Aydın KIROBALI

CORONADAN DA BETER...

28 Ocak 2021, Perşembe

     

Malumunuz olduğu üzere, dünyamız son bir yıldır korona denilen illetin üstesinden gelebilmek için her şeyiyle mücadele etmekte. Bu güne kadar yaklaşık 100 milyon kişi bu illete yakalandı ve bunların içerisinden de 2 milyondan fazla insan vefat etti. Rakamlar corona belasının ne kadar ciddi ve tehlikeli olduğunu apaçık ortaya koymakta. Alınan tedbirlerle birçok ülkede ivme kaybetmiş olsa da, tehlike hala geçmiş değil...

Dünya korona ile uğraşadursun, çoğumuz koronadan çok önce başlayan ve ivmesini gitgide artıran daha ölümcül ve sessiz bir pandeminin farkında bile değiliz. Sakın bundan daha kötüsü de mi var demeyin, çünkü var. Kuraklık denilen bu felaket uzun zamandır dünyamızı tehdit etmekteyken son yıllarda iyice kendini belli etmeye başladı. Acilen köklü tedbirler alınmazsa koronaya rahmet okutacak gibi. Kısacası turpun büyüğü torbada...

Kuraklık normal ve tekrarlayan bir iklim olayı olup, bir veya birden çok mevsime, hatta yıllara yayılan yağış azalmaları nedeniyle oluşur. Bu felaketin etkileri yerel ölçekle sınırlı kalmayıp, çok geniş bölgelerde, kimi zaman bir ülkenin tümünde, kimi zaman da ülke sınırlarını aşan boyutta kendini gösterir.

Geçtiğimiz Aralık ayının 12 nci günü, 2020 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın yıl dönümü idi. İmzalandığı dönemde herkesin büyük ümitler bağladığı bu anlaşmanın 5 nci yıl dönümünde, Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Bankasının da içinde yer aldığı 35 farklı kurumdan gelen 120 uzman tarafından “sağlık ve iklim değişikliği 2020 raporu” hazırlanıp yayımlandı. Söz konusu rapor, acil önlemler alınmaması durumunda, iklim değişikliğinin küresel sağlığı giderek daha fazla tehdit edeceği, yaşamları ve geçim kaynaklarını etkileyeceği ve sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacağı uyarısında bulunuyor.

Yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, 2100 yılına gelindiğinde küresel ısınma ve iklim değişikliğinden kaynaklanan ölümler veba, İspanyol gribi, ebola ve koronavirüs gibi salgın hastalıklardan hayatını kaybedenlerin sayısını gölgede bırakacak.

Öte yandan, uzmanların uyarılarına göre, Türkiye kuraklığın tam ortasında yer almakta.

İklim sebebiyle oluşan kuraklık, zaman içinde kısır bir döngüye dönüşmekte. Yok olan ormanlar sebebiyle yağışlar azalmakta, azalan yağışlar da yeşil alanları yok edip çölleşmeyi hızlandırmaktadır.

Türkiye'nin su kaynaklarının yüzde 70'ini tarımsal faaliyetler için kullandığı göz önüne alındığında, susuzluğun tarımsal verim ve biyolojik çeşitlilikte kayıplara yol açacağını söylemek hiç de zor görünmüyor. Gıda üretiminin azalması fiyatların artması demek olduğundan, bu durumun ekonomik zorluklar getireceği de kesindir. Özellikle toplumun yoksul kesiminin hayat şartlarını daha da zorlaştıracaktır.

Kuraklık, orman yangınlarının sayısının artmasına, dereler, göller ve sulak alanların kuruyarak buralardaki canlıların ölmesine ya da göç etmesine de yol açacaktır.

Kuraklığın en önemli sebebi iklim değişikliğine bağlı olarak yağışların azalması olmakla beraber, su kaynaklarının aşırı ve yanlış kullanımı, kirlilik, doğru planlanmayan su rejimi gibi faktörler de kuraklığa yol açan önemli etkenlerdir. Suyun doğru yönetimiyle su krizinin önüne geçilmesi ya da hafifletilmesi mümkün olmakla beraber, su yönetimine gerekli önemin verilmediği, arazi kullanım planlamasının yapılmadığı; plansız ve aşırı kentleşmenin, orman tahribatının, hatalı tarımsal ürün planlaması gibi uygulamaların suyla ilgisinin toplum tarafından yeterince anlaşılmadığı da bir gerçektir. Bu ve benzeri nedenlerle, yakın bir gelecekte başta büyük kentlerimiz ve tarım alanlarında olmak üzere, çok ciddi boyutlara varacak su krizlerinin olabileceğini düşünmekteyim...

Peki, susuzluğun önlenebilmesi için alınacak tedbirler nelerdir?

Susuzluk konusunda alınabilecek önlemleri, bireysel ve devletler düzeyinde alınabilecek tedbirler olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

Bireysel düzeyde alınabilecek tedbirleri, ellerimizi yıkarken ve dişlerimizi fırçalarken suyu israf etmemekten tutun da, bulaşıkları makinaya dizmeden önce suyla durulamamak ve boş yere rezervuarı kullanmamaya kadar uzatabiliriz. Herkesin kendi çapında alacağı önlemlerle yapılacak su tasarrufunun susuzluğun önlenmesinde önemli katkılar sağlayacağı unutulmamalıdır.

Büyük çaplı önlemler ise, ancak devletler ve yerel yönetimler tarafından alınabilir. Gelişen teknoloji sayesinde, artık atık suları ve gri suları geri kazanmak mümkün olduğundan, bu tip uygulamaların yaygınlaştırılması ve hatta zorunlu hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Öte yandan, gezegenimizdeki suların %96,5’inin tuzlu su olduğu düşünüldüğünde, deniz suyundan kullanma suyu elde etme projelerinin de desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca park ve bahçelerdeki sulamalar atık sulardan geri kazanılan sular ile yapılmalı, yağmur suyu toplama üniteleri kurulmalıdır.

Şimdi, bütün bu sorunlara ve bunlara karşı önlemler almamıza yol açan iklim krizinin ne olduğunu ve nedenlerine bakalım;

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, iklim krizi insan kaynaklı bir sorundur.

Enerji üretimi için kullandığımız, kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar, iklim değişikliğine sebep olan en önemli faktörlerdir.

İnsanoğlunun atmosfere bıraktığı gazlar, sera etkisi yaratarak, güneşten gelen enerjinin yeryüzünde sıkışıp kalmasına ve dünyamızın sürekli ısınmasına yol açmaktadır.

Bilim insanlarının tespitine göre, geçmişle karşılaştırıldığında, atmosferdeki karbondioksit miktarında yüzde 40 oranında artış mevcuttur.

Bugün geldiğimiz noktada, artık geçmişteki gibi devam etme lüksümüz yok. Öncelikle, sera gazı salımlarını acilen azaltmamız, hatta sıfırlamamız gerekiyor. Kaldı ki, bunu hemen bugün başarabilsek dahi, iklim krizinin etkilerini yaşamaya devam edeceğiz...

Son söz;

Yaşadığımız sorunların kaynağı da çözümü de insanoğlu; buna kuraklık ve susuzluk da dahil...

Esen Kalın...



Yazarın Tüm Yazıları
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...