Aydın KIROBALI

BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...

4 Mart 2021, Perşembe

     

Sorunlarımızı usulüne ve kurallara uygun olarak halletmek varken, kolaycılığa kaçıp (güya) para ve zamandan tasarruf etme gayretinde olmak, sanırım bizim toplumumuza mahsus bir hastalık. Bazen bu hastalık yüzünden daha büyük sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Yani, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da oluyoruz...

Sözü uzatmadan örnek vermek gerekirse, mesela sağlık konusunda hem ihmalkar, hem de cimriyiz.

Sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğu ülkemizde, önemli rahatsızlıklarımızın tedavisi için bile doktora gitmek yerine, alternatif yollara başvuruyoruz. Böyle olunca da, tasarruf edeceğim derken daha büyük zararlara maruz kalmamız doğal hale geliyor.

Mesela hastalandığımızda uzman bir doktora gitmek yerine, akrabalarımızın veya komşularımızın tıbbiyede okuyan oğluna ya da bir vesileyle ilk kez karşılaştığımız herhangi bir doktora sağlık sorunlarımızı anlatıp onlardan medet ummak gibi bir alışkanlığımız var.

"Sorunumuzu anlattığımız doktor uzman mı, uzmansa bile uzmanlığı bizim rahatsızlığımız hususunda mı" gibi herhangi bir endişeye kapılmadan, başlarız dertlerimizi anlatmaya. Karşımızdakine konuşma fırsatı bile vermeden sorduğumuz bu türden soruların, aslında muhatabımızı rahatsız ettiğini ve zor durumda bıraktığını hiç düşünmeyiz. Biraz kafa dinlemek, sakince bir tatil yapmak ya da bir akraba ziyaretinde üç beş kelam edip hoşça vakit geçirmek üzere kendini planlamış olan bir kişi için, böylesine sıkboğaz edilmek ne kadar can sıkıcıdır bir bilseniz...

Olaya bir de doktor tarafından bakalım;

Koskoca doktorsunuz veya tıp fakültesinde okuyorsunuz ya, artık başkalarının gözünde "herşeyi biliyor" konumundasınız demektir. Böyle bir konumdayken de size sorulan sorulara cevap vermemek ve anlatılan dertleri çözmemek olmaz. Aksi taktirde kötü doktor damgası yer ve gözden düşersiniz.

Siz olsanız, böylesi bir durumda kendinizi mengeneye sıkışmış gibi hissetmez misiniz?

Ben bu konuda uzman değilim demeniz yetmez, illaki bir cevap vermeniz lazım. Çünkü karşınızdaki kişi ısrarla sormaya devam eder ve sizden gelecek bir cevabı bekler. Siz de ister istemez, genel tıp bilgilerinize dayanarak birkaç kelam etmek zorunda kalırsınız.

İşte bu aşamadan sonra, rahatsızlığı olan kişi risk altındadır. Uzman olmayan bir doktordan aldığı yüzeysel bilgilere güvenerek uzman bir doktora gitmeyen hasta, şayet ciddi ve beklemeye tahammülü olmayan bir rahatsızlığa sahipse, her geçen gün daha fazla risk altına girecek ve belki de bu ihmalkarlığı ölümle sonuçlanabilecektir. Yani, yarım doktor candan edecektir...

Aynı türden sorulara maruz kalan bir başka meslek grubu da hukukçulardır.

Mahkemelerle ya da avukatlarla işi olan insan sayımız oldukça fazla, hukuki işlem ve süreçler ise hayli pahalıdır. Bu nedenle de pek çok insan işini avukatlara gitmeden halletmeye çalışır.

Böylesi durumlarda, özellikle ekonomik durumu iyi olmayanlar için, tanıdık olsun olmasın bir hakim-savcı ya da hukuk fakültesi öğrencisi can simidi gibidir. Hukuki mesele kendisine anlatılır ve alınacak cezaya varıncaya kadar her şey için ondan cevap beklenir. "Hukuk bilimi kendi içerisinde farklı dallara ayrılırmış ve avukat ya da hakim-savcıların herbirinin kendi uzmanlık alanları varmış-yokmuş" kimsenin umurunda olmaz. Yeter ki sorulan sorulara bir cevap verilsin ve yol gösterilsin; sorunu olan için önemli olan budur.

Sonuç mu?

İşin uzmanı bir avukata gitmek yerine rastgele birinden alınan yüzeysel bir bilgiyle hareket etmenin cezasını fazlasıyla yine biz çekeriz...

Son olarak örnek vermek istediğim meslek dalı ise din görevlileridir.

Halkımızın pek çoğunun gözünde, camilerimizde Diyanet İşlerine bağlı olarak görev yapan din görevlileri, dini konularda herşeyi en ayrıntısına kadar bilen alimler olarak görülür. Bu kişilerin dini konularda bilgili olduklarından kesinlikle şüphem yok. Fakat, bu kişilerin sanki birer hadis alimi, tefsirci ya da fakih olarak görülmeleri oldukça yanlıştır. Hal böyle olunca, temel dini bilgi ile ibadetlere ilişkin hususlar dışında herşeyi din görevlilerinden beklememek gerekir. Uzmanlık isteyen konularda ehil olmayanlara soru sormak, soru soranın cehaletini gösterir. Bu tür tavırlarda ısrar etmek ve cevap beklemek bazen hatalı uygulamalara sebep olur ki, (mazallah) yarım hoca dinden eder...

Aslında bütün bu anlattıklarımdan ve verdiğim örneklerden sonra söylemek istediğim şey, bazı şeylerden tasarrufun olmayacağıdır; tıpkı itibardan tasarruf olmayacağı gibi...

Gereksiz tasarruf, israftır...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
MÖNTRÖYLE KANAL İSTANBUL'A VURMAK...
YAVRU VATAN KIBRIS...
BİD'ATLA ÂDETİ KARIŞTIRMAK...
ZAVALLI TETİKÇİLER...
CELLADINA AŞIK MİLLET...
NE ZAMAN İYİ BİR TOPLUM OLURUZ...
BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...