Kenan ÜŞENMEZ

ŞEHR_İ AŞK

18 Mayıs 2015, Pazartesi

     

Modern yaşamın kadını, birçok şeyi tek başına yaşamaya alışmış, birçok şeyin üstesinden tek başına gelmeyi kendine görev edinmiştir. Topuklu ayakkabı ile kilometrelerce yürüyerek sıkıcı toplantılara girmek, kilosunu korumak adına tadı tuzu olmayan krakerlerle baş etmek, evde bekleyen köpeği yürüyüşe çıkarmak, bozulan musluğu su içinde kalmak pahasına tamir etmek, bir erkeği hayatına almak, onu hayatında tutmak ve onu hayatından çıkarmak… Büyük umutlarla başladığı ilişkisini alıyor, işinin, kimi zaman da özel hayatının önüne koyuyor. Bunu bir hata olarak da görmüyor tabii ki. Her ne kadar kendi kendine yetiyor olsa da o da sevilmek, başını bir göğse yaslamak ihtiyacını hissediyor. Cenin pozisyonunda uyusa da her gece, biri gelsin ve sarılsın istiyor sessizce. Saçlarının arasında kokusunu içine çekecek bir sevda arıyor. Evet, buluyor da erkekten bol ne var öyle değil mi? Buluyor bulmasına da şimdi de sıra onu hayatında tutmaya geliyor. Önce aşık olmaya çalışıyor o adama. Kendisine ters gelen tüm hareketleri görmezden gelerek başlıyor aşk oyununa öncelikle. Sağa sola fırlattığı çorapları, her yemek yapışında dağınık bıraktığı mutfağı, yatağına dökülen saçlarını yok sayıyor. Kendi düzeninin bozulduğunu, artık başka bir hayata göre yaşamaya başladığını fark etmesi fazla uzun sürmese de çoktan iş işten geçmiş oluyor. Hikaye bilindik bir şekilde devam ediyor aslında, hayata karşı hep dik duran kadın aşık oluyor ve aşk körlüğü de beraberinde getiriyor kuşkusuz. Erkeklerin de bu aşk oyunundan pek mutlu olduklarını söylemek zor tabii. Gücüne ve ihtişamına hayran oldukları kadının gözleri önünde başka bir kadına dönüştüğünü görmek onlar için de kolay olmasa gerek. “Sana ihtiyacım var!” diyen bir kadını yalnız bırakmalarının başka bir açıklaması olamamalı zira. Erkekler yoğundur, başlarını kaşıyacak vakitleri yoktur ve bu yoğunluklarında depresyona girmiş bir kadını avutamazlar elbette! Onlar bu harabeden sessizce uzaklaşırken kadına kalan bir iki damla gözyaşı ve alınmış birkaç kilo bu aşkın en büyük hediyesidir belki de.



Yazarın Tüm Yazıları
GEÇMİŞ OLSUN
SONLUDUR AŞK DA
İLHAN BERK - ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
SABIR TAŞI
KADIN
SİL BAŞTAN
KARANTİNADA AŞK
DOĞAYA ZULÜM
SANAT
KİŞİYE ÖZEL
SEN
DÜŞÜNÜYORUM
AŞK OLSUN
YALNIZ ŞAİRLER Mİ YALNIZ
KALBİM TAŞIYOR ADINI
EĞİTİM VE ÖZGÜRLÜK
AŞKA DÖNÜŞ
DÜŞ FIRÇASI
BEN HEP SENİNLEYİM
CHAPLİN'İN DÜNYASI
BİLMEDİĞİM BİR ŞEY SÖYLE
SANATORYUM HASTANESİNE MEKTUP
(H)er kişi misin?
AZELYA' YA MEKTUP
Abdal ile aptal
Hayat senin
Uçaklar ve Atatürk
14 Şubat seremonisi
Vecihi
Akıl ve zeka
NİDA
Huzur
Terör siz!
Nazire
Unutursak kalbimiz kurusun
Ümit ateşi
Lazım Efendim
ŞEHR_İ AŞK
Bahar getirdim sana
Duydun mu?
AYRILIĞA SERENAT
Sizin aşkınız hangisi?
Hatırla beni
Ah Beyler ...
Zararlı
Yüreğini koy gözbebeğine
Değerlerimiz
Sen Gelirsin Aklıma
Ya sizin?
Bir kadın, üç erkek
İlk Aşk
Kenardan seyretmek ölümü
Anlık hayatlar
Antisosyal
İstemek
Sevgiliye mektup
Kesit
Kayıp Dem'lerde
Sabır ve zaman
Anne kalbi okuldur
Mutluluk
Her insan biriciktir
Bayanlar beyler
Zamana sürgün
Korku
Hadi o zaman
Türk-i Nevruz
Çanakkale diyarında
Bir bayrak rüzgar beklerken
İkilem
Sensizleşmek
Kendinize engel olmayın
Sevdaya dair
Yalnızlık