Tuncer ALTINTAŞ

Yeni Denge’nin düşündürdükleri

6 Aralık 2013, Cuma

     

Sevdiğim yerel yayın organı Denge’nin yeni atılımı, yeni çehresi beni 52 yıl geriye 1960’lı yıllara götürdü.

 

1961 yılında Muş’ta Altınova Gazete ve Matbaasında gazete ve matbaayla tanıştım. O zamanlar gazeteler hurufet denilen harflerin bir kumpasta yanyana dizilmesiyle baskıya veriliyordu. Çok zorlu ve meşakkatli bir işti. Dikdörtgen bir kutu göz önüne getirin, içinde 29 harf için ayrı ayrı gözler noktalama işaretleri için ayrı gözler vardı.

Mürettip dediğimiz diziciler eline kumpası alır önünde yazı metni harfleri kutulardan tek, tek alır, elindeki kumpasa yan yana dizerlerdi. Daha sonra ortaya çıkan metin kollu makinelerde basılırdı.

Altınova gazetesinde çalıştığımda 13-14 yaşlarımdaydım. Daha sonraları 1965 yılında Aydın’da Orhan ve Adnan Çoşkun kardeşlerle tanıştım, Yeni Kıroba gazetesini çıkarıyorlardı. Rahmetli Türker Sanal ile birlikte Yeni Kıroba’da bir müddet çalıştık. Sonraları o Ankara’ya ben de İstanbul’a gittim. 1970’li yılların ortasında Aydın’a döndüğümde Milliyet Gazetesi’nin Aydın temsilcisiyimdir. Zaten İstanbul Milliyet’te rahmetli Namık Sevik ustanın spor servisinde bir yıl muhabir olarak çalışmıştım.

 

İşte o günlerde çocukluk arkadaşım, Rahmetli Hasan Ağababaoğlu, Hüraydın Gazetesini iliş’lerden devir aldı. Birlikte çalıştık. Artık Heildelberg isimli büyük bir Alman yapımı baskı makinesi vardı.

Rahmetli Zeynel Vardar, otomatik dizme makinesinde harfleri kurşuna döküyor, kurşun kalıplar dikdörtgen bir çerçeveye sıkıştırılıyordu. Resimler ise İzmir’de klişecilere klişe yaptırılıyor, onlar da anlattığım çerçeveye konuyordu.

Sayfa bağlandıktan sonra makinaya takılıyor ve baskı başlıyordu. Daha sonraları bakır kalıplara ve filmlere ve en sonda bilgisayar teknolojisine geçildi. Şimdilerdeki sistemi iyi bilmiyorum. Herhalde büyük kolaylıklar ve yenilikler olmuştur. Aydın’daki, yerel gazeteler kes, yapıştır dediğimiz yöntemle çıkıyordu. Şimdilerde merkez medya denen gazeteler alınıyor, oradan seçilen haberler yerel gazeteye monte ediliyordu. Biz Hüraydın’da rahmetli arkadaşım Hasan Ağababaoğlu ve Ses’ten rahmetli kardeşim Yalçın Ata ve ben bunun böyle olmaması gerektiğini yerel gazetelerin kendi iline özgü haberlerle çıkması gerektiğini söylüyorduk.

 

Bu söylediklerimizi gerçekleştirebildik mi? Maalesef hayır... Hasan Ağababaoğlu müteahhitliğe, Yalçın Ata Hürriyet Aydın Temsilciliğine, ben de Milliyet Aydın Temsilciliği ve Zirai Donatım Satış Müdürlüğü görevlerimize ağırlık verince düşüncelerimiz havada kaldı. Daha sonraları bu düşünceleri Sadettin Çetin Yeni Ufuk’la, Görcan Çapar Yeni Ege ile gerçekleştirmeye çalıştılarsa da gazeteleri çeşitli nedenlerle günlük olamadı ve devamlılık sağlayamadı. İşte Mehmet Aydın ve arkadaşları benim 43 yıl önceki hayallerimi bugün gerçeğe dönüştürüyor. O yüzden sevincim sonsuz. Amerika’da ve bazı diğer devletlerde yerel basının çok güçlü olduğunu duyuyoruz ve biliyoruz. Aydın’da yerel basının okunur ve güçlü olması en büyük arzum. Yeni Denge ile ilgili 7 Eylül Gazetesi Sorumlusu yeğenim Erdal Karakavukoğlu’nun yazdığı yazıyı da mutlaka okumanızı öneririm. Bravo Erdal aynı gayretleri senden ve gazetenden görmek beni çok mutlu edecektir. Daha önce de belirtmiştim, ben Mehmet Aydın ve arkadaşlarını 1990 yılların ikinci yarısında tanıdım. Konaklı Dershanesi’nde müdürlük yaparken Mehmet Aydın Cihan Haber Ajansı Aydın Temsilcisiydi. Gözleri parlayan, pırıl pırıl bir insandı. Habere açtı, onda gençliğimi gördüm.

1998 yılında Denge’yi çıkarmaya başladıklarında bizim çevreler bir yıl dayanamayacaklarını iddia ettiler, ben ve eşim ve dershanem Denge’ye karınca kararınca destek olmaya çalıştık. Pazartesi günü Davutlar’da bayiime gittim ve ilk Denge’mi aldım.

Gazete bayiim Selim, ‘Hocam yeni çıkmış galiba ben de yeni gördüm’ deyince, ona Denge’nin tarihçesini kısaca anlattım ve için için gururlandım.

 

Şimdi Mehmet’e önerim, eğer yoksa derhal gazete ve matbaadan bağımsız bir reklam ajansı kurmasıdır. Önümüzde üç seçim birden var.

Aday tanıtımları, el ilanları, duvar afişleri, çeşitli fotoğraf çekimleri, tanıtım yazıları için hayalleri olan gençlere ve iyi kurgulanmış bir reklam şirketine ihtiyacı olacaktır. Yeni Denge’yi çok beğendim, her geçen gün daha iyiye gideceğine inancım sonsuz. Mehmet Aydın ve arkadaşlarına başarılı çalışmalar dilerken, yolunuz ve bahtınız açık olsun diyorum.



Yazarın Tüm Yazıları
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...