Zümrüt ÖZBAKIR

Kadına yönelik şiddet mi, kadın kaynaklı şiddet mi?

28 Nisan 2018, Cumartesi

     

Ülke hızla erken seçime gidiyor.

Her geçen gün farklı bir siyasi gelime yaşanıyor.

Birçoğu sürpriz sayılabilecek bu gelişmeler, 24 Haziran seçimlerinin ne kadar çekişmeli geçeceğinin de bir göstergesi.

Bu seçim yoğunluğunda artık son yıllarda ülkemizin değişmez kaderi haline gelmiş, adeta toplumca kanıksanmış bir sorun da büyüyerek devam ediyor.

Nedir o?

Kadına yönelik şiddet…

Buna bir de çocuklara yönelik cinsel istismar eklendi.

Daha dün yine Fethiye’de bir adam, 40 gün önce evlendiği karısını öldürüp intihar etti.

Aydın’dan ve yurdun değişik bölgelerinden hemen her gün benzer olaylar yaşanıyor.

Bu olayları analiz ettiğimizde, hemen hepsinde ya kadınlar öldürülmüş ya da erkekler kadınlardan kaynaklı cinayetler işlemiş.

Konya’da eşine mesaj atan spor salonu işletmecisini öldüren adam gibi…

Sevgilisiyle plan yapıp kocasını öldüren de var, daha geçen hafta İzmir Torbalı’da olduğu gibi çocuklarıyla işbirliği yapıp kocasını zehirleyip arabanın içinde yakan da.

Demem o ki, toplumsal olarak acayip bir ruh hali içindeyiz.

Bunu sadece “kadına yönelik şiddet” diye adlandırarak sorunu tam tespit edemez ve teşhisini koyamayız.

Tüm bunları “kadın kaynaklı şiddet” diye adlandırırsak, belki daha kolay çözümler üretebilir ve daha güvenilir bir ülkede yaşayabiliriz.