Av. Elif UÇAN AYDIN

KORUMA KARARI VE İHLALİ

4 Ağustos 2021, Çarşamba

     

KORUMA KARARI VE İHLALİ

Bu haftaki yazımızın konusunu şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi altında olan kadın, çocuk ve aile bireylerinin korunmasına dair kullanım alanı bulmuş uzaklaştırma koruma kararları oluşturmaktadır.

Son yıllarda şiddet yönünde gelişen eylemlerin artmış olması ile 6284 sayılı Kanun çerçevesinde bir takım düzenlemeler hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede öncelikle yasa kapsamında ele alınan kavramların açıklanmasında fayda bulunmaktadır. Yasaya göre şiddete doğrudan veyahut dolaylı olarak maruz kalmış olan ya da böyle bir tehlike altında bulunan kimseler mağdur olarak adlandırılmaktadır. Burada şiddet olarak ifade edilen husus kadına ve aileye yönelik şiddettir.

Şiddete maruz kalan veyahut bu anlamda mağdur sıfatı taşıyan kimseler kendi can güvenlikleri, fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini koruyabilmek adına koruma kararı alabilmektedir. Bu anlamda alınan kararlar tedbir kararı niteliğindedir. Dolayısıyla durumun delillendirilmesi gerekmeksizin koruma kararı alınabilmektedir. 6284 Sayılı Kanunu’nun 8/3. Maddesi gereğince;

“Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.”

Bunun için mevcut durumun yalnızca mağdur tarafından dile getirilmesi gerekmemektedir. İlgili makam ve mercilere herkesin bildirim yapması mümkündür. Ve yine ihbarın konusunu fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik gibi her türlü şiddet oluşturmaktadır.

Kanun çerçevesinde verilen tedbir kararları acele iş niteliğindedir dolayısıyla ilgiliye tefhim ya da tebliğ edilmemiş olması kararın uygulanmaması anlamına gelmeyecektir. Her tedbir kararı verildiği tarihten itibaren uygulanmaya başlayacaktır. Bu nedenle hakkında karar tesis edilen kimsenin mutlak suretle bu karara uygun davranması gerekmektedir. Örneğin; şayet ortak konuta yaklaşmamaya dair bir karar alındıysa kişinin o eve yaklaşmaması gerekir. Bunun haricinde iletişim kanalları ile de rahatsız etmemeye dair karar alınabilir. İlgilinin mağdur ile hiçbir şekilde iletişime geçmemesi gerekir. Bu durum yalnızca ilgilinin kendi telefonu üzerinden yaptığı iletişimler için geçerli değildir. Bir başkasının telefonu, maili, sosyal medya hesapları ya da açılmış sahte hesaplar gibi araçlar üzerinden de iletişime geçilemeyecektir. Müşterek çocuklar ile görüşmek veyahut iletişim kurmak için dahi mağduru arama ya da eve gitme durumu söz konusu olmayacaktır. Bu noktada mahkemenin çocuk ile görüşme bakımından karar tesis etmesi mümkündür. Çocuğun nerede, ne şekilde görüleceğine; teslimin nasıl olacağına dair karar verme yetkisi mevcuttur.

İlgili kişinin tedbir kararına aykırı davranması halinde uygulanacak durumlar da yine kanun kapsamında düzenleme altına alınmıştır. kararın tefhim ya da tebliği neticesinde tedbir kararına aykırı davranan ilgili hakkında zorlama hapsinin uygulanması söz konusudur. Tedbir kararına aykırılık halinde, şiddet mağduru kimse Aile Mahkemesi’ne şikayette bulunacaktır. Bunun üzerine şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsine hükmedilir. Bu karar şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Kararın kendisine tebliğ olunması üzerine şiddet uygulayan kimsenin tefhim ya da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Aile Mahkemesine itiraz etme hakkı mevcuttur. Zorlama hapsinin uygulanabilmesi için; şiddet uygulayan hakkında önleyici/koruyucu bir tedbir kararı verilmiş olmalıdır. Söz konusu karar da zorlama hapsinin uygulanacağına dair ihtar yer almalıdır. Kararın ilgili kişiye tefhim ya da tebliği söz konusu olmalıdır. Söz konusu tedbir kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Ve nihayetinde ilgilinin karara aykırı davranması gerekmektedir. Bu durumda şiddet uygulayan kimse hakkında 3-10 güne kadar zorlama hapsine karar verilebilecektir. Durumun tekrarlanması halinde ise hapis süresi 15-30 gün arasında değişecektir. Zorlama hapsi kararının uygulanabilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir. Verilen hapsi cezaları kapalı ceza infaz kurumlarında infaz olunmaktadır. Erteleme, tekerrür, koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu değildir. (ELİF UÇAN AYDIN)