Aydın KIROBALI

RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...

3 Eylül 2020, Perşembe

     

Hangi cinsiyetten olursa olsun, hiç kimse fazla kilolu ve biçimsiz vücutlu olmaktan hoşlanmaz. Görüntüsünü bir kenara bırakalım, vermiş olduğu rahatsızlık sebebiyle, derhal çareler aramaya başlarız. Fazla ve düzensiz yemeği bırakır, yürüyüş ve spora yönelir, kısacası, vücudumuzu bir nevi fitnese sokarız.

Peki yalnızca vücudumuz mu bozulur?

Ruhumuz hep aynı mı kalır?

Eğer öyle olsaydı, doğduğunda tertemiz olan insanların hiç kirlenmemeleri gerekmez miydi?

Böyle bir durumda da, herkes adeta bir melek gibi yaşar ve öldükten sonra da doğruca Cennete gitmez miydi?

Oysa manzara bu kadar basit ve hoş değildir.

Bedenimiz sürekli bakım yapıp temizlediğimiz acz içindeki bir varlık iken, ne yazıktır ki, ruhumuz için gerekli özeni ihmal ediyoruz.

Aşırı ve düzensiz yemekten, kötü bir yaşam tarzı sürmekten, iş şartlarından, uyku düzensizliğinden ve sair pek çok faktörden kaynaklı olarak vücudumuz yıpranıyor ve kötüleşiyorsa, ruhumuzun da  bozulabileceğini ve bakıma ihtiyacı olabileceğini asla unutmayalım.

En az bedenimiz kadar ruhumuzun da beslenmeye, itina gösterilmeye, hatta okşanıp pohpohlanmaya; kısacası, zaman zaman fitnese sokulmaya ihtiyacı bulunmaktadır

Nasıl ki beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonuna kadar devam eden vazgeçilmez bir ihtiyaç ise, ruhun beslenmesi de zorunlu bir ihtiyaçtır.

Karnımızı doyurmak, açlığımızı bastırmak ve canımızın çektiği şeyleri yemek veya içmek konusunda nasıl özenli davranmak zorundaysak, ruhumuzun beslenmesi konusunda da seçici ve özenli davranmamız gerekmektedir. Aksi taktirde, tıpkı vücudumuz gibi, ruhumuzun da obezite olacağını sakın aklınızdan çıkarmayın.

Obezite olmuş bir ruh, kirlenmiş, bozulmuş ve potensiyel suçlu bir ruhtur. Böylesi ruhların ya kendi bedenlerine, ya da başkalarının bedenlerine ve diğer varlıklarına zarar vermeleri kaçınılmazdır.

İşin ilginç ve kötü yanı, kirlenmiş ve bozulmuş ruhlar, genellikle bu kirlenmişliklerinin ve bozulmuşluklarının çoğu zaman farkında olmazlar. Bu nedenle de ruhlarını fitnese sokma zaruretini ihmal ederler.

Malesef aramızda normal bir vücutla dolaştıkları halde, ruhları kirlenmiş o kadar çok insan var ki...

Sakın, yanılıyorsun demeyin bana;

Öyle olmasaydı, bu ülkede bu kadar çok vatan haini olur muydu?

Öyle olmasaydı, bırakın başkalarını, kendileriyle bile kavgalı binlerce insan olur muydu?

Öyle olmasaydı, bu kadar çok tecavüzcü, sadist  veya sapık aramızda bulunur muydu?

Öyle olmasaydı, hemen hemen hergün işittiğimiz binlerce kadın ve çocuk cinayetini konuşuyor olur muyduk?

O halde, gelin hepimiz zaman zaman ruhlarımızı da fitnese sokalım. Kirlenmiş ruhlarımızı pisliklerinden arındırıp, öncelikle Allah'ın, sonra da insanların razı olacağı ruhlar haline getirelim...

Fitnes, İngilizce’den dilimize direkt geçen bir kelimedir. Fitnes’in anlamı; sağlık, sağlıklı yaşam, fit, formda ve zinde olmaktır. TDK’ya göre fitness, sağlıklı yaşam demektir. Artan fiziksel çaba sırasında vücudun solunan oksijeni kas dokusuna dağıtma yeteneği olarak da tanımlanır.

Ruhların fitnesi sevmekle başlar. Sevgi ile besleyin ruhunuzu. Sizi yaradanı sevin, insanları sevin, hayvanları ve tabiatı sevin...

Muhtaç olanlara iyilik yapın, hayvanları kollayıp gözetin, ağaç dikin, seyahat edin, ibadet ve duanızı eksik etmeyin, spor yapın, ruhunuza faydalı müzikler dinleyin ve daha pek çok güzel ameli işleyin...

Ruhunuz kirlenmişse, bedeniniz ile temiz işler yapamazsınız. Sevginin yerine korku, düşmanlık, kin ve nefret almışsa vay halimize...

Nefsimizi beslersek et ve kemiğe dönüşürüz, ruhumuzu beslersek insan oluruz...

Esen Kalın...



Yazarın Tüm Yazıları
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...