Takip Et

AV. GÜLÇİN KARABULUT
[email protected]

PANOPTİKON

22 Ocak 2022, Cumartesi

     

Panoptikon, tahmin ediyorum ki çoğunuzun henüz karşılaşmadığı bir kelime. Ben de daha çok yeni müşerref oldum bu ilginç kelimeyle. Sevgili Lokman Baybars'ın “Saçlarımı Geri Verin” kitabında çokta yerinde bir anlatımla yer verilmişti panoptikona. İlgimi çekince biraz araştırıp inceledim. Yazarı da kıskandım doğrusu, kurgusu, anlatımı, bilgisi ile bu denli özgün bir eseri hayata getirdiği için.

Efendim gelelim panoptikona. Panoptikon, İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham'ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşa modeliymiş. Tasarımın şekli olarak tüm mahkum odalarını gözetlemeye uygunmuş. Kelime anlamı olarak panoptikon “bütünü gözetlemek” demek. Sekizgen biçiminde bölmelerden oluşan bir bina ve tam ortasında da içini kimsenin göremeyeceği şekilde ışık yayan bir gözetleme kulesinin olduğunu hayal edin. Bu ortadaki kuleden bütün hücreler görülüyor ama hücredekiler kulenin içini göremiyorlar. Hücredekiler gözetlendiklerini biliyorlar ve ister istemez davranışlarını kontrol altına alıyor ve kendi denetim mekanizmasını geliştiriyorlar. Bu kuleyi iktidara benzetmek hiçte yanlış olmaz. Halk sürekli iktidarın kendisini gözetlediğini düşünerek özgürlüğünü kısıtlayıcı davranışı bilerek isteyerek yerine getiriyor, kendi kendisini denetliyor. Hatırlarsanız Biri Bizi Gözetliyor yarışması vardı bir zamanlar. Orada kişiler 24 saat kameralarla takip ediliyordu. Survivor’da da durum böyle. Bu yarışmalardaki kişilerin gözetlendiklerini bildikleri ve davranışlarının da bu sebeple doğal olmadığını ya kitleleri etkilemek gayesiyle manipülatif olduğu ya da abartı şekilde iyimser, agresif olduğuna tanıklık etmişsinizdir. Aslında panoptikonun en güzel anlatımını George Orwell'in 1984 romanında görürsünüz. Büyük Birader herkesi izler, insanlar evlerinde, iş yerlerinde, okulda, sokakta heryerde sürekli gözetim altındadır. Evlilikler, çocuk sahibi olmak, yapacağın iş, düşüncelerin, rüyaların dahi Büyük Biraderin gözetim ve denetimindedir. Düşünce polisleri vardır, nefretini bile iki dakikalık nefret seanslarında gösterebilirsin. Yani 1948 yılında yazılmış distopik kült bir kitaptır.

Modern toplumun en tehlikeli sonucudur belki de panoptikon. İlkin tehlikenin yaratıldığı sonra da tehlikenin önlenmesi, suç işlemenin engellenmesi ya da kontrol altına alınması gayesiyle sokakların, yolların, iş yerlerinin, konutların, alışveriş merkezlerinin, ulaşım araçlarının kamera sistemleriyle donatılması iktidarın, gücün toplumu en iyi manipüle yöntemi, kontrol yöntemi aynı zamanda insanların bilinçsizce köleliği kabul yöntemi olarak yorumluyorum panoptikonu. Postmodern dünyada ise panoptikon oldukça masum kalıyor bence. Çünkü avucumuzdaki akıllı telefonlar, TV, bilgisayar vb kitle iletişim araçları bizlerin kendi tercihi ile eğlence, görülme arzusu ile gözetlenmeye, yönlendirilmeye onay verdiğimiz postmodern yöntemler.(Sinoptikon, omniptikon) Asıl, henüz sadece sanal gerçeklik gözlükleri ile tanıdığımız metaverse ile büyük bir sanal yaşama adım atacağız. İşte o vakit özgürlük olarak görünenin tam bir esaret olduğunu anlayacağız.

Bilimsel gelişimin, özgür insan, özgür toplumun varlığını neden sağlayamadığını düşünüyorum çoğu zaman. Cevabını kendimce bilsem de inkarı tercih ediyorum. 



Yazarın Tüm Yazıları

KEŞKE HEP KEŞKE DESEK

10 Eylül 2022, Cumartesi

ÇIĞLIK

20 Ağustos 2022, Cumartesi

DENİZ OLUNMALI

23 Temmuz 2022, Cumartesi

KELEBEK KANATLI THEMIS

13 Temmuz 2022, Çarşamba

YANGIN YERİ

2 Temmuz 2022, Cumartesi

ADEM’İN YARATILIŞI

25 Haziran 2022, Cumartesi

VAR OLMAK ÜZERİNE

18 Haziran 2022, Cumartesi

YENİ AMAZONLAR HAREKETİ

21 Mayıs 2022, Cumartesi

BİLİNÇLİ AYRINTILAR BİRLİĞİ

14 Mayıs 2022, Cumartesi

HIDIRELLEZ

7 Mayıs 2022, Cumartesi

EZELDEN EBEDE ZEYTİN....

30 Nisan 2022, Cumartesi

SADE BİR UMUT “GÜNEŞ ÜLKESİ”

16 Nisan 2022, Cumartesi

KAİNATIN RUHU “ADALET “

9 Nisan 2022, Cumartesi

ERİL ZİHNİYET

2 Nisan 2022, Cumartesi

İÇİMİZDEKİ BAHAR

26 Mart 2022, Cumartesi

ARDIÇ DÖNGÜSÜ

19 Mart 2022, Cumartesi

KADIN

12 Mart 2022, Cumartesi

FELSEFE TAŞI

26 Şubat 2022, Cumartesi

BİR BEYİN PROBLEMİ

19 Şubat 2022, Cumartesi

GERÇEKLİKTEN ÖLMEMEK İÇİN SANAT

12 Şubat 2022, Cumartesi

EĞLENCELİ MISRA

5 Şubat 2022, Cumartesi

AY

29 Ocak 2022, Cumartesi

PANOPTİKON

22 Ocak 2022, Cumartesi

ACIYI BAL EYLEDİK

15 Ocak 2022, Cumartesi

SİSTEMLİ TEKRARLAR

8 Ocak 2022, Cumartesi

KUTLAMA

1 Ocak 2022, Cumartesi

DOLAR, SADECE PARA MI?

25 Aralık 2021, Cumartesi

GERÇEKLİK BİR YANILSAMA MI?

18 Aralık 2021, Cumartesi

MUTLULUĞUN RESMİ

11 Aralık 2021, Cumartesi

Engel tanımayan düşlerine yaraşanlar

4 Aralık 2021, Cumartesi

DİKKAT VERBİSE KAYIT SÜRESİ DOLUYOR!

27 Kasım 2021, Cumartesi

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

20 Kasım 2021, Cumartesi

BİLİMİN IŞIĞINDA EKONOMİ

13 Kasım 2021, Cumartesi

BİLİNMEZLİK

6 Kasım 2021, Cumartesi

SİYASET

30 Ekim 2021, Cumartesi

KOKU

23 Ekim 2021, Cumartesi

YAŞANMIŞLIKLAR

16 Ekim 2021, Cumartesi

KENDİNİ BİLMEK

9 Ekim 2021, Cumartesi

EFSANE VALİ

2 Ekim 2021, Cumartesi

ANLAMAK

25 Eylül 2021, Cumartesi

EYLÜL’ÜN YAPRAKLARI

18 Eylül 2021, Cumartesi

AYDINLIK ŞEHİR AYDIN

11 Eylül 2021, Cumartesi

TRANSHÜMANİZM

4 Eylül 2021, Cumartesi

SOKRATES’İN SAVUNMASI

28 Ağustos 2021, Cumartesi

OYUMBEN

21 Ağustos 2021, Cumartesi

TURNA

14 Ağustos 2021, Cumartesi

ZÜMRÜDÜANKA

7 Ağustos 2021, Cumartesi