Kenan ÜŞENMEZ

Sen Gelirsin Aklıma

15 Eylül 2014, Pazartesi

     

Yüreğini uzatan kumsalı öpüyor dalgalarım ve kumsalın oynak bedenine, aşka ulaşman için ayak izlerimi bırakıyorum. Beni duyuyor musun bilmiyorum. Seni görmediğim her gün için kayalıkları kırbaçlıyor dalgalarım. Feryadını işitiyor olmalısın martıların. Hayatın acı dolu hatıralarının tek sebebinin aşkın olduğunu bilmelisin. Her şeyin aslında sadece senin hikâyen olduğunu. Seni görmediğim her gün için güneşi gömüyorum karanlığın çıplak bedenine. Seni bana göstermediği her gün için bir çığlık salıyorum yeryüzüne. Bezen kuş cıvıltılarında bazen içten bir mavide duyarsın sana olan özlemimi ya da şarkı olup gelirim sen görmesen de ta kulağının dibine. Sevdaya yürümeye devam ediyorum. Sana olan özlemimi gördükçe saygıda kusur etmiyor martılar. Ağaçların dallarına siluetini resmeden ressam benim bu demlerde. Gözlerini gezdirdiğinde belki görürsün o eşsiz renk cümbüşlerinin arasında beni. Ama şimdi neredesin bilmiyorum. Günleri saymaktan yoruluyor insan. Kimi zaman sadece sana yazılmış satırları mırıldanıyorum. Beni duyuyor musun? Hafif bir esinti oluyorum ve içine çektiğin her papatya kokusuna saklıyorum kimi günler kendimi. Her sonbaharda sana kendimi anlatmaya çalışıyorum, hazan kokan sözcüklerle. Her nazlı yağmurun arkasında sana olan duygularımı yoğunlaştırıyorum. Beni duyuyor musun? Sakın şemsiyeni açma güz yağmurlarında. Bırak o gece saçlarını sırılsıklam edeyim. Bırak yanaklarından aşağı süzülürken tenine dokunmanın hazzını yaşayayım. Biraz üşürsün belki duygu olup üstüne yağdığımda; lakin yine de sevda için sabret. Avuçlarını aç ve sevginin temizliğini ve berraklığını gör. O eşsiz yağmura baktığında kendini bulacaksın zaten. Şimdi kapat gözlerini. Nerede olduğunu söylemek istemese de hayat sen hisset derin sevdamı. Bu yüzden aşk olsun yeni doğan her gün. Kalp acısı atsın bir çırpıda. Umut kanatlansın göğe yükselsin. Şimdilerde sahilin yanaklarını öpen dalgalar da benim, kayalıkları hırçınca döven de. Şimdi çık gel. Gel ki bizim olmayan bir şarkının nakaratında sabaha karşı beş gibi seveyim seni ve kumsalın oynak bedenine birlikte bırakalım ayak izlerimizi. 



Yazarın Tüm Yazıları
SINAVLARA SAYILI GÜNLER KALA
GEÇMİŞ OLSUN
SONLUDUR AŞK DA
İLHAN BERK - ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
SABIR TAŞI
KADIN
SİL BAŞTAN
KARANTİNADA AŞK
DOĞAYA ZULÜM
SANAT
KİŞİYE ÖZEL
SEN
DÜŞÜNÜYORUM
AŞK OLSUN
YALNIZ ŞAİRLER Mİ YALNIZ
KALBİM TAŞIYOR ADINI
EĞİTİM VE ÖZGÜRLÜK
AŞKA DÖNÜŞ
DÜŞ FIRÇASI
BEN HEP SENİNLEYİM
CHAPLİN'İN DÜNYASI
BİLMEDİĞİM BİR ŞEY SÖYLE
SANATORYUM HASTANESİNE MEKTUP
(H)er kişi misin?
AZELYA' YA MEKTUP
Abdal ile aptal
Hayat senin
Uçaklar ve Atatürk
14 Şubat seremonisi
Vecihi
Akıl ve zeka
NİDA
Huzur
Terör siz!
Nazire
Unutursak kalbimiz kurusun
Ümit ateşi
Lazım Efendim
ŞEHR_İ AŞK
Bahar getirdim sana
Duydun mu?
AYRILIĞA SERENAT
Sizin aşkınız hangisi?
Hatırla beni
Ah Beyler ...
Zararlı
Yüreğini koy gözbebeğine
Değerlerimiz
Sen Gelirsin Aklıma
Ya sizin?
Bir kadın, üç erkek
İlk Aşk
Kenardan seyretmek ölümü
Anlık hayatlar
Antisosyal
İstemek
Sevgiliye mektup
Kesit
Kayıp Dem'lerde
Sabır ve zaman
Anne kalbi okuldur
Mutluluk
Her insan biriciktir
Bayanlar beyler
Zamana sürgün
Korku
Hadi o zaman
Türk-i Nevruz
Çanakkale diyarında
Bir bayrak rüzgar beklerken
İkilem
Sensizleşmek
Kendinize engel olmayın
Sevdaya dair
Yalnızlık