Zümrüt ÖZBAKIR

Yazıcıoğlu’nu 28 yıl sonra anlamak

12 Ocak 2018, Cuma

     

2003 yılında Denizli Valisi iken, Ankara yakınlarında geçirdiği elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz 1989 – 1991 yıllarında Aydın’da görev yapan merhum Recep Yazıcıoğlu, 2000 yılında Aydın’da, Marangozlar Odası’nın düzenlediği bir programda konuşuyor.

O günlerde Merkez Valisi, yani kızağa çekilmiş.

Merhum Yazıcıoğlu diyor ki;

“Aydın’ın altında, Germencik’in altında 170 – 230 derece, bin litre saniye su var, biliyor musunuz?

Doğalgaz var doğalgaz! Petrol…

Petrol nedir?

Doğalgaz nedir?

Orada sıcak su var, Germencik’in altında.

600 litre saniyesi hazır.

Ne zamandan beri?

25 yıldır…

Bin 200 metrede bekliyor, Aydınlıları bekliyor.

Aydın’daki politikacıları, Aydın’daki bakanları bekliyor.

Buranın yöneticilerini, buranın halkını bekliyor.

Bu milli serveti yerin altında tutmanın vebali ve günahı yalnız Aydın’a mı aittir?

Bunun projesini hazırladık, 300 milyon para verdik, Çevre Bakanlığı’na onaylattık.

Aydın’ı altı ay ısıtıp altı ay soğutacaktık.

Dünyada ilk defa bir şehir hem ısıtılıp hem soğutulacaktı.

Bilecik’e gidin. 40 derece suları var. Bir mahalleyi ısıtıyorlar. Ama suyu ısıtmak kaydıyla, çünkü 40 derece yetmiyor.

Bizim burada 230 derecelik sıcak su var, 25 yıldır kuyular kazılmış duruyor, duruyor!

Ve Aydın’da bu servetin üzerinde oturuyor.

Bunun günahını Aydınlılar olarak tek tek nasıl ödeyeceksiniz?

Tek tek…

Yalnız yöneticileriniz değil, yalnız politikacılarınız değil…

Adam işte falan feşmekan, o katip oraya gitsin, orası müdür olsun, nedir bunlar ya?

Müdür olsa ne yazar, olmasa ne yazar ya?

Öyle kıytırık işlerle uğraşarak burada zaman öldürmedik mi?

Neden bizim defterimiz dürüldü burada?

Bu projelerden dolayı dürüldü.

Millet benden korkmadı, projelerden korktular.

Sanki babamın projeleriydi bunlar.

Kendi projeleriydi bunlar, devletin projesiydi.

Bunlar benim şahsi projelerim değildi ki!

60 milyar tuttu o zaman proje tutarı.

Şirketimiz hazırdı. Arsası bile hazırdı şurada, 170 dönüm.

Avrupa İskan Fonu’ndan çok düşük faizlerle kredi alacaktık.

İller Bankası, Belediye, Özel İdare, halk katılımıyla şirket de hazırdı, şehri altı ay ısıtıp altı ay soğutacaktık.

Bir şehri otel gibi düşünün, aynı sistem, hem soğutup hem ısıtacaktık. Musluklardan sıcak su akacaktı. Kazakistan’da olduğu gibi.

Kazakistan’da musluklardan sıcak su akar, 24 saat…

Allah böyle bir mucize, böyle bir imkan, böyle bir servet vermiş.

Ondan sonra seralar…

Seracılıkta Antalya’ya alternatif olacaktık.

Havalimanı onun için yapıldı.

Hollanda çiçekten 50 milyar dolar kazanıyor senede.

Beş milyon nüfuslu Hollanda,

Çiçekten…

Burada seralar yapılacaktı.

Avrupa’nın, dünyanın sebze ihtiyacını biz buradan karşılayacaktık.

Ondan sonra termal tesisler yapılacaktı, denizleri kirlettik…

Şifa, termal turizmi…

Ondan sonra muz üretimi,

Ondan sonra enerji üretimi,

Ondan sonra yerin altına girecekti bu su…”

Merhumun, konuyla ilgili heyecanlı konuşması uzayıp gidiyor.

İki gün önce günümüz Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, tıpkı 28 yıl önce merhum Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nun dediği gibi, jeotermalle İncirliova’yı, dilerlerse Efeler’in de bir kısmını, Acarlar’da seraları ısıtacak, Ilıcabaşı’ndaki Yazıcıoğu döneminden kalma AYTER alanında 5 yıldızlı termal otelin yapılacağı bir projeyi 10-15 güne kadar ihaleye çıkaracaklarını söyledi.

Yazıcıoğlu’nun jeotermalin kullanımı ile ilgili anlatımını dikkatle tekrar bakarsanız, enerji üretimi en son aşamada yer alıyor.

Günümüzde ise Aydın’da yapılan bunun tam tersi.

Firmalar önce enerji üretiyor.

Çıkardıkları suyu kent ve sera ısıtması için kullandırmıyorlar. Termal turizm tesisleri de yapmıyorlar.

Yani kısa yoldan, hatta bazen vahşice yöntemlerle jeotermalin sadece kaymağını yiyorlar.

Biz Aydınlılara ise sadece dumanı ve genizlerimiz yakan kokusu kalıyor…

28 yıl sonra da olsa Recep Yazıcıoğlu’nu anlayan yürekli bir valimizin çıkması, Aydın’da en fazla üç yıl ömrü olduğunu bile bile bu proje için kollarını sıvaması, Aydın için “zararın neresinden dönülürse kardır” diyebileceğimiz bir geliş.

Tüm Aydınlılar olarak Valimiz Yavuz Selim Köşger’i yürekten desteklemeliyiz.

Onu ve bu projesini harcatmamalıyız.

Onun harcanması, Aydın geleceğinin harcanması demektir.

Tıpkı 28 yıl önce merhum Recep Yazıcıoğlu’nun ve dolayısıyla Aydın’ın geleceğinin harcanması gibi.

Vali’ne ve geleceğine sahip çık Aydın…