Tuncer ALTINTAŞ

Neşe dolamıyor insan...

28 Nisan 2017, Cuma

     

Çocukluğumuzda bize öğretilen bir slogan vardı. “Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan” diye. Geçtiğimiz Pazar günü 23 Nisan’dı. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ulu önder yüce Atatürk’ün çocuklara hediye ettiği bayram. Ama ne yazık ki artık neşe dolamıyor insanlar…

Dünyanın hangi ülkesinde çocuklar daha okula gitmeden işe gitmeye başlar. Ve hangi ülkesinde hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalıştıkları o işlerde can verirler? Bu ülkede doğan her üç çocuktan ikisi çocuk işçi olmaya aday. Son dört yılda suça sürüklenen çocuk sayısı 300 bini buldu.

Türkiye’de çeşitli sebeplerden hayata gözlerini yuman çocuk sayısı her yıl 400’e yakın…

En son resmi verilere göre, bir yılda çocuğa yönelik cinsel saldırı sayısı ve suç davası 18 bin OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğu alanında bir numarayız.

Nüfusunun yüzde 30’u çocuk olan Türkiye’de çocuğa ayrılan sağlık ve sosyal hizmetler harcamaları Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 1,3’ü.

Günümüzün en büyük problemlerinden biri belki de çocuk işçiler…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu büyük problemi görerek 2018 yılını çocuk işçiliğiyle mücadele yılı olarak ilan etti. Bir eylem planı hazırlayan bakanlık, çocuk işçiliğine karşı iş yerlerinin ve tarlaların denetlenmesinden okuldaki devamsızlık takibine kadar uzanıyor. Yine aynı eylem planına göre çocukların çalışmasında temel neden yoksulluk olarak görülüyor. Kayıt dışı çalışan küçük iş yerleri çocuk işçilere yoğun talep gösteriyor. Bu da çocuk işçiliğinin diğer bir nedeni olarak ortaya çıkıyor. İş yerlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, küçük iş yerlerinin ekonomik ve teknik imkanlarının yetersiz oluşu, bazı ailelerin çocuklarının meslek sahibi olabilmesi için iş yerlerinden talepte bulunması gibi nedenler, küçük iş yerleri tarafından çocukların ucuz ve kayıtsız iş gücü olarak görülmesine ve kullanmasına neden oluyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukların bayramı olarak açıkladığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı'nı kutladığımız bu günlerde Türkiye’de ne kadar çocuk işçi çalışıyor? Atatürk’ün ‘Bugünün küçükleri yarının büyükleri” olarak nitelendirdiği çocukları, bugün neler yapıyor?

TÜİK’in açıkladığı istatistiklere göre Türkiye’de 15-17 yaş arasında 3 milyon 944 bin çocuk var, bunun 2 milyon 21 bini erkek, 1 milyon 923 bini kızlardan oluşuyor. 2016 yılında istihdam edilen 15-17 yaş arasındaki çocuk sayısı 709 bini bulmuş durumda. Türkiye’de çalışma hayatında yaklaşık iki milyon çocuk olduğu raporlarda belirtiliyor. Yine aynı raporda : “Türkiye’de çocuk işçi sayısına ilişkin güncel veriler sadece 15-17 yaş grubunda olan çocuk işçiler için mevcuttur. 15 yaş altı ve tarımsal alanlarda mevsimlik olarak çalışan çocuklara ilişkin veriler bulunmamaktadır.

Ayrıca mesleki eğitim alan özellikle turizm sektöründe uzun saatler çalıştırılan stajyerler, yani çocuk işçiler ve çocuk işçiliği sayabilecek uygulamalar ile çıraklık eğitimi alanlar resmi olarak çocuk işçi sayılmamaktadırlar. SGK’nın yayımlamış olduğu verilerde ise çırak işçi sayısı oldukça yüksektir.

Ülkemizde çalışan çocuk sayısının yaklaşık 2 milyona yaklaştığını söyleyebiliriz. Çocuk iş gücü kır ve kent ayrımında farklı biçimlerde istihdam edilse de çocuklar kentlerde de kırlarda da kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Çocuk işçilerin %78 ‘i kayıt dışı istihdam ediliyor. 15-17 yaş arasındaki çocukların 558 bini kayıt dışı çalıştırılırken, 150 bini sigortalı çalışmaktadır. Yani çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışıdır” denilmektedir. Türkiye’de çocukların yoksulluk oranı % 25,3 iken AB’ye üye ülkelerle karşılaştırıldığında yoksulluk oranı en fazla olan ülke konumundayız.

Terörün en büyük kurbanı çocuklar, şiddetin en büyük muhatabı çocuklar. Tacizin, tecavüzün, her türlü sapıklığın en büyük mağduru yine çocuklar…

Ülkelerindeki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan milyonlarca Suriyeliye baktıkça gözümüzün önünde yaşanan bir drama tanıklık etmiyor muyuz?

Amerikan ve Rusya devletinin yetkilileri koca koca adamların ihtiraslarının bedelini Suriyeli çocuklar ödüyor.

Evet geçtiğimiz Pazar 23 Nisan'dı. Atamızın çocuklara armağan ettiği gün. Ama ülkede çocukların haline bakınca ne yazık ki hiç de o hepimizin ezbere bildiği şarkıdaki gibi neşe dolamıyor insan. Çocukları sevelim… Ama ondan önce yaşatalım arkadaşlar.

Bir gün çocukların pisi pisine ölmediği bir dünyada 23 Nisanları kutlayabilmek dileği ve arzusuyla hepinize iyi hafta sonları sevgili Denge okurları.

Yazarın Notu: 23 Nisan 1920 tarihi, aynı TBMM'nin açılış yıl dönümü, böyle kutsal bir günde Meclis başkanı İsmail Kahraman Anıtkabir’e gitmiyor, özel defteri imzalamıyor, büyük önder için saygı duruşuna izin vermiyor, özel oturumu açarken Atatürk’ün adını ağzına almıyor ve anmıyor. İsmail Kahramanı iyi tanımak istiyorsanız Denge arşivinde bulunan ‘Korkak Kahraman’ başlıklı yazımı okumanızı öneririm. 



Yazarın Tüm Yazıları
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...