir çalışma bozukluğu - Periferik Nöropati

29 Haziran 2013, Cumartesi

Beyin çalışmasının yetmezliği - Deliryum

22 Haziran 2013, Cumartesi

Yutma bozukluğu - Disfaji

15 Haziran 2013, Cumartesi

Hipokalsemi - Kalsiyum düşüklüğü

7 Haziran 2013, Cuma

Geçici Bellek Kaybı

31 Mayıs 2013, Cuma

Ortostatik hipotansiyon

24 Mayıs 2013, Cuma

Kulak çınlaması - Tinnitus

17 Mayıs 2013, Cuma

Kore - Sydenham koresi

11 Mayıs 2013, Cumartesi

Vitamin B12 ve sinir sistemi

3 Mayıs 2013, Cuma

Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri

27 Nisan 2013, Cumartesi

Uykudaki davranış bozuklukları - Parasomniler

20 Nisan 2013, Cumartesi

Amyotrofik Lateral Skleroz - ALS

13 Nisan 2013, Cumartesi

Beynimiz ve yaşlanma

6 Nisan 2013, Cumartesi

Myelopati - Omurilik etkilenmesi 2

30 Mart 2013, Cumartesi

Myelopati - Omurilik etkilenmesi - 1

23 Mart 2013, Cumartesi

Akut distoni - İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu

16 Mart 2013, Cumartesi

Hemifasiyal spazm

9 Mart 2013, Cumartesi

Nefati Kıylıoğlu

2 Mart 2013, Cumartesi

Ağrı - Beş duyunun cezalandırıcısı

23 Şubat 2013, Cumartesi

Demans - Bunama hastalığı

9 Şubat 2013, Cumartesi

Yalancı tümör sendromu (Pseudotumor cerebri)

2 Şubat 2013, Cumartesi

Karotis damarı daralması - Şah damarı darlığı

26 Ocak 2013, Cumartesi

Uykusuzluk - İnsomni

19 Ocak 2013, Cumartesi

Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi

12 Ocak 2013, Cumartesi

Bel ağrısı

5 Ocak 2013, Cumartesi

Uykuda nefes durması - Horlama (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu)

28 Aralık 2012, Cuma