Zümrüt ÖZBAKIR

GEÇİP GİTMEDEN YAKALA

21 Temmuz 2018, Cumartesi

     

Büyüdükçe duygularımız vücudumuza daha da ağır gelmeye başlar.

Büyüdükçe daha kuvvetli adımlar atar, daha yüksek sesle şarkılar söyleriz. Kaçırdıklarımızı son ana kadar farketmeyiz bile. Bir bakmışsın şimdiki hayatından çalıp, gelecekteki yaşamına yatırım yapmışsın da yine de hep kaybetmişsin gibi... Kendi başına elini kolunu sallayarak geldiğin kocaman şehirde, gitmediğin yerler, görmediğin şehirler çocukluğundaki gibi arkandan ağlamış ve zaman akıp gitmiş sessizce... Bardakta yarım kalan çayın, ev arkadaşınla yapmadığınız yastık kavgası ve bir sürü yapamadığın gençlik macerası avucunun içinden kum gibi dökülmüş gitmiş. İşin hoş tarafı da var tabi. Çocukmuşsun. Büyük bir kentin otogarına çocuk aklınla ilk defa ayak bastığında, onca kalabalığın içinde unutulup gitmekten çok korkmuşsun. Korkarak başlayan bu yolculuk, daha sert, daha güçlü adımlarla sona doğru yaklaşmış. Zaman öyle hızlı tüketmiş ki kendini, geriye dönüp baktığında çok kişi tanıyıp, azını hayatına katmış, hayatına kattıkların ise yürüdüğün yolda ışık olmuşlar adeta. Kulağında çok sevdiğin birkaç hocanın cümlelerini hafızaya alıp, ''Evet ya iyi ki eve çıkmışım, iyi ki doğal gaz kesilmiş de açtırmayı öğrenmişim. Elektrik faturası çok gelince sıkıntıya girmişim de hayatın kötü renklerinin erkenden tadına bakmışım '' diye geçirmişim içimden. Defalarca rezil olmuş, kar yağışı sonrasında buzlanma nedeniyle kayıp düşmüş ve '' Üç yıl oldu be hala mı yürümeyi öğrenemedin?'' dedirtmişim. İlk defa kar yağışına şahit olmuş ve üşüyor olmama rağmen, iyi ki bir saat boyunca yurdun balkonunda öylece kalıp yağışı izlemişim. Şimdi ise birkaç cümle geçiyor içimden... Sevdiğin onca insana kırılır, onca insanla zıtlaşır ama sona gelince hepsini unutur öyle gidersin. '' Hepsi senden bir parça ve tüm kırgınlıklar çocukça!'' der ve ''GRİ ŞEHRİ'' adım adım terkedersin. Aklında şehre geldiğinde koşa koşa gittiğin ''GENÇLİK PARKI'', birkaç konser ve soğuktan donmuş ellerin kalır. Ve lanet ettiğin bu şehre ne zaman kar yağsa, yumuşar ve ''Çok güzelsin be ANKARA'' dersin. Bir yanın şehri sevmezken, diğer yanın şehre içten içe alışmıştır bile. Ve seni değiştiren karşılaştığın evini paylaştığın o kıza minnettar olursun son dakika. Sana huzurun nerede olduğunu işaret eder ve tüm düşüncelerin değişir. Çok az bir zamanın kaldığında ise gitmediğin zamanlara gitme hatta kaybolma planları, şehrin meşhur yerlerine gezi planları yaparsın. Hep böyledir zaten, bir şeyler giderken biz hep son dakika koşup yakalayacağım diye uğraşırız. Hoş zaten neye erken gittik ki!

Sevgili Gençler,

Dilerim Üniversite hayatınız tahmin bile edemeyeceğiniz kadar güzel olsun.

Daha sonuçlar belli değil ama şimdiden bol şans..