Kenan ÜŞENMEZ

Bahar getirdim sana

1 Nisan 2015, Çarşamba

     

“Neyi arıyorsan sen, O’sundur” der Mevlana. Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık. Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip, kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine çıkarır. Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında, her sevda ruhumuzun bir başka yüzü... Her aşkta kendimizi ararız, o yüzden bulduklarımız benzerimizdir.

Resimlerini yan yana koyun sevdiklerinizin ve dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size. Aşk denilen kaleydoskobun buzlu camına gözünüzü dayadığınızda, binbir cam rengarenk ışıklar saçarak döndüğünde, her seferinde bambaşka şekiller ördüğünü görürsünüz. Her camda, farklı bir renginiz vardır; her şekilde sizden bir parça... Aşklarınız hülasanızdır. Sevdiğiniz her adam, beğendiğiniz her kadın farklı ruh hallerinizi ele verir. Arada bir çevirdiniz mi kaleydoskobu, cam paralar yer değiştirip yeni şekiller alır; hepsi siz... Sevgilinizin gözlerindeki dolunay, sizdeki ışığın yansımasıdır aslında; dilindeki sizin ilhamınız, tenindeki sizin yansımanızdır. Yoksa halâ bir sevdiğiniz, o henüz kendinizi bulamadığınızdandır. Aşk, narsizmdir. Sevda, çevrildikçe içinizin farklı ışıklarını yakan eğlenceli bir kaleydoskop gibi başımızı döndürüyor. Ve biz, hep baharı takip ederek dünyayı gezen bir gezgin gibi içimizdeki eski baharları arıyoruz.

Narcissusu’u bilirsiniz; Öyle heybetli ve güzelmiş ki bakmaya dayanamazmış kendine. Gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran. Bir gün ırmak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü. Uzanıp iyice bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendisini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O’nu her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş, Narcissus, nergis olmuş.

Kıssadan hisse, benden size tavsiye, taze bir nergis verin bugün sevgilinize. Sonra da nerede baharsa mevsim, rotasını oraya çevirip içinizdeki eski baharlara koşan bir gezgin gibi “Bahar getirdim sana” deyin.

Baharın elinizde olduğunu unutmadan. Gözlerindeki ırmağa baktığınızda kendinizi göreceksiniz; dikkat edin de hayran olup düşmeyin. Düşüp bahar kokulu bir çiçeğe dönüşmeyin. Can Dündar'a teşekkürlerimle...



Yazarın Tüm Yazıları
SINAVLARA SAYILI GÜNLER KALA
GEÇMİŞ OLSUN
SONLUDUR AŞK DA
İLHAN BERK - ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
SABIR TAŞI
KADIN
SİL BAŞTAN
KARANTİNADA AŞK
DOĞAYA ZULÜM
SANAT
KİŞİYE ÖZEL
SEN
DÜŞÜNÜYORUM
AŞK OLSUN
YALNIZ ŞAİRLER Mİ YALNIZ
KALBİM TAŞIYOR ADINI
EĞİTİM VE ÖZGÜRLÜK
AŞKA DÖNÜŞ
DÜŞ FIRÇASI
BEN HEP SENİNLEYİM
CHAPLİN'İN DÜNYASI
BİLMEDİĞİM BİR ŞEY SÖYLE
SANATORYUM HASTANESİNE MEKTUP
(H)er kişi misin?
AZELYA' YA MEKTUP
Abdal ile aptal
Hayat senin
Uçaklar ve Atatürk
14 Şubat seremonisi
Vecihi
Akıl ve zeka
NİDA
Huzur
Terör siz!
Nazire
Unutursak kalbimiz kurusun
Ümit ateşi
Lazım Efendim
ŞEHR_İ AŞK
Bahar getirdim sana
Duydun mu?
AYRILIĞA SERENAT
Sizin aşkınız hangisi?
Hatırla beni
Ah Beyler ...
Zararlı
Yüreğini koy gözbebeğine
Değerlerimiz
Sen Gelirsin Aklıma
Ya sizin?
Bir kadın, üç erkek
İlk Aşk
Kenardan seyretmek ölümü
Anlık hayatlar
Antisosyal
İstemek
Sevgiliye mektup
Kesit
Kayıp Dem'lerde
Sabır ve zaman
Anne kalbi okuldur
Mutluluk
Her insan biriciktir
Bayanlar beyler
Zamana sürgün
Korku
Hadi o zaman
Türk-i Nevruz
Çanakkale diyarında
Bir bayrak rüzgar beklerken
İkilem
Sensizleşmek
Kendinize engel olmayın
Sevdaya dair
Yalnızlık