Takip Et

Prof. Dr. Nefati KIYLIOĞLU

İnsan sağlığı ve bilgi üretimi

15 Şubat 2014, Cumartesi

     

-Doktor bey bu hap var ya benim ağrılarıma çok iyi gelecekmiş. Her yerde bu haptan var! Gazetede, internette, TV reklamlarında. Tam 10 kutu aldım. Biraz pahalı ama ne yapacaksın! Çare bunda imiş. Ayrıca can sıkıntısına, kansere, basura, saç dökülmesine, yani her şeye iyi geliyormuş! Kullanayım değil mi?

Tıp biliminde bilgi üretimi nasıl olur? Kanıt nedir? Nasıl derecelendirilir?

Tıp "bilim midir yoksa sanat mıdır?" diye tartışılan bir dönemin ardından tüm dünyada "kanıta dayalı tıp" denen ve bugüne hakim olan bir süreç başlamıştır. İlk hekimlik uygulamaları, verilen bir ilacın denenerek, etkisinin görülmesi yani "deneme-yanılma yöntemi" ile başlamıştır. İlk fikirler böylece oluşmuş ve "bana göre bu işin doğrusu budur" sonucuna ulaşılmıştır. Zaman içinde insanların bir araya gelmesi ile fikirler çatışmaya başlamış, "benim fikrim doğrudur" düşüncesine" acaba?" süphesi eklenmiştir. Tek bir kişi yerine çok sayıda kişinin katıldığı "deneme grubu" oluşturulmuş, yanı sıra ilaç yerine onun benzerinin verildiği (şaşırtmak için) bir başka grup daha araştırılmıştır. Böylece şans eseri midir? sorusuna yanıt verilmek istenmiştir. İlaç alan kişinin iyileşme umudunun olması - almayanın ise "bana zaten ilaç bile verilmiyor ki" düşüncesinin önüne geçmek için bu ilaç gibi görünen ama içinde ilaç olmayan madde "plasebo" verilmiştir. İnsanın "sonuca ulaşmada her yolu mübah sayması" sonucu etkilemeye çalışması her zaman "bir eksiklik olarak" yine ortaya çıkmıştır. Bilerek ya da bilmeyerek yanlı davranılması, taraf tutması ile sonucun etkilenmemesi gereği vardır. Doğru sonuç için yeni basamak ya da basamaklar ortaya çıkmıştır. Bunlar körlük ve rastgele seçim yöntemleridir. Rastgele seçim ile gruplara giren insanların seçilmesinde taraf tutulmadığı gibi körlük yöntemi ile hem hekim ve hem de hasta hangi tedaviyi aldığını bilmez hale getirilmiştir. Hekim tedavi sonucunu değerlendirmede taraf tutamamakta, hasta da "psikolojik olarak" tedavi edildiğini düşünerek etkilenmemektedir. İşlem bununla da bitmemiştir. Hastaların gruplara rastgele alınması, bir tarafa ağır, diğer tarafa da hafif hastaların düşme olasılığını çözmemiş, bu durumda rastgele ama eşit hastalık derecesine göre dağıtmak ile çözülmüştür. Hasta sayısının da ilacın etki etme becerisine göre basitçe 500 ile 1000 arasında olması sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak çok sayıda hasta kişi sistematik olarak seçilmiş, gruplara eşit dağıtılmış, hem doktoru ve hem de kendisi hangi tedaviyi aldığını bilmemiş, düzenli ve uzun süre ile takip edilmiş, kayıtları tutulmuş, inceleme sürecinin sonunda geldiği nokta da karmaşık matematiksel işlemler yolu ile çözümlenmiştir. Hatta çalışmada yanıt aranan soru daha çalışmanın başında kaydedilmiştir. "Kervan yolda düzelir" denmemiş, daha olayın başında düzeltilmiştir. Amaç "hedefte bir şaşma, bir çarpıtma" olmamasıdır. Malum insanoğlu hem beşerdir ve hem de şaşar. Sorunun yanıtı basit olur. Faydalı ya da faydasız!

Kanıt bahsettiğimiz bu çalışmalardan elde edilen "süzülmüş" bilgidir. Derecesi vardır. Birinci derece kanıt için birden fazla sayıda tarafsız ve hatasız yapılmış çalışma sonucu aynı şeyi söyler. Şüphe barındırmaz. İkinci derece kanıt çalışmaları birinci dereceye giremeyecek noksanlıklar içerir. Ancak çoğunlukla doğrudur. Üçüncü derece kanıt çalışmaları bir tarafta hastaların diğer tarafta kontrol olgularının bulunduğu düzendedir, körlük ya da rastgele seçim yoktur. Sıklıkla doğrudur. Dördüncü derece kanıt ise sadece tedavi edilmiş hastaların bilgilerini kullanır, kontrol grubu bile olmaz. Genellikle doğrudur. Beşinci derece kanıt sadece kişinin kendi gözlemini içerir ve "bana göre doğru budur" der.

"Ben deney hayvanı mıyım? Ben araştırmaya falan girmem" demek doğru mudur?

Kanıtları elde etmek için yapılan çalışmalar hastalar üzerinde yapılırlar. Amaç hastalarda etkili olup olmadığını bulmaktır. Hastalar sorar "bu hastalığın bir tedavisi yok mudur?" Hekim yanıt verir "hayır henüz etkili olduğu gösterilen bir tedaviye ait kanıta ulaşılamamıştır." Kanıt insandan elde edilmekte ve yine insan için kullanılmaktadır. Çalışmada insan olmaz ise, insana uygulanacak bir tedavi kanıtı da bulunamayacaktır.

"Yumurta - tavuk" örneğine benzer. 



Yazarın Tüm Yazıları

Yaşlılık ve sağlıklı yaşam

22 Mart 2014, Cumartesi

Serebellar hemoraji - Beyincik kanaması

15 Mart 2014, Cumartesi

Damar iltihaplanması - Vaskülit

8 Mart 2014, Cumartesi

Behçet Hastalığı

1 Mart 2014, Cumartesi

Beyin ölümü

22 Şubat 2014, Cumartesi

İnsan sağlığı ve bilgi üretimi

15 Şubat 2014, Cumartesi

Apraksi - Hareketin yapılamaması

8 Şubat 2014, Cumartesi

Spinoserebellar ataksi

25 Ocak 2014, Cumartesi

Epilepsi ve cerrahisi

18 Ocak 2014, Cumartesi

Servikal spondilotik myelopati

11 Ocak 2014, Cumartesi

Temporal arteritis

5 Ocak 2014, Pazar

Kapı - Duvar

28 Aralık 2013, Cumartesi

Göz felci (Gözde hareket kaybı)

21 Aralık 2013, Cumartesi

Paraneoplastik sendrom

14 Aralık 2013, Cumartesi

Düşük el (Radiyal sinir felci)

7 Aralık 2013, Cumartesi

Status Epileptikus (Nöbet fırtınası)

30 Kasım 2013, Cumartesi

Beynin sağ ve sol yarısı

23 Kasım 2013, Cumartesi

Beyin tümörü ve nöbet geçirme

16 Kasım 2013, Cumartesi

Progressif Supranükleer paralizi (PSP)

9 Kasım 2013, Cumartesi

Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman

2 Kasım 2013, Cumartesi

Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması)

26 Ekim 2013, Cumartesi

Brakial pleksus yapısı ve etkilenmesi

19 Ekim 2013, Cumartesi

Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım?

12 Ekim 2013, Cumartesi

İlaçlar ve vücudumuz

5 Ekim 2013, Cumartesi

Arteriovenözmalformasyon (Damar yumağı)

28 Eylül 2013, Cumartesi

Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması

18 Eylül 2013, Çarşamba

Davranışlar ve sağlığımız

14 Eylül 2013, Cumartesi

Göz hareketleri ve bozuklukları

7 Eylül 2013, Cumartesi

Yürümede bozulma

31 Ağustos 2013, Cumartesi

Dirsekte sinir sıkışması - Kubital Tünel Sendromu

24 Ağustos 2013, Cumartesi

Göz kapağı düşmesi - Blefaroptozis

17 Ağustos 2013, Cumartesi

Siyatik sinir etkilenmesi

3 Ağustos 2013, Cumartesi

Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi - BPPV

23 Temmuz 2013, Salı

Sıcaklık, ısı ve bedenimiz

20 Temmuz 2013, Cumartesi

Damar sertliği - Ateroskleroz

13 Temmuz 2013, Cumartesi

Uyku ve baş ağrısı

6 Temmuz 2013, Cumartesi

Sinir çalışma bozukluğu - Periferik Nöropati

29 Haziran 2013, Cumartesi

Beyin çalışmasının yetmezliği - Deliryum

22 Haziran 2013, Cumartesi

Yutma bozukluğu - Disfaji

15 Haziran 2013, Cumartesi

Hipokalsemi - Kalsiyum düşüklüğü

7 Haziran 2013, Cuma

Geçici Bellek Kaybı

31 Mayıs 2013, Cuma

Ortostatik hipotansiyon

24 Mayıs 2013, Cuma

Kulak çınlaması - Tinnitus

17 Mayıs 2013, Cuma

Kore - Sydenham koresi

11 Mayıs 2013, Cumartesi

Vitamin B12 ve sinir sistemi

3 Mayıs 2013, Cuma

Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri

27 Nisan 2013, Cumartesi

Uykudaki davranış bozuklukları - Parasomniler

20 Nisan 2013, Cumartesi

Amyotrofik Lateral Skleroz - ALS

13 Nisan 2013, Cumartesi

Beynimiz ve yaşlanma

6 Nisan 2013, Cumartesi

Myelopati - Omurilik etkilenmesi 2

30 Mart 2013, Cumartesi

Myelopati - Omurilik etkilenmesi - 1

23 Mart 2013, Cumartesi

Akut distoni - İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu

16 Mart 2013, Cumartesi

Hemifasiyal spazm

9 Mart 2013, Cumartesi

Nefati Kıylıoğlu

2 Mart 2013, Cumartesi

Ağrı - Beş duyunun cezalandırıcısı

23 Şubat 2013, Cumartesi

Demans - Bunama hastalığı

9 Şubat 2013, Cumartesi

Yalancı tümör sendromu (Pseudotumor cerebri)

2 Şubat 2013, Cumartesi

Karotis damarı daralması - Şah damarı darlığı

26 Ocak 2013, Cumartesi

Uykusuzluk - İnsomni

19 Ocak 2013, Cumartesi

Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi

12 Ocak 2013, Cumartesi

Bel ağrısı

5 Ocak 2013, Cumartesi

Uykuda nefes durması - Horlama (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu)

28 Aralık 2012, Cuma