Aydın KIROBALI

SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?

5 Mart 2020, Perşembe

     

Bir kandil gecesinde ve tam da göklerden tane tane rahmet düşmeye başlamışken, ajanslara düşen bir haber ciğerimizi yakmaya yetti de arttı bile;

"Mehmetçiğe hain saldırı; İdlib'te şehitlerimiz var..."

Önce 9 kişiyle başlayan şehit sayısı, ertesi gün 33'e ulaşmıştı. Her şehit haberinde olduğu gibi, içimiz burkuldu, tadımız kaçtı, öfkemiz zirve yaptı. Fakat, hiç şüphesiz ki en büyük acıyı şehit yakınları yaşadı. Sevdiklerini kaybedenlerin ocaklarına adeta ateş düştü...

Oysa aynı günler, uzun bir kış mevsiminin bitişini müjdeleyen cemrelerin düştüğü  günlerdi. Yani biz ateşi değil, aslında baharı bekliyorduk. Sevgiyi, güzellikleri, huzuru bekliyorduk, fakat nafile. Hain pusuda beklermiş meğer. Müslüman görünümlü hainler, mübarek aylar ve kandil demeden, efendilerinin talimat ve destekleriyle can almayı yeğlediler o gece. Ve geceye kan damladı...

Hani bir şarkıda söylendiği gibi;

Baharı beklerken ömrüm kış oldu,

Gözümde her zaman biraz yaş oldu,

En güzel duygular bana düş oldu,

Yorgunum dostlarım, yorgunum artık..

Ne zor coğrafyada yaşıyormuşuz meğer; ne acısı bitiyor ne şehidi. Milletçe gerçekten çok yorulduk...

Coğrafyadan kaynaklanan bu yorgunluklar yetmezmiş gibi, son yıllarda birbirbirimizi de çok yormaya başladık. Her facia ve kara haberde, acımızı bir kenara bırakıp birbirimize düştük. Bilen de konuşuyor bilmeyen de. İki kelimeyi bir araya getiremeyenler, kulaktan dolma bilgilerle tarihçi, ekonomist ve siyasetçi kesildi başımıza. Sosyal medya, doğruluğu şüpheli "kes-yapıştır"  paylaşımlarla dolu. Herkes olaylara kendi penceresinden bakıyor ve sorgulamıyor. Empati yapma kabiliyetimiz zaten yok. Böyle olunca da, malesef birbirlerine kin ve nefret duyan insanlar haline geldik.

En son İdlib'te meydana gelen ve 33 şehit verdiğimiz saldırı sonrasında da aynı şeyler yaşandı; bilen de konuştu, bilmeyen de. Aymazlıkta ve tutarsızlıkta adeta zirve yaptık.

Bir takım insanlar, "Bizim Suriye'de ne işimiz var?" diyerek yaygara koparmaya başladılar. Esed'e bir kelime laf söyleyemeyenler "Savaş bizim savaşımız değil" diyerek, sefere çıkmış ordumuzun moralini bozmaya yeltendiler. Oysa ki bizim tarihimizde ve kültürümüzde, ordu sefere çıkmışsa susulur ve sadece dua edilir.

"Bizim Suriye'de ne işimiz var, savaş bizim savaşımız değil" diyenlere, öncelikle şu Çeçen atasözünü hatırlatmak isterim:

"Bugün karşı kıyılar için savaşmayan, gün gelir kendi kıyısında savaşmak zorunda kalır.”

Konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm yaşanmış bir hikaye ise aynen şöyledir:

Moğol imparatoru olan Cengiz Han, Anadolu´ya yaptığı seferlerden birinde Irak yakınlarında bir kaleyi kuşatır. Yapılan görüşmeler sonunda kalenin teslim edilmesini isteyen Cengiz Han, aksi halde kaledeki herkesin öldürüleceğini söyler. Kaledekiler hiç direnmeden kaleyi teslim edip teslim olurlar. Cengiz Han, teslim olanların içerisinde eli silah tutan genç-yaşlı demeden bütün erkeklerin kendi mezarlarını kazmalarını emreder. Herkes kendi mezarını kazarken yaşlı bir adam Cengiz Han´ın huzuruna çıkmak istediğini söyler ve huzura kabul edilir. Yaşlı adam Cengiz Han´ın elini eteğini öperek önünde eğilir ve ağlayarak konuşmaya başlar.

“Hünkarım, şurada mezarını kazan genç benim oğlumdur ve daha yirmi yaşındadır. Sizden onu affetmenizi istiyorum” der.

Bunun üzerine Cengiz Han, ayağa kalkarak yaşlı adama;

“Affetmem ihtiyar, affetmem! Oğlun mezarının başındayken ağlıyorsun, ama vatanın uçurumun kenarındayken sadece seyrettin” diyerek cevap verir.

“Ne işimiz var Suriye´de?” diyenlere sorum şu;

Suriye´ye sınırı dahi olmayan ve 10 Bin km uzaktan gelen emperyalist ABD'nin, 3 Bin km uzaktaki Rusya'nın ve Avrupadaki neredeyse bütün devletlerin Suriye'de ne işlerinin olduğunu bir defa bile sorgulayamıyorken, Suriye ile 911 km ortak sınırı olan Türkiye'nin mi Suriye'de ne işi olduğunu mu sorguluyorsunuz?

Siz Misak-ı Milliye sınırları nerede başlar ve nerede biter biliyorsunuzda mı konuşuyorsunuz?

Siz, "Türk'ün kanının aktığı yer vatan toprağıdır" sözünü bilmiyor musunuz?

"Sınır ötesinde ne işimiz var" diyenler, artık kesin sesinizi!

Şimdi vatan sınırı İdlib’tir.

Siz her şehit haberinde, siyasi hesaplarla sosyal medyadan aptalca paylaşımlar yaptıkça, şehitlerimizin ruhu sızlıyor. Buna ne hakkınız var?

''Suriye'de ne işimiz var demek'', "6 yıllık projemiz 6 günde çöktü" diyen İsrail'in yolunu açmak ve İsrail'e psikolojik destek demektir...

''Suriye'de ne işimiz var demek''  PKK' ya 100 binlerce tır yardım yapan ABD'nin desteklediği teröristlerin yolunu açmak demektir...

''Suriye de ne işimiz var demek'' Akdeniz'e inmek isteyen Rusya'nın ekmeğine yağ sürmek demektir...

''Suriye'de ne işimiz var demek'' Suriye'deki Türkmen soydaşlarımızı ateşe atmak demektir...

İlla birilerine "Suriye'de ne işiniz var" diyeceksen, bunu ABD'ye, Rusya'ya, İran'a ve diğer ülkelere sor ki senin ne kadar vatansever ve milliyetçi olduğunu görelim...

Son söz:

Bahar Cemre ile,

Zafer Secde ile gelir...

Çıkmış olduğu kutlu seferde, Allah ordumuza zaferler nasip eylesin...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...