Aydın KIROBALI

YALVARIRIM BİRAZ NEFES...

10 Aralık 2020, Perşembe

     

Bu günlerde herkesten ve herşeyden korkar olduk. Virüs kapma, hasta olma ve hatta ölüm korkusu bir taraftan; işsizlik, aç kalma ve gelecek korkusu ise diğer taraftan hepimizi esir aldı. Coronavirüs yüzünden adeta feleğimiz şaştı...

Öyle bir hale geldik ki, eskiden en küçük rahatsızlığımızda koşa koşa gittiğimiz hastanelerin sokağından bile geçmek istemiyoruz artık. Başı ağrısa doktora koşan hastalık hastası insanlardan eser kalmadı ve hastanelerin bekleme salonları şimdilerde bomboş. Zorunlu olarak işi düşenler, işleri biter bitmez kaçarcasına uzaklaşıyorlar hastanelerden. Açıkçası, bugünlerde kimse hasta olmak istemiyor...

Hasta olma korkusu ile hastaneye gitme korkusu iç içe geçmiş vaziyette. Bel tutulması veya baş ağrısı gibi rahatsızlıkları bırak, kalp çarpıntısının bile neredeyse hiçbir önemi kalmadı artık. Çünkü her hastalığın yolu hastaneden geçiyor ve hastaneye gidip virüs kapma korkusu hepimizi tedirgin ediyor. "Biz kurallara uysak bile başkalarının uymayabileceği" endişesini, ister istemez hepimiz taşıyoruz...

Aslında bu kadar korkmakta haksız da değiliz. Sanırım, çok acil olmadıkça ya da bıçak kemiğe dayanmadıkça, hastaneye gitmemek virüsten korunmanın en kolay yollarından biri.

Sakın aklınıza "Eğer insanlar mecbur kalmadıkça hastanelere gitmiyorlarsa, artık hastaneler de boştur" gibi bir düşünce gelmesin. Tam tersine, bugünlerde hastaneler koronavirüs hastaları yüzünden daha önce hiç olmadıkları kadar dolular. Böyle olunca da, malum virüsün en fazla bulaşma riskinin olduğu yerlerin başında hastaneler gelmekte.

Hal böyle iken, bazı insanlar var ki hasta olmadıkları halde günlerini hastanede geçiriyorlar. Yani bu insanlar, bile bile lades diyorlar.

Bunlar kimler mi?

Tabi ki her kademeden ve sınıftan sağlıkçılar...

Koronavirüs pandemisi nedeniyle milyonlarca insan evlerinde kalırken, normale göre iş yükleri kat be kat artan yüzbinlerce sağlık personeli gece gündüz demeden fedakarca çalışıyorlar.

Kovid-19 tanısı veya şüphesi olan hastalarla yakın temas halinde çalışan bu insanlar, tedbir amaçlı kullanmak zorunda kaldıkları tulum, önlük, maske, eldiven, gözlük ve siperlik gibi koruyucu malzemelerle saatlerce hastalara nefes oluyor ve yorulduklarında da ancak hastane koridorlarındaki sandalyeler üzerinde ya da yerlerde dinlenebiliyorlar.

Olası bulaşma riskine karşı gün boyu izole vaziyette çalışan sağlıkçılar, günlerce evlerinden ve ailelerinden ayrı kalıyor, çocukları, eşleri ve anne babaları ile ancak telefondan hasret gidermeye çalışıyorlar.

Bütün bu sıkıntıların ötesinde, özellikle yoğun bakım ünitelerinde görev yapan sağlıkçılar için durum daha da vahim. Bu insanlar, çektikleri fiziki sıkıntılar yetmiyormuş gibi, neredeyse her gün, vicdanları kanatan ve kalpleri titreten pek çok hadise ile karşı karşıya kalıyorlar.

Daha iki gün önce yürüyerek hastaneye gelen insanların, "Yalvarırım biraz daha nefes" diye diye, ızdıraplar içerisinde can vermelerinin bir sağlık personeli üzerinde bıraktığı travmayı hesap edebiliyor musunuz?

Size, hasta ve yoğun bakım odalarında yaşanan dramların hangi birini anlatsam ki;

Artık konuşamadıkları için, elleriyle yazdıkları son mektupların ailelerine teslim edilmesini isteyen hastaların halini mi?

Telefonla da olsa, son bir kez olsun ailelerini görebilmek için sağlık personeline yalvaran insanları mı?

Ölüm korkusuyla, "Ne olur yanımdan ayrılmayın" diyerek hemşirelerin ve hasta bakıcıların saatlerce ellerini bırakmayanları mı?

Sağlıkçıların şahit oldukları bütün bu dramlar yetmiyormuş gibi, nadiren de olsa eve gitmelerine izin verildiğinde, sanki suçlularmış gibi davranan komşularıyla göz göze gelmemek için kaçarcasına evlerine girmelerine ne demeli? Siz bu duyguyu hiç yaşadınız mı?

Biz evlerimizde olmaktan bile sıkılmışken, o kahraman sağlık neferleri tahmin bile edemeyeceğimiz türlü zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar.

Aslında tek sıkıntı çekenler ve risk altında çalışanlar sadece sağlıkçılar olmayıp, polisler, din görevlileri, hastanede çalışan temizlik personeli ve güvenlikçiler gibi daha pek çok insan da benzeri sıkıntıları yaşıyor. Fakat pandemi ile mücadeledeki aslan payı hiç kuşkusuz ki sağlıkçılara aittir. Şüphe yok ki onların gösterdiği kahramanca mücadele, tarihe altın harflerle yazılacaktır...

Belki bilmeyenleriniz vardır; bu dönemde sağlıkçıların izinleri iptal edildi, emekli olmaları yasaklandı ve en kötüsü de bu amansız salgına yenik düşüp hayatlarını yitirenler oldu.

O halde, coronavirüs salgını ile mücadelede vatandaş olarak üzerimize düşenleri yapmayıp, dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığımız her an, gecesini gündüzüne katarak mücadele verenlerin emeklerine saygısızlık etmiş oluyoruz. En azından bu kahramanlara saygı için, lütfen biraz daha sabır ve dikkat...

Pandemi sürecinde canları pahasına fedakarca çalışan, başta sağlıkçılar olmak üzere, her kesimden kamu görevlisinin maddi manevi haklarının teslimi açısından devlete bazı görevler düştüğüne inanıyorum. Covid-19'u bir meslek hastalığı olarak kabul etmenin ve daha önce söz verilen 3600 göstergeyi hayata geçirmenin tam zamanıdır. Haydi babalık yapmaya...

Esen Kalın... 



Yazarın Tüm Yazıları
SAHİPSİZ MEMLEKETİM...
BAZEN KANUN SUSAR İNSANLIK KONUŞUR...
ÖTEKİLEŞTİR(ME)...
KATAR SİZE NE YAPTI...
SEL GİDER KUMU KALIR ...
SENİ TUZ KADAR ÇOK SEVİYORUM...
KÖR DEĞİLLER, NİYETLERİ BOZUK...
FAZLA NORMALLEŞMEYİN, ÖLÜRSÜNÜZ...
DİKKAT! HER YAHUDİ SİYONİST DEĞİLDİR...
FİTNE, FÜCUR, DEDİKODU; YOK YOK ...
PLASEBO ETKİSİ...
PATATESTEN DOĞAN DOSTLUK...
MÖNTRÖYLE KANAL İSTANBUL'A VURMAK...
YAVRU VATAN KIBRIS...
BİD'ATLA ÂDETİ KARIŞTIRMAK...
ZAVALLI TETİKÇİLER...
CELLADINA AŞIK MİLLET...
NE ZAMAN İYİ BİR TOPLUM OLURUZ...
BAZI ŞEYLERDEN TASARRUF OLMAZ...
CEMRE DÜŞSÜN GÖNLÜMÜZE...
KAVANOZU KİM SALLADI...
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ GERÇEĞİ...
AYDIN'A KAR YAĞARSA...
CORONADAN DA BETER...
FUTBOLUN ADALETİ "VAR" MI?
BİR BOĞAZİÇİ HATIRASI...
SİYASET VE MEDYA ELİYLE KUTUPLAŞMA...
PANDEMİDE İNSANLIK TESTİ...
YEMİN OLSUN ZEYTİNE...
BOYAYI MI BEĞENMEDİN BOYACIYI MI...
YALVARIRIM BİRAZ NEFES...
SİZ BİZİ ASLA SEVEMEZSİNİZ...
ZAMANLA İMTİHAN...
PARA-TESTAN MÜSLÜMANLIK...
İT KOVAR GİBİ...
AHLAKSIZLIK VE CEHALET ÖLDÜRÜR...
HU DÖNÜŞÜ...
VERDİKÇE VERİYOR RABBİM...
MESELE AĞAÇ DEĞİL, VATAN...
HEM KEL, HEM FODUL BİR MİLLET...
HER SAKALLIYI HOCA SANMA...
DÜŞÜN ARTIK ATATÜRK'ÜN VE DİNDARLARIN YAKASINDAN...
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR...
RUHUNUZU DA FİTNESE SOKUN...
BÜYÜK RESMİ ISKALAMAYIN...
EGENİN YAZLIK SOKAK KAHVEHANELERİ...
ÇÖP KAMYONU İNSANLAR...
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE...
AYASOFYA; BİR CAMİDEN FAZLASI...
PABUCU DAMA ATILASICALAR...
KADER MAHKUMLARI...
DİKKAT! FİLM İÇİNDE FİLM VAR...
UNVANIN SANA KALSIN, BANA İNSANLIĞIN LAZIM...
BİR MEYVEDEN ÖTESİ...
KIRIK CANLAR TEORİSİ...
MABEDİME NAMAHREM ELİ DEĞDİ...
EDEPSİZ YAPILAN İYİLİK, KÖTÜLÜKTÜR...
BİR KEREDEN ÇOK ŞEY OLUR...
BAZI ŞEYLERİN FİYATI OLMAZ...
OLANA DA OLMAYANA DA ŞÜKÜR...
KOBRA ETKİSİ...
VURUN ABALIYA...
KORONADAN KORUNALIM...
İNADINA GÜLÜMSE...
HEPİMİZ KORONAYAK OLDUK..
BU DA GEÇER YA HUU!...
VATAN BU KADAR UCUZ MU?
SURİYE'DE NE İŞİMİZ Mİ VAR?
VAKIF MALI ALLAH'IN MALIDIR...
İMDAAAT! BATIYORUZ...
HER MÜZİK GIDA DEĞİLDİR...
YOK, DEVE...
AKBABALAR...
SİLAHSIZ TERÖRİSTLER...
HIRSIZLIKTAN DA ÖTE...
ŞEYTANIN OYUNU..
ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR...
NE GÜNLERE KALDIK EY GAZİ HÜNKAR...
ZAMAN TÜNELİ...
BAZEN DİKİZ AYNASINA BAKMAK GEREKİR..
BİR KÜLTÜR EKONOMİSİ ÖRNEĞİ OLARAK EGE İLLERİ TANITIM GÜNLERİ...
HAD BİLDİRME HADSİZLİĞİ...
ÇAKIRBEYLİ ORGANİK KÖY PAZARI...
HERŞEY ZIDDIYLA KAİMDİR...
BİR BOZKIR KASABASINDAN BAŞKENTE...
ASLA PES ETME...
EVDEKİ ÖTEKİ ODA...
KAHPE İÇERDEN OLUNCA...
MUTLULUĞUN ANAHTARI; KANAAT..
BİLMEK YETMEZ, SÖYLEMEK LAZIM...
BAŞKASI OLMA KENDİN OL...
KİRPİ OKU MESAFESİNDE SEVGİ...
EYLÜL'DE GEL...
ÖN YARGI YA DA YARGISIZ İNFAZ...
Yaz sıcağında kar keyfi...
Duyarsızlık mı, hoşgörü mü...
KURBANLA ALLAH'A YAKLAŞMAK...
PİZZACI MUSTİ...
MAKAMLAR MİHENK TAŞIDIR...
YERYÜZÜNDEKİ MELEKLER...
"KEŞKE"LERE TAKILMADAN "İYİ Kİ"LERLE YAŞAMAK...
Küllerinden doğan ülke; Polonya
SABIR OLGUNLAŞTIRIR, ŞÜKÜR TATLANDIRIR...
KELEBEK ETKİSİ; GÜL Kİ DÜNYA GÜLSÜN...
GENCER; YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEK...
HER GECEYİ KADİR BİL...
ORUCA FARKLI BİR BAKIŞ; OTOFAJİ...
HIRSIZ VAR !!!
YENİ BİR KURTLA KUZU HİKAYESİ: VENEZUELA...
ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR...
BAZI ÖLÜMLER İTİBARLIDIR...
DİNİME KÜFREDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
SENİN OY KAÇA GİTTİ...
BİR BELEDİYEYE BAŞKAN OLMAK...
GÖNLÜM EGE'DE KALDI...
BİZE ÇOK AYIP ETTİLER(!)
SEÇİM AHLAKI, AHLAKIN SEÇİMİ...
MODERN YÖNETİMİN DEĞİŞEN KODLARI...
İNGİLİZCEYE NEDEN FRANSIZIZ...
EĞİTİME MUHTAÇ EĞİTİMCİLER...
ZEHİRLİ EKMEK...
HER YASAL HAK, HELAL DEĞİLDİR...
KUTSALLARI SÖMÜRMEK...
DEVLET BABADIR...
SEÇMEN NELERDEN ETKİLENİR...
TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNMAK...
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM ...
HAD BİLMEK VE HAD BİLDİRMEK...
ÖNYARGI VE YARGISIZ İNFAZ...
SAATLER MİDİR ZAMANI BELİRLEYEN, YOKSA BİZ Mİ?
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
Merhamet edin ki merhamet bulasınız...
İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız onlarla birlikte yürüyün...
ŞEYTAN İŞ BULAMAYINCA KÜLÜ KARIŞTIRIRMIŞ...
AHLAK CAN ÇEKİŞİYOR...
ANDIMIZ ÜZERİNE BİRKAÇ TAHLİL...
FARKEDİLMEK İÇİN DEĞİL, FARK YARATMAK İÇİN ÇALIŞIN...
PATLAMAYA HAZIR BOMBA: BALKANLAR...
GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İNSANLARI...
BOYLARI KÜÇÜK, KALPLERİ BÜYÜK İNSANLAR ÜLKESİ: VİETNAM... (Aydın Kırobalı - Perşembe)
FARKLI İNSANLAR VE FARKLI BİR KÜLTÜR: TAYLAND
ÖNCE ŞÜKÜR BİTTİ...
ÇİNE'NİN YOLLARI TAŞTAN...
BARDAĞI ARADA BİR YERE BIRAKIN...
AYAKLAR GİDER, YÜREK KALIR...
İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR...
HERKES BİRGÜN HESAP VERECEK...
EŞİTLİK Mİ, ADALET Mİ...
YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN BİRKAÇ TEMEL UNSURU...
SİYASETTE ÖNCELİK MESELESİ...
BAZEN SUSMAK DA VEBALDİR...
ŞİMDİ HESAP KİTAP ZAMANI...
GERÇEK KANDIRILANLAR...
ÖNCE DUYGULAR BİTTİ, SONRA BAYRAMLAR GİTTİ...
BEN PARTİ TUTMAM, PARTİ BENİ TUTAR...
(Bir Kısım Ülkücüler) DÜŞMANA YAKIN, DOSTA IRAK...
ORUÇ: KARNI AÇ, KALBİ TOK TUTMAK...
SİYASETTE KATAKULLİ..
SPORDAN ÖTE BİR ŞEY; FUTBOL...
BALKANLARDAKİ TÜRK İZLERİ...
ACİLEN ERKEN SEÇİM...
TUTARSIZLIKTA İSTİKRAR...
ARTIK, İPİN UCU BİZDE...
NE SÖMÜRDÜK, NE DE SÖMÜRÜLDÜK...
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMDUR...
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ...
SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR...
GELECEĞİMİZE BETON DÖKTÜK...
HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ...
SERVET VE ŞÖHRET DÜŞKÜNLÜĞÜ...
HELVA YAPACAK USTA YOK...
FETÖ TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?
ZEYTİN DALI GEVREK OLUR...
Ege'de ve Egeli olmak...
İRAN OLAYLARI ÜZERİNE BİR TAHLİL...
TÜRKİYE NERE, SEVAKİN NERE...
PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEYEN HRİSTİYAN...
BİR KRİPTO HİKAYESİ...
REAKSİYON MU, AKSİYON MU? (KUDÜS)
EMPATİ, SEMPATİ VE HOŞGÖRÜ...
Başkalarının gözünden Aydın...
O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler...