Tuncer ALTINTAŞ

AYTO’da güneş yeniden doğacak

15 Eylül 2017, Cuma

     

Ben ticaretten hiç anlamam hayatta bir iki defa ticari girişimim oldu onlarda hüsranla sonuçlandı. Ondan sonra da bir daha teşebbüsüm dahi olmadı.

 

Daha düne kadar Ticaret Odası denince benim aklıma birinci kattaki Rüştü beyin şehir lokantası, en üst kattaki restoranı aklıma geliyordu.

 

Ticaret Odasını Aydınlılara tanıtan ve Türkiye’de marka haline getiren şimdi ki başkan Hakan Ülken’dir. Aydınlılar Hakan Ülken sayesinde Aydın’da bir ticaret odası olduğunu ve işlevlerini öğrendiler. Bir Ekimde Ticaret Odasının seçimleri var. Ben bir yazımda Hakan Ülken’in karşısında aday olmak için cesaret ister diye yazmıştım. Çok değer verdiğim ve çok saygı duyduğum bir ailenin oğlu şöyle yazmış: “Ben Hakan Ülken’in karşısındayım ne var bunda?”

Bu soruyu yanıtlamadım seçimlerden sonra cevaplayacağım.

 

Ben Hakan Ülken’in yaptıklarını göz önünde bulundurarak o yazıyı yazmıştım. Hakan Ülken ve arkadaşları son dört yıl içinde STK’ların nasıl çalışması gerektiğini yaptıkları icraatlarla tüm Aydınlılara gösterdiler. Her meslek grubunu bilgi ve görgülerini artırmaları için çeşitli yerlerdeki fuarlara götürdüler. Aydına yakışan şahane bir hizmet binası yaptılar. En önemlisi odalar ve borsalar yönetimine girip Aydın’ı Ankara’da ve Avrupa’da temsil ettiler.

 

Aydın ili yöneticileriyle üyelerini buluşturarak sorunların çözüme ulaşmasını sağladılar.

Efespor’un ligde kalmasını sağladılar.

“Çıldır maya az kaldı.” Sloganıyla havaalanı sorununa dikkat çekmeye çalıştırlar.

Hava alanı sorunundaki gayretleri bile Hakan Ülken’i desteklemek için yeterlidir.

AYTO yönetim kurulu başkanı Hakan Ülken yeniden adaylığını açıklarken “4.5 yıl önce birkaç inanmış arkadaş grubuyla yola çıkmıştık. Bugün o inanmışlara inanan 300 kişiye ulaşmış bir Güneş grubu var” dedi.

Hakan Ülken adaylığını açıkladığı toplantıda yaptığı konuşmada “Yola çıktığımız arkadaşların tamamı ve bugün bütün Güneş grubu burada. Üye odaklı dedik. Üyemizi merkeze oturttuk. Dedik ki üyelerimizi ilgilendirmeyen hiçbir işin altına imza atamayacağız. Üyesi odası ile barışık, odası üyesi ile güçlü bir oda ve yönetim felsefesi uygulayacağız demiştik. Çünkü güçlü üye, güçlü oda demekti. Güçlü oda güçlü Aydın demekti. Güçlü Aydın’da güçlü Türkiye demekti. Çünkü biz üyemiz için ve şehrimiz için kentimiz ve ülkemiz için vardık. 4,5 yıl boyunca defalarca bir araya geldik. 4,5 yıldır yaptıklarımızı bütün Aydın kamuoyu biliyor ve takdirle karşılıyorlar. Artık bugün bunun hesabını görme günüdür. Çünkü demokrasilerde sandık hesap verme ve aynı zamanda hesap alma günüdür” dedi.

 

Hakan Ülken konuşmasının sonunda: “Seçimlerin bir iki aylık çalışmayla kazanılmayacağını bugüne kadar yaptıklarımızın karşılığını alma günüdür” ve devamla: “Karşımızda aday olan arkadaşlar var. Hepsi birbirinden değerli. Hepsine tek tek başarılar diliyorum. Seçimler geçer, odamız ve dostlar baki kalır. Tek dileğim şudur yalan ve iftira söylenirken çok kolay iki kelime ama muhatap olanlar için çok ağır ve kapanmayacak yaralara sebep olabilir.

Bizler polemiklere asla girmeyeceğiz; Sarı pusula, sarı kravat, sarı fularlarımızla yola devam kararı aldık” dedi.

Benim ticaretle ufak bir ilgim olmadı oda üyesi de değilim. Ama Hakan Ülken’in çalışmalarını ve gayretlerini bildiğim ve gördüğüm için hep destek tam destek diyorum ve başarılar diliyorum.

Hepinize iyi hafta sonları sevgili Denge okurları.



Yazarın Tüm Yazıları
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...