Hatice ALGÜN
hatice.algun@aydindenge.com.tr

Kuru lanet

2 Temmuz 2016, Cumartesi

     

O kadar alıştık ki durduk yere patlamaya... Artık tepki vermeye güç de bulamıyor insan. Her seferinde farklı tepki vermeye hayal gücü yetmez elbet. Mecburi istikamet olarak döngüye bağladık. "Yine mi?" diyoruz. Teröristlere üç-beş küfür sallıyoruz. Ölenler arasında mutlaka yeni evlenmiş ya da yeni evlenecek; askerden yeni dönmüş; çocuğunu ilk kez görecek birileri de oluyor. En çok da onlara duygu kasıyoruz. Çok değil, bir; bilemedin iki gün sürüyor. O da en uzun olanı yani.

Sosyal medyaya erişebilmek ne mümkün zaten? Eriştikten sonra da kuru lanete devam. Her seferinde "Yetti artık" diyoruz, bir sonrasında fark ediyoruz ki yetmemiş. Çünkü yine başlıyoruz "Yeter artık" diye söylenmeye.

KLAVYE ŞÖVALYELERİ

Biraz Acun'a sataşırlar, ''Survivor falan devam ediyor'' diye. Biri çıkar, bir önceki patlamada paylaştığı 'kanalların yayın akışı' konulu gönderisini beğeniye sunar. Bir diğeri her terörle bağlantılı olmayan paylaşımın altına "Ülke elden gidiyor, sizin umurunuzda değil" falan tarzı yorumlar yapmayı görev edinir kendine. İstiyor ki herkes ağlasın zırlasın. Adam bilgisayarın başına geçmiş ve düşündüğü tek şeye bak. Senin ne işin var kardeşim madem sayfa sayfa geziyorsun mesela? Bir bitmedi şu klavye şövalyeleri... Kusura bakmayın, hiç de samimi değil. Düpedüz şov kokan hareketler. Sanırsın ki tüm hayatını duraklatmış, işine gücüne mola vermiş, yemek yemez, su içmez, 7/24 ağlar pozisyonda... Yapmacık yapmacık üzülme hareketleri... Aklı sıra vicdan rahatlatıyor haspamlar. Herkesin facebook arkadaş listesinde en az bir tane bulunan tip olarak tanımlıyorum bu parazitleri.

TERÖR BİZİ YEDİ BİTİRDİ

Ben demiyorum ki "Üzülmeyelim", demiyorum ki "Tepki göstermeyelim." Tamam kendimizce elimizden geleni yapmaya çalışalım da lafla yürümeyen bir gemi var, bildiniz mi? Hıh işte o mesele.

Sen, senin ayarında vatandaşlar ne yapıyor diye düşüneceğine, kime oy verdiğini düşün. Niye oy verdiğini düşün. Kimi meclise soktuğunu düşün. Sana vaat edilen toz pembelerin kaçta kaçı gerçekleşti, onu düşün. Ne iktidar iktidara benziyor ne de muhalefet muhalefete. On yıllardır "Kökünü kazıyacağız" diye bahsedilen "terör", ülkemizin yanında parantez içinde yazılır pozisyona geldi. "Bitecek" denilen terör bizleri yedi bitirdi daha. Sen devletten devlet olmasını bekleme de git Ahmet'in, Mehmet'in paylaştığı kıytırık bir gönderiye takıl. Bırakın şu klavyeleri de gerçek tepkinizi gösterin. İş icraata gelince yüzde beşi bile kalmıyor bu yiğitlerin ya en çok da ona gülüyorum. Boş yere, hiç uğruna ölen onlarca insana Allah rahmet eylesin. Yaralıların da yardımcısı olsun inşallah. Ben inanmıyorum bunlardan hiçbirinin son olacağına. O yüzden bıraktım "Yeter artık"ları falan. İnancımın boşa çıkmasını isterim elbette ama... Ama işte... Kimin ne zaman gideceği belli olmuyor sevgili okurlar. Her anımız risk dolu. Nerede kim vurduya gideceğimiz hiç belli değil. Hazır yaşıyorken, mutlu olmaya özen gösterin. İyi bayramlar ve iyi hafta sonları dilerim. Bu hafta şarkı yok. (Evet, bu kısıtlamalar kurtaracak bizi bu illetlerden! (Yersen)