Hatice ALGÜN
hatice.algun@aydindenge.com.tr

Utanan maymun emojisi

28 Ocak 2017, Cumartesi

     

Başkasının yerine utandınız mı hiç? Hatta büyük olasılıkla kendiniz için daha az utanmışsınızdır. "Gülünç duruma düşme ya da onursuz sayılacak bir eylem gerçekleştirme durumunda meydana gelen üzüntü ve kaygı" diye tanımlanır utanma duygusu. Tabii bu anlamın dışında olumlu yönde utanmalar da yaşayabiliyoruz, o ayrı.

Özellikle topluluk önünde yaşadığımız bir duygudur. Kişisel bir duygu gibi görünse de aslında o kadar da kapalı kutu değildir. Başkasının adına utanmamız da bunun en iyi kanıtı bence.

Doğrudan tanık olduğumuz ya da televizyonda, internette izlediğimiz bir olay bu duyguyu kolayca gün yüzüne çıkarabiliyor. Yerine utanacağımız insanın, o baş belası duruma yaklaştığını hissedince kendi kendimize gerilmeye başlıyoruz hemen. Üzerimize bir üzüntü çöker, yüzümüzün ısısı yükselir. Esas adamın dünya umurunda değilken bize ne oluyor acaba çok merak ediyorum. Olayla da uzaktan yakından alakamız yoktur bir de ha! Mesela Survivor Taner saçma sapan kendini yerlere attığında, çevresindekilere beş yaş grubu şakalar yaptığında kötü hissettirmiyor muydu? Ya da Acun'un "yetenek" programındaki kadın kılığına girip başını yazma ile örtüp sesini de incelttiğinde kendisinin "çok komik" olduğunu sanan espriden bir haber insanlar... Absürtlükleri dolayısıyla videoları günlerce ekranlarımızda olan dayılar, teyzeler... WhatsApp'taki utanan maymun emojisine döndürüyorlar insanı yahu! Sen, "Ay resmen rezillik" dersin ama onlar halinden memnundur. Madem öyle niye izliyoruz? Halimize şükretmek için sanırsam. "Ya ben de böyle olsaydım?" diyerek empati kurduruyor. Demek ki empatinin de fazlası zararlı olabiliyor. Evlerden ırak!

BAŞKASININ UTANCINA DEĞİL SEVİNCİNE ORTAK OLALIM

Sanal alem dışında, günlük yaşamda da başımıza gelen bir durum. "Sussa bari artık, konuştukça batıyor" diye temenni edersin ama nafile. Hararetin sonunda sadece karşıdan bakan biri olarak sen rahatsız olursun ama olay kahramanımız aval aval bakınmakla meşguldür. Geçtiğimiz günlerde bunu bir olayda çok yoğun bir şekilde yaşadım. Asla kabul edilemeyecek bir durumda olan, sokakta tanıyan çıksa linç girişimine uğrayacak bir insan müsveddesi, kendini gözlerimin önünde çatır çatır savundu. Muhatabı ben değildim. Hem de gözünü kırpmadan kurdu bütün cümlelerini. Ağzından çıkan her kelime yerin dibine girmesi için yeterliydi oysa. Normal olan bir insan (hiç sanmam ama) o durumda olsa, bırak kendini büyük harflerle savunmayı, insan içine çıkamaz. Kimseyle göz teması kuramaz bile. Ama onun umurunda bile değildi. Pislik ruha işleyince böyle oluyor demek ki. Sonra düşündüm de herkesin başına itina ile geliyor bu "başkasının yerine utanma." Belki de en doğrusu elimizden geldiğince herkesi kendi utancı ile baş başa bırakmak ama gamsız da değiliz ki! O halde şükretmeye ve "ıslah" dilemeye devam... Böylelerinin gözündeki perde düşsün de eğriyi doğruyu bir görebilsinler inşallah!

Başkasının utancına değil de sevincine ortak olacağınız güzel bir hafta dilerim sevgili okurlarım! Haftaya görüşmek üzere, hoşça kalın!