HAMDİ ÖLMEZOĞLU
PSİKOLOG

Sosyal medyanın yıkıcı etkisi

4 Ocak 2022, Salı

     

Günümüzde iletişim ve haber alma büyük ölçüde sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Eski dostlukların yeniden kurulması, yeniliklerden ve gelişmelerden haberdar olunması, diğer kullanıcıların deneyimlerinden yararlanma gibi birçok avantajlı yönünün yanında bireyleri mental açıdan olumsuz olarak etkileyen yönleri de var.

Bu olumsuzlukların başında çarpıtılmış güzellik algısı geliyor. Sosyal medya ve TV dizilerinde sürekli dayatılan belirli güzellik standardı anlayışı yeme bozukluklarının başlıca nedenleri arasında geliyor. Özellikle kadınlar üzerinde oluşturulan bu estetik anlayışında kusurlara, sivilcelere, fazla kilolara yer verilmiyor hatta bunlara sahip kadınlar toplumdan dışlanılıyor. Dizilerde başrolde yer alan kusursuz dış görünüşe sahip kadınlar üzerinden genç kızların model alması gereken görünüşün mesajı veriliyor. Sosyal medyada ise influencer olarak adlandırılan bol takipçili hesaplar ise belki de hiç kullanmadığı veya hayatı boyunca kullanmayacağı güzellik ürünlerinin reklamını yapıyor. Yapılan filtreler ve fotoğraflara uygulanan photoshoplar ile kusursuz olmayı amaç edinen paylaşımlar yapılıyor. Hatta bu durum oyuncak bebeklere kadar sirayet etmiş durumda. Barbie bebeklere dikkat ettiyseniz inanılmaz bir ince beden ve çocuklara dayatılan zayıf vücut imgesi söz konusu. Güzellik ürünleri satarak para kazanan büyük şirketler hemen hemen çoğu yerde bu güzellik algısını dayatma yoluna gidiyor. Ancak özellikle genç kızlar üzerinde oluşturulan bu algı zaman zaman yıkıcı olabiliyor. Doğal olarak kusursuzluğu model alan gençler kendi vücutlarını beğenmiyor ve bu durumdan fazlasıyla hoşnutsuz olabiliyorlar. Bunun için kendilerine sağlıksız zayıflama yöntemleri seçebiliyorlar. Bu durumun sonuçları sağlıksız beslenme ve depresif belirtilerden çok daha fazlasına neden olabiliyor. Çok çarpıcı ama psikiyatrik bozukluklar içinde en ölümcül olanı yeme bozuklukları. Anoreksiya Nervosa bozukluğunu geliştirmiş kişiler fazlasıyla zayıf olmalarına rağmen çarpık güzellik algısı nedeniyle ölümcül olabilecek şekilde kilo verme çabası içine girebiliyorlar. Hatta kilo almaları için yapılan işlemlere karşı çıkabiliyorlar çünkü kilo almak veya kilolu olma korkusuna sahip oluyorlar.

Yeme bozukluklarının sonu ölümle bitebiliyor ve bozukluğun gelişmesinde en önemli faktör bozulmuş güzellik algısı. Sosyal medyada yapılan yorumların ucunun nereye varacağını iyice düşünmek gerek. Body shaming ismi verilen kişinin bedensel kusuru üzerinden alay etme anlamına gelen bu terim ile sosyal medyada maalesef fazlasıyla karşılaşıyoruz. Sürekli zayıf olmak ve kusursuz olmak üzerine yapılan güzellemelerin ve toplum tarafından dayatılan bu estetik anlayışın yerine bireylerin kusurlarıyla var olabileceğini, o kusurların kişinin kendisinin bir parçası olduğu ve kişiyi biricik kıldığı fikrini benimsemek ve dillendirmek gerek. 2022’nin sağlık getirmesi dileğiyle, sevgiler...