Tuncer ALTINTAŞ

Rodos'dayken...

12 Eylül 2014, Cuma

     

Küçük yaşlardayken en sevdiğim şey atlaslar ve atlaslardaki devletlerin başkentlerini ezberlemekti. Atlaslardaki kıtalara ve o kıtalardaki devletlere bakar bir gün buraları gezebilir miyim diye düşünürdüm.

Bundan tam 54 yıl önce eve gelen babam, anneme 'Hazırlan Nefise. Rodos’a gidiyoruz' dedi. Aylardan Eylüldü. Ben 14 yaşında ortaokul son sınıf öğrencisiydim. Çok sevinmiştim. İşte benim gezi hayallerim gerçekleşiyordu. Ama benim heveslerim yarıda kaldı. Zira babam beni tarih ve coğrafya derslerinden ikmale kaldığım ve Eylül ayında bütünleme sınavlarına çalışmam gerektiği için Aydın’da bırakıyordu. O zaman öyle üzülmüştüm ki gezi hayallerimden de biraz soğumuştum.

İstanbul’da yüksek tahsil yaparken, teyzemin oğlu rahmetli İlker Ateş, Milliyet Gazetesi'nin spor servisinde çalışıyordu. Zaman, zaman Milliyet’e onu ziyarete gidiyordum.Şimdi Lig Tv Genel Müdürü olan Şansal Büyüka, Milliyet’e yeni girmişti ve iyi arkadaş olmuştuk. Şu anda CNN Türk Tv ve Hürriyet Gazetesi'nin Roma Temsilcisi Reha Erus’la aynı evde beraber kalıyorduk. Benim okulumda iletişimle ilgili olduğu için onları ve çalışma ortamlarını dikkatle gözlemliyordum. Yıl 68-69 televizyonlar yok. Medya kavramı yok. Gazeteler yokluk içinde iç içe iki sayfa olmak üzere tamamı 8 sayfa yayımlanıyor. Çoğu ile aynı gün gazete gönderilemiyor. Hatta 2 gün sonra gazete giden iller bile var! Gazeteler çalışanlarına ücret ödemekte zorlanıyor. Gazete çalışanları için şu kanaate varmıştım: Parası yok, havası çok… Oysa ben o sıralarda Ziraat Bankası Şişli Şubesi'nde çalışıyorum ve aylık maaşım bin 100 TL ayrıca Merkez Bankası'na para götürüyorum veya getiriyorum her seferden 7,5 TL harcırah alıyorum oda bir maaş kadar tutuyor.

Yıl 1968-69 düşünebiliyor musunuz? Aldığım parayı o parayla nasıl yaşadığımı bir başka yazıda anlatırım.

Şişli Ziraat Bankasındayken güzel bir kızla arkadaş olmuştuk. Adı Diler Nişantaşı Kız Lisesi'nin mutemedi olarak çalışıyordu her ay başı gelmeden bana telefon eder, 'Öğretmen maaşlarını dağıtacağım. Bana şu kadar miktarı 10-2-50-100'lük olarak hazırlatır mısın? derdi' Ben bir gün önceden hazırlatır geldiğinde muamelesini hazırlayarak, parasını verirdim. Bir gün, 'Seninle biraz konuşabilir miyiz' dedi. Bankanın ikinci katındaki cafeye çıktık oturduk dedi ki: 'Ablamın eşi yani eniştem Günaydın Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rahmi Turan senden bahsettim görüşmek istiyor. Arzu edersen tahsilini yaptığın işte de çalışabilirsin' dedi. Hemen aklıma Reha , Şansal ve kuzenim İlker geldi. Parası yok, havası çok 7 gün 24 saat çalışma.

Bunlar benim yapabileceğim işler değildi. Ayrıca, ben bol paraya alışmıştım 7 gün 24 saat de çalışamazdım. Kendisine teşekkür ettim. Zaman başka türlü gelişti. Reha Erus 30 yıldır Roma’da Şansal ve rahmetli İlker’in Dünya’da gezmediği yer kalmadı. Bu fakir, yurtdışı olarak sadece Bulgar sınırının son noktasına kadar gidebildi.

Aslında her şey bir iddia uğruna başladı. Arkadaşlarla konuşurken, bir emekli öğretmen arkadaş Yeşil Pasaport çıkardığı için övünürken bende çıkarayım bari demiş bulundum. Bana, 'Siz çıkaramazsınız. Zira sizin kurumunuz tarihe karıştı. İlk pasaport çıkarılırken, mutlaka kurumdan yazı isteniyor. Sizin kurumunuz tarihe karıştığından o yazıyı bulamazsınız' dedi. Her neyse inat ve iddia uğruna pasaport çıkardım. Bu sefer de küçük oğlum baba şu pasaportlara bir damga vurdursana diye ısrar ediyordu. Bizde 54 yıl önce 14 yaşındayken içimde ukde kalan Rodos’a gidelim dedik ve gittik.

Bu kadar büyük, büyük olduğu kadar da temiz bir adayı ilk kez gördüm. Rodos’ta üç gün kaldım. Resmi polis veya trafik polisi görmedim. Çok yoğun kavşaklar dışında trafik ışıkları yok ama trafikte kesinlikle bizdeki gibi keşmekeş yaşanmıyor. Kişiler birbirine saygılı, yaya kaldırımına sağ ayağınızı uzattığınızda tüm arabalar duruyor ve size yol veriyor. Siz karşıya geçmeden hareket etmiyorlar. O kadar eski bina var ki bir kısmı aslına uygun restore edilmiş ve giyim mağazası olmuş. Ayakkabı veya çanta mağazası vs. olmuş. Bir kısmı öylece bırakılmış. Hiç kimsenin aklına şurayı yıkıp bir AVM yapalım. Bir rezidans yapalım da milletin şeyine koyalım demek gelmemiş enayilerin aklına!

Ada çok geniş ve büyük Rodos merkezden havaalanı zannedersem 30 kilometre civarında. Lipsos, Kalitros, Rodos merkezden daha güzel yerler halkı eğlenceyi seviyor. Dükkanlar öğleden sonra açılıyor bazıları ise saat: 17.00'da açılıyor 21.00'da kapanıyor. Rodoslular akşam yemeğine saat 22.00 den sonra başlıyorlar ve eğlenceleri sabahlara kadar sürüyor. Bu Rodos gezisi daha çok su kaldırır, tekrar döneriz. Marmaris’te bir lokanta’dan bahsetmek istiyorum. Marmaris girişte (Beldibi) Hacı Yiğit Lokantası günün her saati kapısında kuyruk var ve öyle bir kuyruk ki bedava dağıtılan hayır lokması kuyruğundan kat be kat fazla… Kuyrukta sıranız gelince bir tepsi alıyorsunuz bir kaşık ve bir çatal tezgahta ilerleyerek yemekleri seçiyor ve sonrada kasaya ücreti ödüyorsunuz. Geniş salonu ve bahçesi var yemeğinizi orada yiyiyorsunuz. Ekmek ve şişe suyu bedava. Biz eşimle iki pilav, iki cacık, kuru fasulye, musakka ve haşlama yedik 12,25 (yazıyla oniki lira yirmibeş kuruş) tuttu.

Bize bu keyifli gezide rehberlik eden BELİNAY Turizme ve sahipleri Gamze, Önder Uzdil’e teşekkürü borç bilirim. Marmaris'e yolu düşenlere Hacı Yiğit Lokantası'nı özellikle öneririm. Yemekleri şahane enterasan bir yer. Hepinize iyi hafta sonları sevgili Denge okurları.

Not: Zirai Donatım Kurumu'nda satış müdürlüğü yaparken, bir gün kapımın önünde 13-14 yaşlarında bir genç belirdi gelmesini işaret ettim, geldi oturdu. Kendisinin Aydoğdu ve Hüraydın matbaalarında beraber çalıştığımız Zeynel Vardar’ın oğlu Mehmet Vardar olduğunu Gazeteciler Cemiyeti'nden tanıtım kartı almak için yardımımı rica etti.

Dedim ki: Mehmet, erken başlamışsın bu işlere. Başını öne eğdi. 'Baba mesleği' dedi. Daha sonraları yollarımız kesişti. Ben Konaklı Dershaneleri'nde çalışırken, dergi çıkarıyordum. Mehmet’i işe aldık 6 yıl dergiyi birlikte çıkardık. Mehmet’in burnunda sorun vardı. Kolay nefes alamıyordu. İzmir Alsancak’ta çok iyi arkadaşım olan Kulak Kurun Boğaz Mütehassısı Prof. Dr. Övünç Günhan’dan randevu alıp ameliyat ettirdim. Abi kardeş, baba oğul gibiydik. O meşum kazayı duyunca şok oldum ve Mehmet’i hiç aramadım o daha sonraları beni Didim’den aradı. Sağlığının iyi olduğunu Didim’de dergi çıkardığını söyledi.

En son iki veya üç ay önce yine aradı. 'Abi Kuşadasındayım. Söke’ye gidiyorum. Davutlar'dan geçerek, seni görmek istiyorum' dedi. Geldi oturduk, konuştuk. O ne anlattı ve ben neler söyledim. Ne anlamı var? Mehmet, bu hayattan çok genç bir yaşta bıkmış ve nefret etmişti. Tanrı affetsin. Ruhu şad olsun. Allah Rahmet eylesin. Annesine sabır ve metanet diliyorum. 



Yazarın Tüm Yazıları
M. FATİH ATAY
BİZ ONLARI İLK DİDİM’DE GÖRMÜŞTÜK
AZALMAK ÜZERİNE…
BU DA GEÇER!
BU NASIL TAM KAPANMA!
KENDİ ELLERİNDEKİ KANI GÖRMÜYORLAR...
KAMİL AMCA…
ONBİR AYIN SULTANI
ÖLMÜŞ EVLER!
YAŞAMA VE YAŞLANMAYA DAİR
AYDIN OVASI YOK MU OLUYOR?
GAZETECİLERE SALDIRILAR
KAYIP NESİLLER…
BENZİNCİ KÖR HAFIZ
BİR SOĞUK YEL ESER ÜŞÜR ÖLÜM, ÖLÜM BİLE…
ANNEM
İLK GÖREV YERLERİ AYDIN OLAN İKİ VALİ…
RENGARENK BİR FUTBOLCU…
DİJİTAL DİKTATÖRLÜĞE DOĞRU MU?
QUO VADİS AMERİKA?
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE…
GELEN GİDENİ ARATIR MI ?
YENİ YIL, YENİ UMUTLAR...
“ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK”
"YA EŞİN, YA İŞİN ?"
KİRLİ DİL VE KELİMELER
KARANLIĞIN AYAK SESLERİ…
“ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN”
AYDA BEBEK
BİR İSTANBULLU'NUN GÖZÜNDEN İZMİR…
AŞIRI VERGİ, VERGİYİ ÖLDÜRÜR!
BABAN GİDERSE…
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…3
TÜM OKULLAR AÇILMALI
GIDA HIRSIZLARI!
İSYANLA GELDİ, ÖYLE DE GİTTİ!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 2
KIVILCIM ANI…
BELEDİYE SAĞLIK HİZMETLERİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
HİJYEN MASKE MESAFE YOKSA HEPSİ HİKÂYE Mİ?
ZEHİR KOKTEYLİ
YANAN SADECE ORMANLARIMIZ DEĞİL Kİ!
LOZAN ve AYASOFYA
PANDEMİ EKONOMİSİ
DİSLİKE
YENİ NORMAL
BIRAKMAM SENİ…
MERVE NİÇİN AĞLADI?
HANGİ BİRÜSÜ?
65+
HÜZÜNLÜ BİR BAYRAM SONRASI
NE ÇOK ACI VAR BE!...
I Know What it is to be young
ÇOCUKLARIN AHI TUTTU!
HAYAT ARTIK EVE SIĞMIYOR!
ONBİR AYIN SULTANI
ÇOCUK GÖZLERİMLE GÖRDÜM…
KARTALLAR VE TAVUKLAR
KORONA GÜNLERİ
BİRLİK BERABERLİK ZAMANI
BU DA GEÇER YA HU!
KAÇ ÇOCUK KAÇ!
AĞZI OLAN KONUŞUYOR!
MAHUR BESTE
VEKÂLET SAVAŞLARI
BİR ANNE ÖYKÜSÜ…
SÖKE ÜVEY EVLAT MI?
ZELZELE!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
DEVRİM Mİ?
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ! MÜ?
2020
CİNAYETİ GÖRDÜM!
ANNABEL LEE
PSİKOPAT CANİ!
GAZETECİLİĞE DAİR KAFAMDA DELİ SORULAR
KADINLARIMIZ
İSMET HANIM
YAŞAMA SEVİNCİNİ KAYBETMEK
O AKŞAM
HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI
CUMHURİYET BAYRAMI
ÇOCUKLAR GÜLÜYORSA GÜZELDİR HAYAT!
BOŞVER BE YAŞI BAŞI…
TERCİH MOTİVASYONLARI
ONLAR AYA, BİZ YAYA!
EYLÜL
BİR GENÇ’İN İLETİSİ!
DİYANET Mİ, HİYANET Mİ?
SUÇ PATLAMASI!
YANIYORSUN TÜRKİYE’M!
ALNI AÇIK YAŞLANMAKTIR BAYRAM!
Pazardaki deli
Üniversite tercihi kariyer seçimidir
Kadın
VAKTİ KERAHATTİR…
İÇKİNİ AL DA GEL!
DÜŞÜNÜNCE…
AŞK OLSUN SANA ÇOCUK, AŞK OLSUN…
HERKES KENDİ ÖYKÜSÜNÜN KAHRAMANI!
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
BAYRAMIN ARDINDAN
İSLAMI HALKA NİYE ANLATAMIYORUZ?
Aslında futbol sadece futbol değildir
KIYI BELEDİYELERİ VE SÖYLEMLERİ
11 AYIN SULTANI
İSSİZLİK ve GÖÇ SORUNU
NİSAN
NOTRE DAME’NIN KAMBURU
BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ!
YORULDUK!
PARİS’TE BİR AYDINLI…
BEŞİKTAŞLILARIN GECESİ
MOBİL HUZUR EVLERİ!
KADININ ADI YOK!
BİREY OLAMAYANLAR!
YAŞADIKÇA ÖĞRENİYOR, ÖĞRENDİKÇE ANLIYORUZ
ÖZLEDİM, TENİNİN KOKUSUNU ÖZLEDİM…
QUO VADİS CHP?
KÖPEKLER NİYE İNSANLARDAN ÖNCE ÖLÜYOR?
Balık tutmanın faydaları ve bir anı
Seçim havası
“BİN YIL SÜRECEK” DEMİŞLERDİ
YENİ YIL, YENİ BAŞLANGIÇ…
OKU ALİ OKU
GAZETE, DERGİ, KİTAPLAR VE BİZ
NE ARA BU KADAR ZALİMLEŞTİK!
TÜRK FUTBOLUNUN ÇÖKÜŞÜ...
ÇÜRÜMÜŞLÜK!
Ya, kelebek Dünya’yı görünce intihar ettiyse?!
DİB BAŞKANI ALİ ERBAŞ AKLIMIZLA ALAY ETMEYİN!
YALANLA ÖZDEŞLEŞEN TOPLUM!
BASIN KAN KAYBEDİYOR MU?
ARAP VE PARA
FENOMEN Mİ, MENEMEN Mİ?
SARI YAZ (Eylül’de gel)
ÇÖKMESİN OMUZLAR, ÇIKMASIN KAMBUR…
ŞEYH BEDRETTİN ve RUHİ SU
SOSYAL MEDYA DERKEN…
“BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI”
DARALIYORUM…
YAZILI BASININ SONU GELİYOR MU?
YAZIN YAŞANIR, KIŞIN TADINA VARILIR
GAZİ BEĞENİR MİYDİ?
Doktor mu, Hekim mi?
Kazanınca Alman, Kaybedince göçmen!
İRİ, DİRİ VE BİR OLMAK...
KEDİLER VE BİZ…
DENİZ GÖZLÜ LEYLA!
ANAHTAR PASPASIN ALTINDA DE!.. BIRAK GİT!..
BİZİM KÖYLERİMİZ
BAŞARI İÇİN
SEÇİMLER, YA SONRASI?
BEN, BEN, BEN…
DEİZM’E DAİR!
GAZETECİ OLAYLARI YOK SAYAMAZ!
MİLLİ DUYGUMUZ: LİNÇ
ALTININ GRAMI GENÇLERİN DRAMI
ASLINDA SEÇİM GÖSTERE GÖSTERE GELDİ!
ÇAYI İNCE BELLİ BARDAKLARDAN İÇMEK
KİMSELER GÖRMEDİ ÖPÜŞTÜĞÜMÜZÜ, YAĞMURDAN BAŞKA…
GENÇLİĞİN ACI GERÇEĞİ
BİZ NATO’YA HAYIR DERKEN…
ÇILDIRMAK DA ÇARE OLMADI
GRAND TÜRK…
SURİYE’DE KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
İNCİRLER OLANA KADAR KALSAYDIN BARİİİ!
KARİZMALAR ÇİZİLİRKEN!
HAY, DİLİNİ...
GAZETECİLİK VE TETİKÇİLİK!
“BEN KİMİM?” SORUSU
İNSAN HAYAL ETTİKÇE YAŞAR…
Zaman akıp giderken…
TÜRKLERİN ÇAM BAYRAMI
Davutlar’da bir gün…
Cinnet hali
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...