Takip Et

Murat MENZİLCİ

Başarı ve özgüven

20 Ağustos 2014, Çarşamba

     

Bir okulda şöyle bir araştırma yapılıyor. Sene başında okul müdürü bir öğretmeni odasına çağırıyor ve ona “ Son birkaç sene içerisindeki öğretmenlik deneyiminiz mükemmel, bu okuldaki en iyi öğretmen sizsiniz. Size bu yıl çok özel bir sınıf vereceğim. Öğrenciler zekâ katsayılarının yüksekliğine göre ve başarılı olma isteklerine göre özel olarak seçildiler.” En son şunu da ekliyor: “Sakın öğrencilere onların özel olduklarını hissettirmeyin. Herhangi bir sınıfa ders veriyormuşsunuz gibi davranın.”

Yıl sonu bu sınıf ortalamanın çok üzerinde bir performans gösteriyor ve başarı sırasında çevre okulların hepsini geride bırakıyor. Daha sonra müdür gerçeği açıklıyor ve sınıfın akademik yeterliklere göre değil, rastgele seçildiklerini söylüyor. Öğretmen çok şaşırıyor ve başarının kendisinde olduğunu düşünüyor. Ardından ikinci bir sürpriz daha geliyor ve müdür, öğretmenin de rastgele seçildiğini söylüyor.

Bu araştırmadan şu sonuçları çıkarabiliriz: İnsanlara başarılı ve değerli oldukları, aynı zamanda da önemsendikleri hissettirildiğinde, özgüvenleri artar ve kendilerinde güç ve çalışma azmi bulurlar. Bununla birlikte derse giren öğretmen ön yargıdan arınmış bir biçimde tüm öğrencilerinin başarılı olduğuna inanırsa, başarının önünde hiçbir engel kalmaz. Burada önemli bir nokta var. Araştırmayla ilgili olarak, bireylere başarılı olmadıkları halde başarılıymış gibi davranılması değil, onlara inancın ve güvenin gösterilmesi sonucu çıkarılmalıdır. Yani burada önemli olan bireyin kendine inanması, istedikten sonra başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığının farkına varmasıdır.

Araştırma sonuçlarını sadece eğitimle değil tüm hayatımızla ilişkilendirebiliriz. Örneğin bir iş yerinde verimliliği arttırmak için de bu sonuçlardan faydalanılabilir. Çalışanlar kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde daha verimli ve istekli çalışırlar. Aynı şekilde çocuklarımıza da değer vermeli onlara güvendiğimizi hissettirmeliyiz. Başarma duygusunu tatmalarına yardımcı olmalıyız. İşte o zaman her şeyin nasıl değiştiğini göreceksiniz. 



Yazarın Tüm Yazıları

Birleştirici Güç "Dil"

16 Nisan 2016, Cumartesi

Teknolojik Eğitim

2 Haziran 2015, Salı

Kayıp Zamanımız

27 Kasım 2014, Perşembe

Olanlar ve Olması Gerekenler

30 Ekim 2014, Perşembe

Bir Öğretmenim!

16 Ekim 2014, Perşembe

Yeni Öğretmen Stratejisi ve Çözüm Önerileri

1 Ekim 2014, Çarşamba

"YÖK" Artık

19 Eylül 2014, Cuma

Programlı İnsan

9 Eylül 2014, Salı

Yeni dönem, yeni sorunlar

3 Eylül 2014, Çarşamba

Eğitimde Sosyal Ağların Kullanımı

26 Ağustos 2014, Salı

Başarı ve özgüven

20 Ağustos 2014, Çarşamba

Bir Hayal mi Acaba?

13 Ağustos 2014, Çarşamba

Acaba Nereden Başlamalı?

4 Ağustos 2014, Pazartesi

Eğitimin 'Fatih'i

31 Temmuz 2014, Perşembe

Ütopya

22 Temmuz 2014, Salı