Hatice ALGÜN
hatice.algun@aydindenge.com.tr

ha-ha-ha çok komik

2 Nisan 2016, Cumartesi

     

Başka ülkede yaşayamam geyiklerini bilirsiniz. Sosyal medyada sık rastlayıp güldüğümüz yurdum insanı kesitleri. Kimi, midesi temizlensin diye sıvı sabun içer; kimi, intihar eden vatandaşa "atla" diye alkış tutup tezahürat eder. Bombaya tekme atıp havaya uçan da var, bomba ihbarından sonra tüple güvenlik şeridi oluşturan da. Efendime söyleyeyim; uçak otobüse çarpar, ağaçtaki kadını kuş sanıp vururlar falan gibi bir sürü olay. Hepsini peş peşe getirsek, Edirne'de çılgınlar gibi halay çekerken gaza gelip yanlışlıkla ülke sınırını geçerek, Yunanistan'a varan köylülere benzeriz. Evet, bu da olmuş bir şey.

Aklın, mantığın kabul edemeyeceği ne kadar şey varsa yaşadı bu ülke. Alıştı da. Damarlarımızda, kanımızdan ayrı bir de ekşınseverlik gezer oldu. Herhangi bir ülkenin herhangi bir vatandaşı, bir aptallık yaptığı zaman bile verdiğimiz tepki, "Hahaha kesin Türktür oğlum o" oluyor. "Yok bu sefer Türk değilmiş" diye cevap versen bile üç saniye içinde "O zaman babası falan Türktür" diyerek atağa geçer karşı taraf. Bazen de diyalogdaki kişiler yer değiştirir ve o "karşı taraf" dediğimiz sen, ben oluruz. Yani ortada bir aptallık varsa seve seve üstlenmeye bayılıyoruz. Çok garip ama bu böyle. Biri direkt şahsına aptal dese zoruna gider ama dolaylı yoldan aptal olmak hoşumuza bile gidiyor. Peki bu rahatlık nereden geliyor? Sorgulamalı... (Nil'den 'Ben Aptal mıyım?' çalmaya başladı fonda)

BÖREK SİYASETİ

Siyasiler bile zaman zaman bizimle dalga geçmeye bayılıyor. Aslında "bile" demek fazla oldu. En çok da onlar uğraşıyor bizimle. Bazen neyin peşinde olduklarını düşünüyorum kendi kendime. Her seferinde aynı yere varıyorum. Komiklik peşindeler gibime geliyor. Espri seven bir milletiz ya? Buradan rant oluşturmaya çalışıyorlar herhalde diyorum. Ne bileyim, herhalde biz yaptıkları esprileri anlayamıyoruz da o yüzden kızıveriyoruz hemencecik. Padişahım çok yaşasın, sorun bizde.

Üstünden çok geçmedi. Bilirsiniz "Eğer bir Müslüman kadın börek yapmasını bilmiyorsa o aile dağılmaya mahkumdur" diyen hanımefendiyi. Sen, ben gibi düz insan da değildi. Hatırladınız mı? Bakan olduğu söyleniyordu ama nereye ve hangi bakış açısıyla olduğu es geçilmişti. Kadın olarak birçoğumuzun tepkisini almıştı. Kızmıştık ona. Evliliği börek mi kurtaracak tartışmaları başlamıştı. Biz bunlarla oyalanırken, bir vatandaş bu hanımefendinin evliliğini merak edip araştırmıştı ve sonucunda da eşiyle ayrı oldukları bilgisine ulaşmıştı. Sonra ne oldu? Espriyi anlayıp hunharca gülmeye başladık. "Hahaha meğer o da börek yapmayı bilmiyormuş, baksana o da boşanmış eşinden" diye. Bizim üzerimizden eski eşine laf sokuyormuş meğer yahu. "Börek yapamıyorum diye mi böyle olduk vefasız?" diyememiş de topluma sosyal mesaj vermeli formülü denemiş. Biz de güzel börek yapabilme potansiyelimizi değerlendirdiğimizle kaldık. Ardından devlet dedi ki "Şaka şaka böyle bakan mı olur, sizi denedik."

BİR SEFERDEN BİR ŞEY OLMAZMIŞ

Bu sefer yenisine bakalım dedik, yine kör olduk. Bu da daha dün bir bugün iki, sinir katsayımızı yükseltmeyi başardı. 45 çocuğun, çocukluğunu elinden alan vakfı korumaya yeltendi. Kendisinden işittik ki "Bir kereden bir şey olmaz"mış. Şu aralar da başka bir vatandaş araştırma peşindedir umarım. Bakalım bu işin esprisi neymiş...

Valla şurada altı üstü iki örnek verdim gördüğünüz gibi. Ne yazık ki sadece iki örnek olduğu için değil de en çok kanıma dokunanlardan olduğu için. Ya da daha güncel olduğu için diyebilirim. Kadını, çocuğu, aileyi en çok ve en iyi kadın anlar sanırdım. Yanılmışım. Sadece kadın olmak yetmiyormuş. Aklı başında ve vicdan sahibi kadın olmak gerekiyormuş. "Dünyayı kadınlar yönetseydi, çiçek gibi olurdu" inancına ve ümidine tepki olarak doğan kadınlar da varmış. Önce insan olmanın önemi işte tam da bu noktada tekrar tekrar vurgulanmalı. Devleti yönetenlerin ileri görüş sahibi, çağdaş, yenilikçi, akıllı, adil ve vicdan sahibi olmasını isterdim ama kısmet değilmiş sevgili okurlar. Sizi bilmem ama artık başka ülkede de yaşarmışım gibime gelmeye başladı yani.

Ha bu arada bir şey daha diliyorum, herkes espri yapmasın lütfen ya! İlk önce içinizden yapın eğer gülmekten ölmezseniz duymasak da olur demektir. Ama siz yine de ölmemeye özen gösterin tabii. Şaka bir yana haftaya iç açıcı bir şeyler konuşurken bulalım kendimizi. Hafta sonu tatiliniz 'E' hızında geçerken, enerjiniz '4.5G' performasında olsun. Ben de kaybolan enerjimi bulup getirmeye çalışacağım, söz! Allah Denge'siz bırakmasın. ("Bunlar espri miydi şimdi?" diyenleriniz olacak, biliyorum. Zaten ben de sizi test ettim. Hoşçakalın sevgili okurlar.