Aydın KIROBALI

KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...

8 Ağustos 2019, Perşembe

     

Şükürler olsun ki, kısmet olursa önümüzdeki birkaç gün içerisinde bir bayrama daha kavuşmuş olacağız.

Eskiden, bayram denilince akla ilk gelen şey çocuklardı. Çünkü, bayramları dört gözle bekleyen ve en saf halleriyle bayramların tadını çıkaranlar onlardı. Onlar için, bayramın hangi bayram olduğunun da pek önemi yoktu.

Çocuklar için bayram günleri, "Birkaç hafta önceden alınan ya da diktirilen elbiselerin giyildiği, dedenin ya da babanın elinden tutarak bayram namazına gidildiği, bayram namazından sonra önce cami avlusunda, daha sonra ise evlerde akraba ve komşularla bayramlaşıldığı, ceplerin ikram edilen şeker ve harçlıklarla doldurulduğu, pazar yerindeki satıcılardan alınan maytapların patlatıldığı ve bunlara benzer daha pek çok güzelliğin yaşandığı özel günlerdi...

Yazımı okuyanlar, "Eskiden böyleydi de, şimdi farklı mı" diye düşünebilirler. Evet, malesef şimdiki bayramlar çok farklı. Bırakın çocukları, büyükler için bile, bayramlar artık eski bayramlarla aynı değil. Daha açıkçası, herşeyin hızla değişip tükendiği günümüz dünyasında, bayramların da tadı kaçtı...

Ne yazık ki, bugünkü çocuklar eski bayramların tat ve duygularından tamamen habersizler. Çocuklar için bayramlar, tatil günleri olmanın ötesinde artık pek bir anlam ifade etmiyor. Bırakınız manasını, kutlanan bayramın ne bayramı olduğunu dahi bilemeyecek kadar yabancılar bu özel günlere...

Bayram için yeni elbiselerin alınmış olması artık onları çok mutlu etmiyor. Çünkü onlar, doyumsuz çocuklar haline geldiler. Her istedikleri alınan, her dedikleri yapılan ve maddi anlamda hiçbir ihtiyaçları bulunmayan bir çocuk için, bayram diye alınan bir kıyafetin ne anlamı olabilir ki...

Biz büyükler ise, hazırcılığa alışmış tembel bireyler olarak, bayramlarda artık tatlılarımızı evde kendimiz yapmayıp dışardan hazır satın alıyoruz. Bayramdan günler önce evlerde yaşanan tatlı hazırlama telaşları artık yaşanmıyor. Dolayısıyla, bayramı hatırlatan bu güzelliklerden de mahrum ettik çocuklarımızı...

Kurban bayramından birkaç ay önce alınan ve onlarla adeta arkadaş olunan kurbanlık koyunlar artık yoklar. Çocukların, kurbanlık hayvanlar ve kurban adına yapılan iş ve faaliyetlerden zerre haberleri olmuyor. Onlar, kurban etini ancak sofraya konduğunda gören bireyler haline geldiler. Hal böyle olunca da, bazılarının kendilerine sundukları yanlış ve eksik bilgiler sebebiyle, kurban kesme ibadetini artık bir vahşet olarak görmeye başladılar.

Benim çocukluk yıllarımda, kurbanlık koyunumuzu bayramın bir kaç ay öncesinde satın alırdı babam. Onun bayrama kadar olan bakımını kardeşlerimle beraber biz üstlenirdik. Evimizin hemen önündeki çayda ya da kırlarda gezdirir ve taze otlarla beslerdik koyunumuzu. Sanki bir arkadaş gibi onunla oyunlar oynardık. Birkaç aylık süre içerisinde birbirimize o kadar çok alışırdık ki, onun bayramda kesilecek olması bizi çok üzerdi. Bu nedenle de, "Kesmesek te, onun yerine kasaptan et alsak olmaz mı?" diye sürekli babamıza sorardık. Biz bu soruyu ne zaman sorsak, babam bize kurbanla ilgili bilgiler içeren bir sürü şey anlatırdı.

Babamın ve diğer büyüklerimizin kurbanla ilgili bize anlattıklarını, sanki bugün gibi hatırlıyorum;

" Hayat bir imtihandır ve bu hayatta imtihanların en büyüklerine tabi tutulanlar ise peygamberlerdir. Fakat, Hz. İbrahim’in ve oğlu İsmail’in imtihanı, en büyük imtihanlardan biridir.

İbrahim Peygamber birgün rüyasında kendisine oğlu İsmail’in kurban edilmesinin emredildiğini gördü. Yaşlılık devresinde sahip olduğu ve çok sevdiği biricik oğlunun Allah'tan gelen kurban edilme emrine tereddütsüz riayet etti. Bu emri oğluna haber verdiğinde ise, çocuk yaştaki Hz. İsmail de Allah'ın kendisi hakkındaki emrine derhal boyun eğdi. Böylelikle, her ikisi de kendileri hakkındaki sınavı geçmiş oldular. Yüce Allah, onların bu fedakarlık ve teslimiyetleri karşısında, Hz. İsmailin yerine kurban etmesi için, bir koçu Hz. İbrahim'e hediye olarak gönderdi.

Hiç şüphesiz ki, Hz. İbrahim ve İsmail’in Allah'ın emrine tereddütsüz kabul ve riayet etmeleri, insanlık tarihinin en büyük fedakarlık ve teslimiyet örneklerinden biridir.

Yüce Allah elbette insanların kurban edilmesini istemez. Rabbimizin bu çetin imtihandaki maksadı, onların fedakarlıklarının ve teslimiyetlerinin derecesini ölçmekti. Onlar bu sınavı başarıyla geçtiler.

İşte kurban da, biz kulların mal ve parayla imtihanıdır. Oğlunu kurban etmeyi göze alabilen Hz. İbrahim gibi, Allah’ın bize verdiği nimetlerin bir şükrü olarak, bir koyunu bile kurban edip edemeyeceğimizin imtihanıdır...

Aslında bütün ibadetler, emirler ve yasaklar, biz kullar için birer imtihandır. Yani, Allah'a olan itaat ve şükrün ortaya konulmasıdır.

İşte bu sebeplerle, Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek ve O'na daha da yakınlaşmak maksadıyla her yıl kurban kesiyoruz.

Umarız Hz. İbrahim ve İsmail gibi bizler de imtihanlarımızdan başarıyla geçer, Allah'ın lütfuna mazhar oluruz."

Bugün malesef, bizlere kurbanı böylece  anlatacak ve yaşatacak eski babalar ve dedelerden çok fazla kalmadı.

Ellerinden tutup camiye gittiğimiz dedeler geçmişin tozlu sayfalarında kaldılar.

Çocuklar kurbanı yaşayıp hissetmiyorlar ki anlamını tam olarak bilebilsinler. Onlar, Kurban ya da Ramazan Bayramlarını tatil ve gezmeye gidilecek günler olarak biliyorlar artık.

Malesef ki, günümüz bayramlarında eskisi gibi akraba ve büyükler ziyaret edilmez oldu. Ne hazindir ki, bayram gibi önemli günlerde büyüklerin ziyaretlerine gitmek yerine, onları telefonla aramanın ya da ağdalı sözlerle mesajlar göndermenin dini bir görev olduğunu sanmaya başladık. Pek tabi ki, çocuklarımız da  büyükleri gibi davranmaya başladılar. Çünkü çocuklar, sözleri değil izleri talip ederler...

Artık, büyükler için kurban telaşı diye birşey söz konusu bile değil. Çünkü, bayram geldiğinde, günler öncesinden bir marketle adlarına kurban kesilmesi konusunda anlaşılmış ve bir miktar et kendileri için çoktan ayrılmış oluyor.

Dini duyguları biraz daha zayıf olanlar ise, kurban kesmeyi bir kenara bırakın, "Kurbanın bir vahşet olduğu, kurban kesmek yerine yoksullara yardım etmenin yeterli olacağı ya da bir derneğe bağışta bulunmanın bile kurban sayılacağı" gibi ardına sığınacakları pek çok uyduruk düşünceyi epeydir savunmaya başladılar.

Halbuki Kurban kesmek Allah'ın bize emrettiği bir ibadettir. Kurban, adayışın ve adanılışın diğer adıdır. Allah'a ulaşacak olanlar, kesilen kurbanların ne etleri ve kanlarıdır. Allah'a ulaşacak olan Allah'ın emri karşısındaki bizim iyi niyet ve samimiyetimizdir. (Hac-37)

Haşa, Allah'ın bizim kestiğimiz kurbanlara ihtiyacı mı var?

Haydi gelin, bu yıl hep beraber biraz daha farklı bir kurban yaşıyalım. Kestiğimiz kurbanların yanında;

- Kibrimiz tevazuya,

- Irkçılık insanlığa,

- Ayrımcılık birliğe,

- Savaşlar barışa, kurban olsun...

Esen kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...