Tuncer ALTINTAŞ

KORONA GÜNLERİ

3 Nisan 2020, Cuma

     

Koronayla yatıyor, koronayla kalkıyoruz. Hiç şüphem yok ki bu zorlu günlerde geçecek…

Son birkaç yılda yaşadıklarımızı düşünün.

Deli dana, kuş gribi, domuz gribi, kene belası, çekirge istilası, depremler iklimlerin değişmesi, korona, tsunamiler, bereketsizlik, kaos, terör, anarşi, radikalleşme ve daha yığınla bela. İleride karşılaşacağımız yeni sıkıntıların habercisi gibi durmuyor mu?

Daha önce duyulmamış hastalıklar olacak tabii ki…

Felsefe profesörü Hakan Poyraz yıllardır: Gelecek üzerimize gümbür gümbür geliyor“ der ve sorardı: “Biz buna hazır mıyız?” Korona, dijital çağı hızlandırdı, alışverişten eğitime, tüm alışkanlıklarımız değişmeye başladı. Çağ, inançlarımızı, din anlayışımızı, Tanrı tasavvurumuzu da gözden geçirmemizi sağlayacak. Birileri değişmeye direnecek, birileri değişmeye direnenlere direnecek ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Etik kodları olan bilim ne kadar önemliyse, insanca yaşamamızı sağlayacak ilkeleri haiz inançlar da o kadar önemli. Dijital çağın yeni hümanizması, bilim-sanat-felsefe alanında insanın hakikatı tahakkuk ettirme yolunu verecektir diye umuyorum.

Bu yazımda Korona’ya başka bir gözle bakmak istiyorum. Microsoft’un sahibi dünyanın en zengin adamlarından biri olan Bill Gates 2015 yılında yaptığı bir konferansta: “Önümüzdeki 10 yılda eğer bir şey milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atarsa bu bir savaştan çok, yüksek derecede hızla yayılan bir virüsle olur. Üçüncü dünya harbine hazırlanıyoruz ama 3. Dünya savaşı silahlarla değil, hızla yayılan virüslerle olabilir.” Demiştir.

Dünyayı yönlendiren 14 aile olduğunu biliyoruz. Bunlar her yıl bir ülkede toplanıyor, dünyayı şekillendirmek için fikir alışverişinde bulunuyorlar. Bunlar devlet başkanlarını atıyor veya görevden alıyorlar. Bunların çok büyük ilaç şirketleri var ve aşı dahil her türlü üretim yapıyorlar. Dünyaya çeşitli şekillerde yön veriyorlar. Bu aileleri bir hatırlayalım: Astor ailesi, Bundy ailesi, Callıns ailesi, DuPont ailesi, Freeman ailesi, Habsburg ailesi Lord ailesi, Morgan İlesi, Oppenheımer ailesi, Rockefeler ailesi, Rothsehıld ailesi, Russell ailesi, Warburg ailesi, Bill Gates ailesi… Bu aileler her yıl bir yerde toplanarak ABD ve AB ülkeleri arasında politik, ekonomik ve askeri işbirliğini güçlendirmek için yapılması gerekenleri tartışmaktır. Bu toplantılara Bilderberg toplantıları denmektedir. Bilderberg toplantıları ilk olarak Hollanda’nın küçük bir kasabası olan Osterbeek’te başlamıştır. İsmini de 29-31 Mayıs 1954 tarihleri arasında ilk toplantının yapıldığı bu küçük kasabada bulunan Bilderberg Otelinden almıştır.

Bu toplantılarda yapılan konuşmalar asla dışarıya sızdırılmıyor. Acaba diyorum üretilen bir virüsle Dünya’ya bu aileler tarafından şekil verilmek mi isteniyor. Dünya dijital bir yaşama doğru itiliyor mu? Dünya eve kapandı… Fabrikalar durdu, otoyollar boşaldı, ofisler sessizliğe büründü, okullar ara verdi, spor karşılaşmaları ertelendi, NBA stop etti, magazin sustu, sinemalar devreden çıktı, ozon tabakası nefes aldı, kirlilik azaldı, dünya kendine gelmeye başladı…

Herkes haklı olarak “Neler oluyor, nereye sürükleniyoruz” sorusunun cevabını beklemekte. Eve kapanan, işini kaybeden, servetinin erimesini izleyen herkes için bu en anlamlı soru!

Bilgi Çağında yerli işletim sistemi, yerli veri tabanı dili ve kendi sosyal medya platformlarını geliştirmeyen, bilgi güvenliğini sağlamayan ülkeler, global bilgi şirketlerinin ve arkasındaki ailelerin uydusu konumunda olmaya mahkumdur. Ülkeler dijital olarak birbirine entegre oluyor. Dijital dünyanın dili yazılımdır. Zemini ise internettir. İnternet üzerinden dünya yeniden kuruluyor. Ülkelerin etkinliği, gücü yeniden belirleniyor. Uydu, Mobil Teknolojiler, internet, sosyal medya üzerinden her ülke diğerini dinlemek için düzenekler kuruyor. Bu çağın dili ‘Bilgi’dir. Her ülke diğer ülkelerin her türlü Bilgi ve 'Verisi’sini elde etme peşinde. Dijital Dünya’nın damarları ülkenin “Telekom alt yapısı” ise kanı da bilgidir. Bir ülke sahip olduğu iletişim teknolojilerinin güvenliğini sağlayamazsa birçok siber operasyonlara maruz kalmaya mahkumdur.

Öjeni… Irkların ıslahı anlamına geliyor. İnsanları ayrıştırarak zihin, fiziksel güç, vb. yönlerden üstün ırk elde edileceğine inanılıyor! Hitler Almanya’sında olduğu gibi. Teksas Vali Yardımcısı Dan Patrick: Yaşlılar, ülke için kendini feda etmelidir!” derken, Trump ise ekonomiyi yeniden başlatmak için bulunan alternatiflerin başında “Yaşlılara ölüm” var. Yok ederek çözüm bulmanın Amerika’nın genlerinde olduğunu biliyoruz.

Dikkat ederseniz tüm Dünya’ya korkuyu saldılar. Bir de dikkat ettiniz bilmiyorum virüse en son yakalanması beklenen prensler, başkanlar, tanınmış futbolcular, tanınmış sanatçıalar bu virüse yakalanıyor. Tüm dünyanın tanıdığı kişilere bulaştırılarak daha büyük bir sansasyon yaratılmak isteniyor sanki...

Virüsün dini, imanı, tarikatı filan yok. Onu durdurmakta zorlanan insanlık çaresiz bilime yöneliyor. Bilim bunun çaresini elbette bulacak. Biraz sabır, biraz moral, biraz yardımlaşma…

Panik yok. Kurallara uyacağız ve bu belayı Allah’ın izniyle mutlaka yeneceğiz. İnsanlık şimdi bu sınavı veriyor. İktidarlar değişecek, ekonomik sistemler değişecek. Sosyal politikalar her şeyin önüne geçirilecek. Böyle bir dünyaya doğru yol alıyoruz. Dijital devrimle tanışacağız; yaşımız kaç olursa olsun. Tüm bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Hepinize iyi hafta sonları değerli Denge okurları. 



Yazarın Tüm Yazıları
BABAN GİDERSE…
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…3
TÜM OKULLAR AÇILMALI
GIDA HIRSIZLARI!
İSYANLA GELDİ, ÖYLE DE GİTTİ!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 2
KIVILCIM ANI…
BELEDİYE SAĞLIK HİZMETLERİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
HİJYEN MASKE MESAFE YOKSA HEPSİ HİKÂYE Mİ?
ZEHİR KOKTEYLİ
YANAN SADECE ORMANLARIMIZ DEĞİL Kİ!
LOZAN ve AYASOFYA
PANDEMİ EKONOMİSİ
DİSLİKE
YENİ NORMAL
BIRAKMAM SENİ…
MERVE NİÇİN AĞLADI?
HANGİ BİRÜSÜ?
65+
HÜZÜNLÜ BİR BAYRAM SONRASI
NE ÇOK ACI VAR BE!...
I Know What it is to be young
ÇOCUKLARIN AHI TUTTU!
HAYAT ARTIK EVE SIĞMIYOR!
ONBİR AYIN SULTANI
ÇOCUK GÖZLERİMLE GÖRDÜM…
KARTALLAR VE TAVUKLAR
KORONA GÜNLERİ
BİRLİK BERABERLİK ZAMANI
BU DA GEÇER YA HU!
KAÇ ÇOCUK KAÇ!
AĞZI OLAN KONUŞUYOR!
MAHUR BESTE
VEKÂLET SAVAŞLARI
BİR ANNE ÖYKÜSÜ…
SÖKE ÜVEY EVLAT MI?
ZELZELE!
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
DEVRİM Mİ?
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ! MÜ?
2020
CİNAYETİ GÖRDÜM!
ANNABEL LEE
PSİKOPAT CANİ!
GAZETECİLİĞE DAİR KAFAMDA DELİ SORULAR
KADINLARIMIZ
İSMET HANIM
YAŞAMA SEVİNCİNİ KAYBETMEK
O AKŞAM
HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI
CUMHURİYET BAYRAMI
ÇOCUKLAR GÜLÜYORSA GÜZELDİR HAYAT!
BOŞVER BE YAŞI BAŞI…
TERCİH MOTİVASYONLARI
ONLAR AYA, BİZ YAYA!
EYLÜL
BİR GENÇ’İN İLETİSİ!
DİYANET Mİ, HİYANET Mİ?
SUÇ PATLAMASI!
YANIYORSUN TÜRKİYE’M!
ALNI AÇIK YAŞLANMAKTIR BAYRAM!
Pazardaki deli
Üniversite tercihi kariyer seçimidir
Kadın
VAKTİ KERAHATTİR…
İÇKİNİ AL DA GEL!
DÜŞÜNÜNCE…
AŞK OLSUN SANA ÇOCUK, AŞK OLSUN…
HERKES KENDİ ÖYKÜSÜNÜN KAHRAMANI!
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
BAYRAMIN ARDINDAN
İSLAMI HALKA NİYE ANLATAMIYORUZ?
Aslında futbol sadece futbol değildir
KIYI BELEDİYELERİ VE SÖYLEMLERİ
11 AYIN SULTANI
İSSİZLİK ve GÖÇ SORUNU
NİSAN
NOTRE DAME’NIN KAMBURU
BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ!
YORULDUK!
PARİS’TE BİR AYDINLI…
BEŞİKTAŞLILARIN GECESİ
MOBİL HUZUR EVLERİ!
KADININ ADI YOK!
BİREY OLAMAYANLAR!
YAŞADIKÇA ÖĞRENİYOR, ÖĞRENDİKÇE ANLIYORUZ
ÖZLEDİM, TENİNİN KOKUSUNU ÖZLEDİM…
QUO VADİS CHP?
KÖPEKLER NİYE İNSANLARDAN ÖNCE ÖLÜYOR?
Balık tutmanın faydaları ve bir anı
Seçim havası
“BİN YIL SÜRECEK” DEMİŞLERDİ
YENİ YIL, YENİ BAŞLANGIÇ…
OKU ALİ OKU
GAZETE, DERGİ, KİTAPLAR VE BİZ
NE ARA BU KADAR ZALİMLEŞTİK!
TÜRK FUTBOLUNUN ÇÖKÜŞÜ...
ÇÜRÜMÜŞLÜK!
Ya, kelebek Dünya’yı görünce intihar ettiyse?!
DİB BAŞKANI ALİ ERBAŞ AKLIMIZLA ALAY ETMEYİN!
YALANLA ÖZDEŞLEŞEN TOPLUM!
BASIN KAN KAYBEDİYOR MU?
ARAP VE PARA
FENOMEN Mİ, MENEMEN Mİ?
SARI YAZ (Eylül’de gel)
ÇÖKMESİN OMUZLAR, ÇIKMASIN KAMBUR…
ŞEYH BEDRETTİN ve RUHİ SU
SOSYAL MEDYA DERKEN…
“BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI”
DARALIYORUM…
YAZILI BASININ SONU GELİYOR MU?
YAZIN YAŞANIR, KIŞIN TADINA VARILIR
GAZİ BEĞENİR MİYDİ?
Doktor mu, Hekim mi?
Kazanınca Alman, Kaybedince göçmen!
İRİ, DİRİ VE BİR OLMAK...
KEDİLER VE BİZ…
DENİZ GÖZLÜ LEYLA!
ANAHTAR PASPASIN ALTINDA DE!.. BIRAK GİT!..
BİZİM KÖYLERİMİZ
BAŞARI İÇİN
SEÇİMLER, YA SONRASI?
BEN, BEN, BEN…
DEİZM’E DAİR!
GAZETECİ OLAYLARI YOK SAYAMAZ!
MİLLİ DUYGUMUZ: LİNÇ
ALTININ GRAMI GENÇLERİN DRAMI
ASLINDA SEÇİM GÖSTERE GÖSTERE GELDİ!
ÇAYI İNCE BELLİ BARDAKLARDAN İÇMEK
KİMSELER GÖRMEDİ ÖPÜŞTÜĞÜMÜZÜ, YAĞMURDAN BAŞKA…
GENÇLİĞİN ACI GERÇEĞİ
BİZ NATO’YA HAYIR DERKEN…
ÇILDIRMAK DA ÇARE OLMADI
GRAND TÜRK…
SURİYE’DE KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
İNCİRLER OLANA KADAR KALSAYDIN BARİİİ!
KARİZMALAR ÇİZİLİRKEN!
HAY, DİLİNİ...
GAZETECİLİK VE TETİKÇİLİK!
“BEN KİMİM?” SORUSU
İNSAN HAYAL ETTİKÇE YAŞAR…
Zaman akıp giderken…
TÜRKLERİN ÇAM BAYRAMI
Davutlar’da bir gün…
Cinnet hali
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...