Aydın KIROBALI

BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...

4 Nisan 2019, Perşembe

     

Yaklaşık dört aydan beri süregelen seçim hengamesi nihayet sona erdi ve halkımız belediye başkanlarını seçti. Seçim kurullarının ilan edeceği nihai kararlar sonrasında kazanan adaylar mazbatalarını alıp görevlerine başlayacaklar. Kazanan adayları tebrik eder, memleket ve milletimiz için güzel hizmetler yapmalarını dileriz.

Yeni başkanların göz önünde tutmaları gereken en önemli hususlardan biri, artık partilerinin değil, seçilmiş oldukları il, ilçe ve beldelerin belediye başkanları olduklarıdır. Dolayısıyla, hizmet sunumunda partizanlık yapmak yerine, tarafsız bir tavırla herkese eşit mesafede olmaları gerektiğini asla unutmamalıdırlar.

Neden mi?

Çünkü, nasıl ki vergiler toplanırken şu partiden ya da bu partiden denilmeyip herkese eşit muamele yapılıyorsa, toplanmış vergilerden oluşan bütçelerle hizmet sunan yerel yönetimlerin de, hizmet sunumunda objektif ve tarafsız davranmaları esastır.

Önceki görevleri ne olursa olsun, artık birer idareci olan belediye başkanlarının, aslında çok büyük bir emanetin sorumluluğu altına girdiklerini asla akıllarından çıkarmamaları gerekir. Çünkü onlar, mülkün sahibi değil emanetçileridir.

Bu hususa ilişkin olarak, Şeyh Edebali'nin yöneticilere ait şu sözleri ne kadar manidardır:

"Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak mal değildir.

Bey, memleketten öte değildir.

Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın."

Öte yandan, Yüce Kitabımız Kuranı Kerimde yer alan ve rehber mahiyetindeki şu beş prensibin, yöneticilerimiz için çok önemli olduğunu düşünmekteyim;

1- Adalet, 2- Emanet, 3- Ehliyet, 4- Meşveret, 5- Maslahat

Şimdi gelelim bu prensiplerin açıklanmasına;

Adalet, herkese eşit mesafede olmak demektir.

Az önce kısmen açıklamasını yaptığım bu prensibe göre, bir belediye başkanı yetki alanında yaşayan her görüşten, cinsiyetten, yaştan, milliyetten ve dinden insana karşı eşit bir muamele içerisinde olmalıdır. Çünkü, yönetilenler yönetenlerin güvencesi altındadırlar. Hiçbir yönetici, yönetimi altında bulunanlara karşı zalim olamaz.

Yunus Emre'nin şu sözü ne kadar da manidardır;

"Zulm ile abad olanın, akıbeti berbat olur."

Emanet, tüm makamları geçici görmek demektir.

Bu ilkeye göre, diğer tüm dünyevi makamlar gibi, belediye başkanlığı makamı da geçicidir ve emanettir. Emanete hıyanet etmenin vebalini bilen bir belediye başkanı, emanet olarak aldığı makama ait yetkilerin kullanılmasında çok dikkatli davranmalı ve harcamış olduğu her kuruşun içinde tüyü bitmemiş yetimlerin haklarının bulunduğunu unutmamalıdır.

Ehliyet, emaneti layık olana vermektir.

Bu prensip, belki de yöneticiler için en önemli prensiplerin başında gelmelidir. Seçilmiş olan bir belediye başkanı bütün işleri kendisi yapamayacağına göre, kendisine bağlı bir sürü yönetici atayacaktır. İşte burada çok dikkatli davranılması, işlerin ehil olanlara verilmesi elzemdir. Çünkü, başkanın atamış olduğu alt kademelerdeki yöneticiler, tutum ve kararlarından tek başlarına sorumlu olmayıp, bu sorumluluklara bizzat başkan da ortak olacaktır. Hiçbir yönetici, emri altında çalışanların hatalı ve yanlış davranışlarından dolayı masum olamaz. Bu nedenle de, belediye başkanlarının emri altında çalışan yöneticilerin ehliyetli, adil ve merhamet sahibi olanlardan seçilmesi, iyi bir yönetimin olmazsa olmaz koşullarındandır.

Meşveret, ortak akıl ile yönetmek demektir.

Belediye başkanları da dahil olmak üzere her yöneticinin, alacak oldukları önemli kararlarda ehil, tecrübeli ve bilen insanlara danışmalarında büyük faydalar vardır. Çünkü, her ne kadar nihai kararların çoğu belediye başkanlarının bizzat kendilerince alınmakta ise de, başkalarına danışarak alınacak kararlarda hata riski daha az olacak ve sonuçlarından da daha az sorumlu olunacaktır.

Unutulmamalıdır ki;

Başta istişare etmezseniz, sonra ikna etmeye çalışırsınız...

Maslahat, şahsi menfaatini değil, kamu yararını gözetmek demektir.

Yazımın önceki bölümlerinde bahsettiğim gibi, belediye başkanları kendilerine sunulan makamların sahibi değil, emanetçileridirler. Bu bağlamda, yetkilerini kullanırken de mülkün sahibinin halk olduğunu asla gözden uzak tutmamalılardır. Kişisel menfaatlerini kamunun yararından üstün tutan belediye başkanları, bu tutumlarının karşılığını siyaseten olduğu gibi, işin mahiyetine göre, cezai olarak ta vereceklerini asla unutmamalıdırlar.

Değerli Okurlarım,

Belediye başkanları, halkın taleplerini görmemezlikten gelen bir yönetim tarzı sergilememelidirler. Halka rağmen halk yönetilmez. İradeleriyle belediye başkanlarını seçen halk, aslında kendilerinde olan bir yetkiyi belli bir süre için belediye başkanlarına devretmiş olsalar bile, yöneticilerin icraatlarının denetçileri ve takipçileri olarak her zaman en güçlü konumdadırlar.

Halk, aslında çok birşey istemez belediyeden ve başkanlardan. Bilirler ki, A şahsı ya da partisi gelse de, B şahsı ya da partisi gelse de çok birşey değişmeyecektir. Çünkü, kullanılan yetkilerin sınırı büyük ölçüde yasalarla belirlenmiştir. Bu yetkilerin dışına çıkmak ise zaten suçtur.

Peki o zaman, halkın belediyelerden ya da başkanlarından istek ve beklentileri nelerdir?

En başta, ulaşılabilir bir belediye ister halk; derdi olduğunda derdini dinleyen, çözülebilecek küçük sorunlarını çözen ve kendini insan yerine koyan yöneticiler ister.

Halk, samimiyet ister; verilen sözlerin tutulmasını ve dürüst davranılmasını bekler, atlatılmayı ve kibiri hiç sevmez.

Bu nedenle, belediye başkanlarının en büyük   sloganları "Tavazu, samimiyet ve gayret" olmalıdır.

Son olarak, halkın takipçisi olduğu en önemli hususlardan biri, finansın doğru kullanılıp kullanılmadığıdır. Halk israfı sevmez. Bu nedenle, belediyeler her akıllarına esen işi yapamazlar. Aksi halde, "Kimin parasını harcıyorsunuz, bu para benim" deyip, hesabını sorar halk.

Son söz;

Her türlü zorluğu ve sorumluluğuna rağmen zevkli bir iş olan belediye yöneticiliği, bir o kadar da veballi bir iştir. "Ateşten gömlek giymek" tabiri, tam da belediye başkanları için söylenmiş bir söz gibidir...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...