Aydın KIROBALI

AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...

5 Kasım 2020, Perşembe

     

Sen ne uğursuz, ne lanetli ve ne zalim bir yıl çıktın be 2020!

Sanki bütün felaketleri yaşatmak için gelmiş gibisin. Görmediğimiz başka felaketin kaldı mı ki acaba? Allah nasip eder de yaşarsak, önümüzdeki iki ayda bakalım daha neler çektireceksin bize...

En son geçen hafta Ege Denizinden geldi felaket haberi. Yaklaşık 16 saniye süren 6.6 şiddetindeki bir depremle adeta kıyameti yaşadı Egeliler. İzmir'de onlarca ev hasar gördü, bazı evler yerle bir oldu.

Sonuç mu?

Gene ocaklar söndü, yürekler yandı, çocuklar anasız, analar çocuksuz kaldı...

Şüphesiz ki, tıpkı ölüm gibi, depremler bu dünyanın ve ülkemizin kaçınılmaz gerçeği ve bu gerçekle yaşamak zorundayız. Oysa bu gerçekliğe rağmen malesef ihmalkar davranıyor ve bile bile lades diyoruz. Balık hafızalıyız, bu nedenle de çok çabuk unutuyoruz. Yaklaşık 18 bin kişinin öldüğü 1999 yılındaki Gölcük Depreminin ve yine 600'den fazla insanımızı yitirdiğimiz 2011 yılındaki Van Depreminin üzerinden çok uzun zaman geçmedi aslında. Fakat dedim ya, çok çabuk unutuyoruz, ihmal ediyoruz ve gün geliyor ansızın ölüyoruz...

Bizden çok daha fazla ve şiddetli depremlere maruz kalan ülkelerdeki ölüm oranlarının ve maddi zayiatın düşüklüğüne çok fazla kafa yormuyor ya da görmezden geliyoruz. Felaketlere karşı tedbirı bırakıp tevekkül etmekle yetiniyoruz. Oysa ki dinimiz, bize tedbirli davranmayı ve Allah'ın bizlere emanet olarak verdiği canları en iyi şekilde muhafaza etmemizi emrediyor.

Gelelim geçen haftaki deprem sonrası İzmir'de yaşananlara ;

Manzaraya baktığımızda, ayakta kalabilen onlarca sağlam bina arasında yerle bir olmuş 6-7 adet bina görüyoruz. Hatta, aynı sitenin içerisinde sadece bir bloğun yıkıldığına, diğerlerinin ise ayakta kaldığına şahit olduk. Böylesi bir manzara karşısında insan kendi kendine "Diğerleri sağlam iken neden sadece bu binalar yıkıldı" sorusunu sormadan edemiyor.

Aslında bu sorunun muhtemel cevaplarını hepimiz biliyoruz. Fakat aradan özellikle seçilmiş gibi yıkılan binaların neden yıkıldıklarının asıl cevabının ahlaksızlık, ihmal ve cehalet olduğunu vurgulamakta fayda var.

İşini iyi yapmamak, çalmak, çırpmak, yalan söylemek ve ihmal etmek ahlaksızlıktır.

Evet, diğerleri sapasağlam iken, enkaz haline gelen bu binaların yıkılmasına ahlaksız müteahhitler, ahlaksız yöneticiler ve ahlaksız bürokratlar sebep oldu. Yapılaşmanın olmaması gereken riskli alanları imara açan, haddinden fazla kat için ruhsat veren, inşaat esnasında malzemeden çalan, inşaatta elverişsiz malzeme kullanan, kontrol görevlerini doğru yapmayan, riskli raporu verilmiş binalarda oturulmasına göz yuman her kim var ise ahlaksızdır. Aklaksızlık ise öldürür...

Öte yandan, cehalet ve ihmalkarlık da öldürür.

Domates alırken bile en sağlam ve iyisini almaya çalışan bizler, malesef ev alırken ya da yaparken aynı titizliği göstermiyoruz. Varımızı yoğumuzu harcayarak alacağımız evin yapıldığı bölgenin durumu, yaşı, müteahhidi, ruhsatı ve raporları gibi bilgilere vakıf olmadan ev almak cehalet ve ihmalkarlık değildir de nedir? Oysa ki bu bilgi ve belgelere ulaşmak hiç de zor olmasa gerek...

Basit bir mantolama ile albenisi artırılan evlere aldanmamak lazım. Dışı seni, içi beni yakar kabilinden olan bu tür evleri satın almanın, adeta bir tabut satın almaktan hiçbir farkı yoktur. Sanırım millet olarak kumar oynamayı seviyor; canımızı hiçe saydığımız için de en çok Rus ruleti oynuyoruz galiba...

İzmir'de yıkılan binaların birinin ise, cehaletin ve sorumsuzluğun en acı örneklerinden biri sebebiyle yıkıldığı anlaşıldı. Söylenenlere göre, koca bir apartmanın en alt katındaki markette binanın taşıyıcı kolonlarındaki demirlerin kesilmesi sebebiyle geldi felaket. Binada yaşayıp çöküntüye maruz kalanların böyle bir durumdan haberleri bile yoktu belki de.

Bu ne vurdumduymazlık ve cehalettir Allah'ım!

Bunu yapanlar, işledikleri sorumsuz davranış sebebiyle yitip giden canların hesabını nasıl verecekler acaba? Bu fiilin cinayetten farkı var mıdır? İnanın "yazıklar olsun" demekten başka birşey gelmiyor içimden...

Son olarak belirtmek istediğim şey ise, yetkili makamlarca çürük raporu verilmiş binaların kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkılmayıp, karar sonrasında da iskana müsade edilmesindeki hatadır. Bu konuda devletin yetkili organlarının devreye girip, çürük ya da risk raporu verilmiş binaların kullanımını yasaklamaları gerekmez mi? Her bir vatandaşının can güvenliğini sağlamakka yükümlü olan devletin, göz göre göre cinayete müsade etmemesi gerekir. Bu konuda inisiyatif kesinlikle devlette olmalıdır. Nasıl ki intihara kalkışan bir kişiye "Karar senin, ne halin varsa gör" denilemiyorsa, çürük raporlu binalarda oturmaya devam edenlere de "Bana ne, sorumluluk size ait" denilemez...

Son söz;

Depremleri önlememiz mümkün olmasa da, iyi yasalar yaparak, ahlaksızlığı, cehaleti ve vurdumduymazlığı ortadan kaldırarak deprem nedeniyle ölümleri azaltabiliriz...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
SAHİPSİZ MEMLEKETİM...
BAZEN KANUN SUSAR İNSANLIK KONUŞUR...
ÖTEKİLEŞTİR(ME)...
KATAR SİZE NE YAPTI...
SEL GİDER KUMU KALIR ...
SENİ TUZ KADAR ÇOK SEVİYORUM...
KÖR DEĞİLLER, NİYETLERİ BOZUK...
FAZLA NORMALLEŞMEYİN, ÖLÜRSÜNÜZ...
DİKKAT! HER YAHUDİ SİYONİST DEĞİLDİR...
FİTNE, FÜCUR, DEDİKODU; YOK YOK ...
PLASEBO ETKİSİ...
PATATESTEN DOĞAN DOSTLUK...
MÖNTRÖYLE KANAL İSTANBUL'A VURMAK...
YAVRU VATAN KIBRIS...
BİD'ATLA ÂDETİ KARIŞTIRMAK...
ZAVALLI TETİKÇİLER...
CELLADINA AŞIK MİLLET...
NE ZAMAN İYİ BİR TOPLUM OLURUZ...
BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...