Zümrüt ÖZBAKIR

Vicdan ve Merhamet

28 Temmuz 2018, Cumartesi

     

Söze alıntı hikayelerle başlamayacağım. Bu iki kelime, bu iki kavram arasındaki bağlantıyı anlatacağım. Biri olmazsa diğerinin hiç olmayacağını, insanlığın karakterinin bu ikisinin temeli üzerine atılması gerektiğinden bahsedeceğim.

Vicdan, kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güç.

Merhamet ise, bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü,

Ben bu iki kavramın insan karakteri üzerindeki gücüne inanırım. Biri yoksa öteki çöptür. Bir insan merhamet duygusunu barındırmıyorsa içinde, vicdanı gram sızlamıyor demektir. Hayatta hepimiz olumsuz durumlarla karşı karşıya kalmış, bir mücadelenin eşiğine düşmüşüzdür. Böyle zamanlarda kendini fazlasıyla hissettiren bu kavramlar gündeme gelir sonra unutulur gider. Bakın kimsenin sizden durduk yere merhametli ya da vicdanlı olmasını beklediği yoktur. Bir olay örgüsünde bu iki kavramın yanında dürüst olmanız da beklenir. Biri hakkında olmamış bir şeyi oldu gibi gösterirseniz ve bundan gram vicdan azabı duymaz ve dürüstlüğünüzü kaybederseniz insan olmanın ilk maddesinin üzerini çizmiş olursunuz ki, bu da toplumda dışlanmanıza ve hor görülmenize sebep olur. Mesela uzmanlar vicdan konusunda şöyle diyor: “Vicdan azabı gelişini önceden haber vermiyor, herhangi bir yerde tutup boğazınıza sarılabiliyor. Vicdansızlık ise psikiyatrik bir sorun! Vicdan azabı, birey tarafından bir his olarak yaşanıyor.” Ve şöyle de ekliyorlar; “ Eğer siz bir suça, bir günaha yanlışa ya da toplum açısından normal olarak görülen ama kendi iç dünyanızda o katı süper ego nedeniyle sizi rahatsız eden bir eyleme imza attıysanız, ömrünüz boyunca halk arasında başını yastığa rahat koyma diye bir tabir vardır ya, başınızı yastığa rahat koyamazsınız. Ya da her an sözlüye kaldırılacak öğrenci pozisyonunda diken üstünde olursunuz çünkü vicdan azabı denilen şey gelişini önceden haber vermiyor. Sizi hazırlamıyor ve herhangi bir yerde tutup boğazınıza sarılabiliyor.” Vicdan azabı ile yaşayan çok sayıda insan var tabi buna yaşamak denilirse, bunun çözümü de var. İtiraf kişinin vicdan azabından kurtulması ve bireysel içsel huzura kavuşması için atacağı ilk adım. Böylelikle hem merhametli bir birey olmaya adım atmış hem de vicdanınızı rahatlatmış olursunuz. Toplum olarak o adımları geniş geniş atabilmek dileğiyle.