Takip Et

Uzman Klinik Psikolog Halil Utku ALTIN
[email protected]

Çocukluk dönemi korkuları

26 Mayıs 2017, Cuma

     

Korku; çocuk, ergen ve yetişkin demeden her insanın yaşayabileceği normal bir duygudur. Korkunun, içinde bulunulan duruma uygun tepki vermek gibi bir görevi vardır. Çocuklarda da büyüme ile birlikte birtakım korkuların ortaya çıkması normaldir. Önemli olan, çocuğun bu korkuları ile baş edebileceğini öğrenmesine yardım etmektir. Çocuklar erken yaşlardan itibaren bu korkuları ile başa çıkmayı öğrendikçe hayatın diğer zorlu alanlarıyla da başa çıkmak konusunda tecrübeli hale gelirler.

Korku, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun değilse, korkunun şiddeti ve süresi beklenenden fazlaysa, günlük yaşamı, hayat kalitesini ve gelişimini olumsuz etkiliyorsa normal dışı kabul edilir. Çocuklarda en sık karşılaşılan korkular ise; yalnız kalma korkusu, yalnız yatamama korkusu, karanlık korkusu, kabuslar, hayaletler, yaratıklar ve ayrılık korkusudur.

ANNEDEN ETKİLENİR

Çocukluk çağı korkularının temelinde ise daha çok anne, baba tutum ve davranışları yatar. Örneğin, anne ve baba, çocuğun fiziksel sağlığı için dış dünyaya yönelik aşırı düzeyde kaygı gösterebilir. Gerçek bir tehlikenin olmadığı durumlarda bile anne ve baba sürekli dikkat et mesajı verip aşırı düzeyde önlem almaya çalıştıkça çocuğun zihninde dış dünyanın korkulması gereken bir yer olduğu imajı oluşur. Bir başka örnek ise; uzakta köpek gören, köpek korkusu olan bir anne, bağırıp, aşırı derecede korku tepkisi gösterebilir. Bunun sonucunda çocukta fobilerinin temelini oluşturur. Çocukluk dönemi korkularının diğer sebepleri ise; bilgi ve deneyim azlığı, başka çocukların başından geçen kötü olaylar, gördüğü şeylerden etkilenme, olaylar karşısında kendince yanlış fikir yürütme, ceza ya da şiddete maruz kalma, sevgi ve şefkatin yeterince verilememesi, çocuğun baskıcı ve otoriter tutum içerisinde yetiştirilmesi, aile içi şiddetin varlığı çocuklarda bir takım korkuların oluşmasına zemin hazırlar.

ÇOCUĞA FIRSAT VERMEK GEREKİR

Çocukluk dönemi korkularına karşı ailelere birtakım görevler düşmektedir. En önemli görev, çocuğun korkusu yok sayılmamalıdır. Çocuğunuzun ne hissettiğini anlamadan, dinlemeden onu sakinleştirmeye çalışmayınız. Çocuğun kendisini anlatmaya, anlaşılmasına fırsat veriniz. Çocuğunuzun korkularını dinleyip anlamaya çalışınız. Onunla empati kurarak korkularını yargılamamanız gerekir. “Karanlıktan korkacak ne var?” gibi yaklaşımlarda bulunmak, çocuğunuzun utanmasına, korkusunun hafife alındığını hissederek korkularının daha da artmasına neden olur. Bazı durumlarda aileler, çocuğun korkusunu azaltmak için zorla korktuğu durumla baş başa bırakmaya çalışır. Bu şekilde davranmak, korkunun daha da artmasına neden olur. Yapılması gereken şey korkuları ile kademeli olarak bağlantıya geçirilmesidir. Örneğin bir hayvandan korkuyorsa korktuğu hayvanın resimleri ile konuşulabilir, o hayvanın oyuncağı ile oynaması sağlanabilir. Önemli olan korkuları ile küçük adımlarla başa çıkmasına yardımcı olmaktır. Çocukluk dönemi korkularının oluşmasında ki en büyük etken, korkutmanın disiplin aracı olarak kullanılmasıdır. Çocuğun istenmeyen davranışını engellemek için söylenen sözler korkulara nede olur. Örneğin “uyumazsan öcü gelir, uslu durmazsan bırakırım seni, başkalarına veririm, beni dinlemezsen doktor sana iğne yapacak” gibi disiplin sağlamaya yönelik sözleri kullanmamaya çalışınız. Çocuğunun korkuları varsa anlayışlı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşımda bulununuz. Çocuğunuzun korkularını dinleyin, korktuğu şeyler hakkında sakin bir üslupla bilgilendirme yapmanız, çocuğunuzun güveninin artmasına ve korkusunu normalleştirmesine yardımcı olur.

Son olarak unutmayın, korku yaratan duruma karşı çocuğunuzun anne ve babaya bağımlı hale gelmesine izin vermeyiniz. Çocuğunun korkusu ile kendisinin başa çıkabildiğini bilmesi, ona bu ortamın hazırlanması, ileriki yaşları için atılacak en büyük adım olacaktır. 



Yazarın Tüm Yazıları

Çocuklarda Özgüven Oluşturma

16 Şubat 2018, Cuma

Hayır Diyememek

20 Ocak 2018, Cumartesi

Ertelemeler ile başa çıkma

13 Ocak 2018, Cumartesi

DUYGUSAL AÇLIK

29 Aralık 2017, Cuma

Mutlu Evlilikler

16 Aralık 2017, Cumartesi

Güçlü İnsan Olmak

1 Aralık 2017, Cuma

Duyguların İfade Edilmesi

17 Kasım 2017, Cuma

Özgüven Eksikliği

3 Kasım 2017, Cuma

Dikkat Dağınıklığı

27 Ekim 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-5

13 Ekim 2017, Cuma

Hamilelik ve Ruh Sağlığı

6 Ekim 2017, Cuma

Sanat ve Ruh Sağlığı

22 Eylül 2017, Cuma

Tatil Sonrası Okula Dönüş

15 Eylül 2017, Cuma

Çocuğum okula başlıyor

8 Eylül 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-4

26 Ağustos 2017, Cumartesi

Korkularla Başedebilmek

18 Ağustos 2017, Cuma

Güvenli Bağlanma Nasıl Gerçekleşir?

4 Ağustos 2017, Cuma

Çocuklarda güvenli bağlanma

28 Temmuz 2017, Cuma

Tercih Dönemi Kriterleri

23 Temmuz 2017, Pazar

Sizlerden Gelen Sorular-3

16 Temmuz 2017, Pazar

Yeni Bir Ben: Ergenlik

8 Temmuz 2017, Cumartesi

Çocuklarda kişisel alan

1 Temmuz 2017, Cumartesi

Çocuklarda mahremiyet ve beden sınırı

23 Haziran 2017, Cuma

Ceylin hep 10 yaşında

16 Haziran 2017, Cuma

Karneye yaklaşım

9 Haziran 2017, Cuma

Sınav Kaygısı

2 Haziran 2017, Cuma

Çocukluk dönemi korkuları

26 Mayıs 2017, Cuma

Sizlerden Gelen Sorular-2

19 Mayıs 2017, Cuma

Panik Atak

12 Mayıs 2017, Cuma

Sizlerden gelen sorular

5 Mayıs 2017, Cuma

Kardeş kıskançlığı

28 Nisan 2017, Cuma

Öfke Fırtınası

21 Nisan 2017, Cuma

Çocuğunuzdan boşanmayın

14 Nisan 2017, Cuma

Vajinismus Kader Değildir

7 Nisan 2017, Cuma

Unutulan çocuklara bugün sarılın

31 Mart 2017, Cuma

Sınırsız (!) Çocuklar

24 Mart 2017, Cuma

Erkeğin Kalbine Giden Yol

17 Mart 2017, Cuma

1 gün mü 365 gün mü?

10 Mart 2017, Cuma

Uçurumları sevenin kanatları olmalı

3 Mart 2017, Cuma