Tuncer ALTINTAŞ

Bir ceylan uyanır Afrika'da

7 Temmuz 2017, Cuma

     

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da… Kafasında tek bir düşünce, tek bir emeli, arzusu vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek… Yoksa aslana yem olacaktır. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun ister ceylan hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin. Yaşam adlı koşuyu ne güzel anlatmış Afrika atasözü. Bir önceki günden daha hızlı koşmak zorunludur hayatta kalmak için.

 

Eski adıyla Mekteb-i Sultani (sultan okulu) yeni adıyla Galatasaray Lisesi müzik öğretmeni Candan Erçetin’in güzel bir şarkısı var: “Elbette sararıp, solacağım. Elbette bir gün yeniden doğacağım.” Kısaca özetlemek gerekirse işte yaşam bu… “A” noktasından “B” noktasına varmak istiyorsunuz düz bir çizgide gider gibi gidemezsiniz. Macar karyolalarının yayları gibi helezonlu yani inişli çıkışlıdır hayat… Sizde elbette başaracağım dediyseniz, mutlaka başaracaksınız. Başarmanın ilk adımı elbette “başaracağım” diyebilmektedir. Engellere, manilere karşın “ben başaracağım” diyebilmektir.

 

“Bu yolda kendimden başka mazeretim olmayacak” diyebilmektir. Bunu söyleyebilmek, hırs, azim ve kararlı bir irade ister. Bütün bunları, istediği içinde herkes başarıya kolayca ulaşmaz. İçinde itici bir güç bulunmayan hiç kimse hedeflerine ulaşmakta başarılı olamaz. Büyük başarılar büyük çabaları ister. Bu çabaları göstermeyenler hedeflerini küçültmek zorunda kalırlar. Elbette başaracağım, tüm engellere karşın başaracağım, başarı yolunda kendimden başka mazeretim olmayacak diyebilenler başarıya ulaşırlar.

 

Hangi okulda ne kadar başarılı olursanız olun isterseniz Harward da master yapın mücadele ruhu yoksa içinizde gazı dökersiniz başınızdan aşağıya… Ahmet Nazif Zorlu Vestel’in sahibi, ilkokul mezunudur. Bir kere duymazsınız ağzından ben ilkokul mezunuyum diye. O başarılarıyla konuşur. Zeki Triko’nun sahibi Zeki Başeskioğlu ilkokul mezunudur. Dünyada isim yapmıştır. Dünyanın en sayılı mankenleri onun ürünlerini sergiler. Benim çocukluğumda şimdiki kent meydanının olduğu yerde kafe işletmekteydi. Şimdi ki ününe ve şöhretine içindeki mücadele ruhuyla yükseldi.

 

Hala sabah saat 5’te kalkar içlerindeki mücadele ruhuyla çalışırlar yenilikler peşinde koşarlar.

 

Benim babam veterinerdi Aydın hayvan hastanesinin kurucusu ve ilk yetkilisi idi. Bir gün okula giderken bir baktım arkadaşlarım okula bisikletle gidiyorlar. Onlara müthiş özendim. Hemen babamın yanına gittim. “Baba bütün arkadaşlarımın bisikletleri var, bana da bir bisiklet alır mısın?” diye. Babam bana baktı ve olur dedi.

 

Hiç unutmuyorum bir Salı günüydü Babam hadi gidelim dedi. Beraber yürüyoruz bugünkü bedestenin olduğu yerde manavlar vardı oraya gittik bir manavın önünde durduk. Babam manavdan iki kasa limon istedi. Ben herhalde limonları alacağımız bisikletle taşıyacağız diye düşünürken, babam iki kasa limonu ve beni Salı pazarının ortasında bıraktı. “Şimdi sen bu limonları sat para kazan ki bisikleti alalım” dedi. ve arkasına bakmadan gitti. 12-13 yaşlarındaydım. O güne kadar bakkaldan ekmek almaya dahi gitmemiştim. İçime kapanık bir çocuktum, herkesle kolay kolay diyaloğa giremiyordum.

 

Limon kasalarına baka baka ağlamaya başladım. Etraftan gören esnaflar yanıma geldiler teselli ettiler. Yavaş yavaş limonları sattım yenilerini aldım, sattım derken bir miktar para biriktirdim. Ama babamı kafamdan silmiştim. Ona hınç ve kin duyuyordum. Biriktirdiğim paraları buruşturup, buruşturup hayvan hastanesindeki makamına gidip masasının üzerine fırlattım ve bana bisiklet al diye bağırdım. Bana o gün bisikleti aldı. Yıllar sonra öğrendim ki, benim büyük bir tafrayla attığım parayla o bisikletin pedalı dahi alınmazmış. Ama bu bana evine ekmek götüreceksen gayretli ve çalışkan olmak gerektiğini öğretti. Eğer içinizde mücadele ruhu varsa üretkenseniz işten atılmak falan sizi asla korkutmasın. Siz aç kalmazsınız. Şunu asla unutmayın oturarak üreten tek canlı dünyada sadece tavuklardır. Bedava peynir ise sadece fare kapanında bulunur….

Hepinize iyi hafta sonları sevgili Denge okurları.



Yazarın Tüm Yazıları
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...