Takip Et

Uzman Klinik Psikolog Halil Utku ALTIN
[email protected]

Panik Atak

12 Mayıs 2017, Cuma

     

Değerli denge okurları,

Günümüzde panik atak ve panik bozukluğu şikayetlerinden yakınan kişilerin sayıları gittikçe artış göstermektedir. Bazı günlük yaşam deneyimleri, ruhsal, bedensel şikayetler, panik atağın ortaya çıkmasında etkili olabilmektedir. Panik atak yaşayan kişilerin en çok duymuş oldukları söz muhtemelen "Bir şeyiniz yok" cümlesidir. Panik atağın başladığı andan itibaren zihinden “Kalp krizi geçiriyorum, felç olacağım, kontrolümü kaybedeceğim vb." düşünceler geçmektedir. Bunun sonucunda Acil Servis'e başvuran kişiler doktorlarından ''Bir şeyiniz yok'' cümlesini duyduklarında “O zaman yaşamış olduğum şey neydi?” sorusunu sormaya başlarlar. Kişi, yaşadığı bu panik atağın ardından sürekli, yeni atağın ne zaman geleceğini düşünmeye başlayarak normal yaşamsal işlevlerinden geri kalmaya başlar. Kişi panik atak benzeri bir deneyim yaşadığını düşünmeden önce, yanlış tedavi alma riskinin meydana gelmemesi için öncelikle bir hekim tarafından değerlendirilip gerekli fizyolojik taramaların yapılması gerekir.

Panik atağın meydana geliş şekli endişe ve korku ile bağlantılıdır. Atak sonucunda kişi kendisini yorgun ve bitkin hissetmeye başlar. Özellikle atakların sıklığı artmışsa bu duruma tahammülü kalmamıştır ve tek başına kalmak istemez. Atak anında kişi en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmak ister. Panik ataklar kişide çarpıntı, kalbin sert atması, terleme, titreme, nefes almada güçlük, boğulma korkusu, baş dönmesi, bayılacağını düşünme, bulantı, karın bölgesinde ağrı hissetme, nefes kesilmesi, alınan havanın yetmediğini düşünerek derin nefes almaya çalışma, kendine yabancılaşma, ölmekten korkmak, çıldıracağını düşünmek, başkasına zarar verme korkusu gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu ataklar genellikle belirsiz bir şekilde ortaya çıkar.

NEFES EGZERSİZİ GEREKİR

Kişi atak anında olabildiğince sakin kalmaya çalışıp oturmalı ya da uzanmalıdır. Sakin bir şekilde bu atakların geçmişte de yaşandığını, fizyolojik bir problemi olmadığını, korkacak bir durumun olmadığını söyleyip kendi kendine olumlu telkinde bulunmaya çalışmalıdır. Ayrıca atak sırasında nefes egzersizleri yapmak yarar sağlayacaktır. Atak anında derin ve sık nefes alıp vermekten olabildiğince kaçınınız. Çünkü derin ve sık nefes alıp verdikçe atağın şiddetlenmesine neden olursunuz. Özellikle sık duyduğumuz “boğulacak gibi oldum” şikayetinin altında sık, hızlı ve derin nefes alıp vermek yatıyor. Atak anında nefesinizi kontrol altına alabilmeniz mümkündür. Atak anında, rahat bir pozisyonda oturup, burnunuzdan derin nefes alıp onu içinizde 10’ a kadar sayarak tutabilirsiniz. 10’ a geldiğinizde nefesi ağzınızdan verip kendinize olumlu telkinlerde bulunmanız işe yarayacaktır. Bu sürecin ardından 3 saniye de nefes alıp, 3 saniyede nefes verin. Atak anında nefesinizi bu tempoda olabildiğince sürdürmeye çalışın. Ancak nefes egzersizleri sadece panik atağın meydana geldiği anda, atağın şiddetini yavaşlatmak için kullanılan bir yöntemdir. Ama asıl mücadele etmeniz gereken konu, ataklarınızın neden ortaya çıktığını saptamaktır. Hangi durumlarda, nasıl zamanlarda panik atak ortaya çıkıyor. Bu sorunun yanıtını kendinizde bulamıyorsanız profesyonel bir yardım almak büyük fayda sağlayacaktır. Panik atak tedavisinde ilaç tedavisinin yanında psikoterapi yöntemleri de kullanılmaktadır. Özellikle bilişsel ve davranışçı terapiler kullanılmaktadır. Terapilerde atakları yaşamanıza neden olan olaylardan, sonuçlarından bahsedilerek hatalı düşünce kalıpları üzerinde çalışılır. 



Yazarın Tüm Yazıları

Çocuklarda Özgüven Oluşturma

16 Şubat 2018, Cuma

Hayır Diyememek

20 Ocak 2018, Cumartesi

Ertelemeler ile başa çıkma

13 Ocak 2018, Cumartesi

DUYGUSAL AÇLIK

29 Aralık 2017, Cuma

Mutlu Evlilikler

16 Aralık 2017, Cumartesi

Güçlü İnsan Olmak

1 Aralık 2017, Cuma

Duyguların İfade Edilmesi

17 Kasım 2017, Cuma

Özgüven Eksikliği

3 Kasım 2017, Cuma

Dikkat Dağınıklığı

27 Ekim 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-5

13 Ekim 2017, Cuma

Hamilelik ve Ruh Sağlığı

6 Ekim 2017, Cuma

Sanat ve Ruh Sağlığı

22 Eylül 2017, Cuma

Tatil Sonrası Okula Dönüş

15 Eylül 2017, Cuma

Çocuğum okula başlıyor

8 Eylül 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-4

26 Ağustos 2017, Cumartesi

Korkularla Başedebilmek

18 Ağustos 2017, Cuma

Güvenli Bağlanma Nasıl Gerçekleşir?

4 Ağustos 2017, Cuma

Çocuklarda güvenli bağlanma

28 Temmuz 2017, Cuma

Tercih Dönemi Kriterleri

23 Temmuz 2017, Pazar

Sizlerden Gelen Sorular-3

16 Temmuz 2017, Pazar

Yeni Bir Ben: Ergenlik

8 Temmuz 2017, Cumartesi

Çocuklarda kişisel alan

1 Temmuz 2017, Cumartesi

Çocuklarda mahremiyet ve beden sınırı

23 Haziran 2017, Cuma

Ceylin hep 10 yaşında

16 Haziran 2017, Cuma

Karneye yaklaşım

9 Haziran 2017, Cuma

Sınav Kaygısı

2 Haziran 2017, Cuma

Çocukluk dönemi korkuları

26 Mayıs 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-2

19 Mayıs 2017, Cuma

Panik Atak

12 Mayıs 2017, Cuma

Sizlerden gelen sorular

5 Mayıs 2017, Cuma

Kardeş kıskançlığı

28 Nisan 2017, Cuma

Öfke Fırtınası

21 Nisan 2017, Cuma

Çocuğunuzdan boşanmayın

14 Nisan 2017, Cuma

Vajinismus Kader Değildir

7 Nisan 2017, Cuma

Unutulan çocuklara bugün sarılın

31 Mart 2017, Cuma

Sınırsız (!) Çocuklar

24 Mart 2017, Cuma

Erkeğin Kalbine Giden Yol

17 Mart 2017, Cuma

1 gün mü 365 gün mü?

10 Mart 2017, Cuma

Uçurumları sevenin kanatları olmalı

3 Mart 2017, Cuma