Hatice ALGÜN
hatice.algun@aydindenge.com.tr

Arkandayız x Karşındayız

19 Kasım 2016, Cumartesi

     

Kadın, erkeğin keyfi için kendi isteklerinden mahrum olmak zorunda değil. Kadın, erkeğin beyniyle idare etmek zorunda değil. Kadın, ay başında hak ettiği maaşını hiç göremeden kocasına teslim etmek zorunda değil. Kadın, kocası çalışmasını istemediği için evde oturmak zorunda değil. Kadın, kocası istiyor diye beş tane bakamayacağı ya da istemediği çocuğu doğurmak zorunda değil. Kadın, her akşam yemek yapmak zorunda da değil. Tüm ev işini kendi başına halletmek asla bir 'kadın vazifesi' değil. Kadın, her bayram ilk önce kaynanasının elini öpmek zorunda da değil. Kadın, akşam ezanından önce evde olmak zorunda değil. Kadının yeri ille de kocasının yanı değil. Kadın, babası istiyor diye sevmediği bir adamla evlenmek zorunda değil. Babası boşanmasına karşı çıktığı için acı çektiği evliliğini sürdürmek zorunda da değil. Kısacası kadın, hayatındaki herhangi bir erkeğin gönlü hoş olsun diye istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda değil.

Kadın, kalabalık bir grup erkeğin önünden geçerken tedirgin olmayı hak etmiyor. Kadın, niye mümkünse yolunu değiştirmek zorunda kalıyor? Kadın, etek giydiği için bir erkeğin rahatsız edici bakışlarına maruz kalmayı hak etmiyor. Kadın, erkek için süslenmiyor. Minibüste geç saatte tek başına kalınca eli telefonunda, tetikte olmayı hak etmiyor. Alkol ve sigara tüketen kadın hiçbir aşağılık tanıma yakışmıyor. Bir kadın ve bir erkek yakın arkadaş, dost olabilir. Bir kadının birden fazla da yakın erkek arkadaşı olabilir. Bu durum, 'kadına bakış' açısından kötü ve kör zihniyete malzeme olmayı hak etmiyor. Hem söylesenize... Erkek yaptığında normal karşıladığınız şeyleri kadın yapınca neden "evlenilecek kadın" kategorinizden çıkıyor? Demek ki neymiş? (Cevabını sesli söyleyin)

Erkek olmak ekstradan gurur kaynağı değil beyler! Kusura bakmayın! Ailenizin, toplumun pohpohlamasına, gazlamasına, sırtınızı sıvazlamasına, "Koçum benim" demesine kaptırmayın kendinizi. İnsani değeriniz ve haklarınız kadın kadar. Eminim ki bu cümleyi "Erkek cinsiyetini değersiz buluyor" olarak algılayacak olan zihniyetler de vardır. Keşke olmasa...

***

"Aynısını senin anana, bacına yapsalar hoşuna gider mi?" kalıplı soru cümlesinden oldum olası nefret ederim. Çünkü burada empatiye(!) davet edilen insan, karşısındaki kadına yaklaşırken "Benim de anam, bacım var. Allah korusun" olarak düşünürse bu sadece başına gelme korkusundan kaynaklanır. Oysa aşılanması gereken şey, kimsenin temel hak ve özgürlüğüne asla saldırılamayacağıdır. Kişi dokunulmazlığı hakkı da temel haklarımız arasında bulunuyor elbette. Haklarımızın korunmasında devlete de görev düşmesine rağmen ihlali için de biraz uğraşıyorlar desem yalan olmaz. Bkz: Geçtiğimiz günlerde meclise sunulan önerge.

Çok büyük tartışmalara neden olan önergede 'Cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir' ibaresi yer alıyor. Tecavüzcüyle mağdurunu niye evlendirmek istiyorsunuz ya?

Yahu toplumu bu iğrenç suçlardan caydırmayı, uzaklaştırmayı hedefleyeceklerine nasıl oluyor da gözü dönmüş sapıklara "Arkandayız" dercesine bir kaçış yolu sunuyorlar? Asıl yakışacak olan "Karşındayız" demeleri olmaz mıydı? Hadi böyle bir öneride bulunmaya utanmayan biri çıktı. Kabul ettiğini gösteren yüzlerce kırılası ele ne demeli? Öyle bir ülkeyiz ki her gün şaşırılacak bir şeylerle muhakkak karşılaşıyoruz. Her seferinde bir öncekini aratmayacak şoklar yaşatmayı nasıl beceriyorlar aklım almıyor. Ülkece kalp krizi geçirerek öleceğiz bu gidişle! Kadınlardan ve çocuklardan ne istiyorlar ya? Naptık oğlum biz size? Düşün artık yakamızdan! Yetmekle kalmadı, doldu taştı artık. TECAVÜZ MEŞRULAŞTIRILAMAZ!