Takip Et

AV. GÜLÇİN KARABULUT
[email protected]

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

20 Kasım 2021, Cumartesi

     

Ustam seslendi uzaktan, al dedi takımları,

İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları.

Cem KARACA'nın unutulmaz Tamirci Çırağı parçasının en can alıcı sözleridir bu iki dize. Öyle bir vurgular ki Çırağına ustası, senin bu hayattaki yerin çalışmak, sadece çalışmak der, romanları boşver, hayal kurma, gerçekliğine dön, işçi kal....

Hayat şüphesiz herkes için zor, lakin işçiler için epeyce zor. Geçenlerde, sevilen bir komedi programında, zengin fakir tiplemelerini izlemiştim, bir oyuncu, “zenginlere özenmeyin, onların parası var ama huzurları yok” deyince, fakiri oynayan oyuncu da cevaben, “huzurları da olmayıversin” dedi ve o an tüm seyirci bastı kahkahayı. Hakikaten, meteliğe kurşun sıkanın değil huzuru, hiçbir şeyi yok maalesef.

Size bu bağlamda EYT’den bahsetmek isterim. EYT ile ifade edilen Emeklilikte Yaşa Takılanları duymayan kalmadı sanırım. Bunu birtek çözüm üretmesi gerekenler duymadı, duyamadı.

Peki nedir bu EYT?

8 Eylül 1999’da yürürlüğe giren, 4447 sayılı yasa ile emekli olmak için aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme şartlarının yanına bir de yaş şartı getirilmiştir.

9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın prim günü ve sigortalılık süresi şartları sağlanarak da emekli olunabilirken 4447 sayılı kanun sonrası artık maalesef bu mümkün değil. Bu sebeple, sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar EYT'li (emeklilikte yaşa takılan) sayılıyor.

8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanların yeni şartlara uyarlanması da sigortalılık süresine göre kademeli olarak sağlanmakta.

EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcının 9 Eylül 1999 tarihinden önce olması, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü şartlarının sağlamış olması gerekiyor.

Yaklaşık 5 milyon civarında EYT’li olduğu söyleniyor. Seçim süreçlerinde EYT ifadesini siyasiler diline dolamaya başlıyor, seçim süreci bitince tüm vaatler ile birlikte EYT’de unutuluyor. EYT’lilerin taleplerini yerine getirmek bir külfet olarak görülüyor. Oysa, bu yöndeki bir düzenleme külfet değil, tam tersine vatandaşına kazanılmış hakkını iade etmek olarak yorumlanmalıdır. EYT asla bir seçim yatırımı olarak görülmemeli, hakkın iadesi olarak nitelendirilmelidir. EYT’lilerin mağduriyeti söz konusudur ve artık hukuksuzca, hakkaniyete aykırı olarak gasp edilen emeklilik haklarının EYT’lilere iade edilmesi gerekmektedir.

EYT’lilerin mağduriyetini, ekonomik, hukuksal, sosyal politika ve sigortalılık şeklinde değerlendirmek yanlış olmaz. Hukuksal anlamda kazanılmış hak, beklenen hak açısından tartışmaya açık bir konu olsa da sosyo-ekonomik açıdan ülke realitesi dikkate alındığında, özellikle de emeklilik için gerekli olan kanunda öngörülmüş primi yatırmış olmalarına karşın yaş şartını doldurana kadar, bir bakıma boşu boşuna, prim ödemeye zorlanılmakta olunması ciddi bir adaletsizliğe sebep olmaktadır. Ayrıca, ödenen fazla primlerin emekli maaşlarını arttırmaması ve hatta belli bir tutarın altındaysa emekli maaşını azaltan bir etki göstermesi EYT’lilerin mağduriyetinin en tipik göstergesidir.

Devlet soyut bir kavramdır, devleti var eden unsur millettir, halktır. Halkın var ettiği devlet tüm kurumlarıyla halka hizmet etmek, halkın menfaatini gözetmek zorundadır. Bu sebeple, halkının yaşadığı zorlukları, mağduriyeti görmezden gelmek halkın devlete ve organlarına güvenini sarsacağı gibi toplumsal buhrana da sebebiyet verebilir.

Temennim, EYT’liler için en makul çözümün hayata geçirilmesi, adaletin sağlanarak mağduriyetlerin giderilmesidir.

“ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.”



Yazarın Tüm Yazıları

KEŞKE HEP KEŞKE DESEK

10 Eylül 2022, Cumartesi

ÇIĞLIK

20 Ağustos 2022, Cumartesi

DENİZ OLUNMALI

23 Temmuz 2022, Cumartesi

KELEBEK KANATLI THEMIS

13 Temmuz 2022, Çarşamba

YANGIN YERİ

2 Temmuz 2022, Cumartesi

ADEM’İN YARATILIŞI

25 Haziran 2022, Cumartesi

VAR OLMAK ÜZERİNE

18 Haziran 2022, Cumartesi

YENİ AMAZONLAR HAREKETİ

21 Mayıs 2022, Cumartesi

BİLİNÇLİ AYRINTILAR BİRLİĞİ

14 Mayıs 2022, Cumartesi

HIDIRELLEZ

7 Mayıs 2022, Cumartesi

EZELDEN EBEDE ZEYTİN....

30 Nisan 2022, Cumartesi

SADE BİR UMUT “GÜNEŞ ÜLKESİ”

16 Nisan 2022, Cumartesi

KAİNATIN RUHU “ADALET “

9 Nisan 2022, Cumartesi

ERİL ZİHNİYET

2 Nisan 2022, Cumartesi

İÇİMİZDEKİ BAHAR

26 Mart 2022, Cumartesi

ARDIÇ DÖNGÜSÜ

19 Mart 2022, Cumartesi

KADIN

12 Mart 2022, Cumartesi

FELSEFE TAŞI

26 Şubat 2022, Cumartesi

BİR BEYİN PROBLEMİ

19 Şubat 2022, Cumartesi

GERÇEKLİKTEN ÖLMEMEK İÇİN SANAT

12 Şubat 2022, Cumartesi

EĞLENCELİ MISRA

5 Şubat 2022, Cumartesi

AY

29 Ocak 2022, Cumartesi

PANOPTİKON

22 Ocak 2022, Cumartesi

ACIYI BAL EYLEDİK

15 Ocak 2022, Cumartesi

SİSTEMLİ TEKRARLAR

8 Ocak 2022, Cumartesi

KUTLAMA

1 Ocak 2022, Cumartesi

DOLAR, SADECE PARA MI?

25 Aralık 2021, Cumartesi

GERÇEKLİK BİR YANILSAMA MI?

18 Aralık 2021, Cumartesi

MUTLULUĞUN RESMİ

11 Aralık 2021, Cumartesi

Engel tanımayan düşlerine yaraşanlar

4 Aralık 2021, Cumartesi

DİKKAT VERBİSE KAYIT SÜRESİ DOLUYOR!

27 Kasım 2021, Cumartesi

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR

20 Kasım 2021, Cumartesi

BİLİMİN IŞIĞINDA EKONOMİ

13 Kasım 2021, Cumartesi

BİLİNMEZLİK

6 Kasım 2021, Cumartesi

SİYASET

30 Ekim 2021, Cumartesi

KOKU

23 Ekim 2021, Cumartesi

YAŞANMIŞLIKLAR

16 Ekim 2021, Cumartesi

KENDİNİ BİLMEK

9 Ekim 2021, Cumartesi

EFSANE VALİ

2 Ekim 2021, Cumartesi

ANLAMAK

25 Eylül 2021, Cumartesi

EYLÜL’ÜN YAPRAKLARI

18 Eylül 2021, Cumartesi

AYDINLIK ŞEHİR AYDIN

11 Eylül 2021, Cumartesi

TRANSHÜMANİZM

4 Eylül 2021, Cumartesi

SOKRATES’İN SAVUNMASI

28 Ağustos 2021, Cumartesi

OYUMBEN

21 Ağustos 2021, Cumartesi

TURNA

14 Ağustos 2021, Cumartesi

ZÜMRÜDÜANKA

7 Ağustos 2021, Cumartesi