Tuncer ALTINTAŞ

Aydın ve İzmir’de ne olacak?

21 Şubat 2014, Cuma

     

Henüz ilçe adaylarının bile sürpriz bir şekilde yeni, yeni belirlendiği Aydın ve İzmir’de yerel seçimleri kimin kazanacağını sorgulamak kolay bir iş değil. Çok anlamlı da gözükmeyebilir. Seçimi kimin kazanacağını öngörmek sonunda bilimsel bir araştırma konusu da olabilir. Ne var ki Türkiye ‘de hayli prestij yitirmiş bir alandan söz ettiğimizi unutmadan bu saptamayı yapıyoruz. Neredeyse bir futbol karşılaşmasının skorunu bilmek türünden bir kestirmeye de dayanmaya başladı saha araştırma ve anket çalışmaları.

Oysa meseleye daha geniş açıdan bakmak ve olayı partilerin siyasal davranış kavramının sınırları içinde ele almak gerek diye düşünüyorum.

Aydın ve İzmir 11 yıllık AKP iktidarında nirengi noktası teşkil ettiği için yani muhalefetin simge şehirleri olarak sivrildiği için bu konunun üzerinde durmakta ve bu konuyu iyi analiz etmekte yarar olduğu kanısındayım.

Aydın’da herkes seçimlerin MHP ile CHP arasında geçeceğinde hemfikir. Her iki ilde de CHP önde görünse de tüm imkanlarına karşın CHP için bu illerde seçim pek kolay geçeceğe benzemiyor.

Hafızam beni şayet yanıltmıyorsa galiba 1994 seçimleriydi. İstanbul’da ANAP’tan Bedrettin Dalan, CHP’den Zülfü Livaneli, Refah Partisi’nden Recep Tayyip Erdoğan, DSP’den Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın ağabeyi Necdet Özkan İstanbul belediye başkanlığı için adaydılar.

Tüm anketler seçimlerin Dalan ile Livaneli arasında geçeceğini gösteriyordu. Hatta seçimlere yaklaştıkça Livaneli öne çıkıyordu. Fakat İstanbul’da oldukça fazla taraftar kitlesi olan Necdet Özkan sol oyları böldü ve seçimlerde hiç şans verilmeyen Refah adayı Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı seçildi. Bu tamamen bir strateji hatasıydı ve CHP ye çok ağıra patladı.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi bu seçimlerde de ilçe adayları seçilirken başarılı belediye başkanları nedensiz bir şekilde çizik yedi ve bu kişiler taraftarlarıyla birlikte küstürüldüler. Aydın ilçelerinden Kuşadası’nda, Didim’de, Söke’de ve diğer bazı ilçelerde yapılan hatalar ve başarılı başkanların tasfiyesi İzmir’de Konak’ta başarılı bir Hakan Tartan varken üstelikte eğilim yoklamalarından açık ara önde çıkmışken oraya KCK’lileri avukatlığını üstlenen ve Atatürk karşıtı söylemleri bilinen Sema Pekdaş’ın aday gösterilişi anlaşılır gibi değildir. Bornova’da başarılı hizmetleri nedeniyle halk tarafından sevilen Prof.Dr.Kamil Okyay Sındır gibi bir isim çizilirken kimsenin tanımadığı Olgun Atilla’nın aday gösterilmesi anlaşılır gibi değildir. Buca’da Ercan Tatı, Karşıyaka’da Cevat Durak, Çiğli’de Metin Solak, Ali Ağa’da Turgut Uyar, Dikili’de Osman Özgüven, Urla’da Selçuk Karaosmanoğlu gibi markalaşmış yerel halkın sevgisini kazanmış isimler maalesef aday gösterilmemişlerdir.

Bu isimlerden başta Mümin Kamacı Didim’de, Hakan Tartan Konak’ta , Ege Koop çalışmalarıyla haklı bir isim yapmış olan Hüseyin Aslan İzmir Büyükşehir’de DSP’den aday olmuşlardır. Kimsenin onlara kızmaya , kınamaya hakları olmadığını düşünüyorum. Onlar görüşlerini değiştirmemişler, kırgınlıklarını içlerine atarak gene sosyal demokrat bir parti olan DSP saflarından aday olmuşlardır. Yazımın başında 1994 İstanbul yerel seçimlerinin nasıl kaybedildiği hiç şans verilmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl belediye başkanı olduğunu anlatmıştım. Aynı olay 20 yıl sonra Aydın ve İzmir illerinde dilerim tekerrür etmez. Zira Aydın ve İzmir illeri aydın ve aydınlık yüzlü insanlarıyla bu iktidarın karşısında durmuş, muhalefetin simgesi ve yıldızı olmuştur. Aydın ve İzmir illerinin kaybedilmesi milletvekili seçimlerini kaybetmekle eşdeğerdir. Hani bir söz vardır: “Yediğin hurmalar bir gün gelir tırmalar.” Dilerim CHP’nin yanlış tercihleri bu söze benzemesin buna üzülenler yine biz yani bu iktidarın artık gitmesi gerektiğini düşünenler oluruz.

Hepinize mutlu hafta sonları değerli Denge okurları.



Yazarın Tüm Yazıları
Eğitim buysa çocuklar ne yapsın?
Bazen çıldırmak da yetmiyor!
Öğretmenler Günü
Lütfen, aklımızla alay etmeyin!
Agora Meyhanesi
Sayanora
Acaba “İYİ” mi gelecek?
Biz bu günleri, o günden görmüştük…
GÖĞSÜMÜZ KABARDI, GÖZLERİMİZ YAŞARDI…
Cahilliğe prim vermek…
SALLANMAK ÜZERİNE…
Mezarlık Magandaları!
AYTO’da güneş yeniden doğacak
On günlük tatilin ardından…
Anlatım gücü ve gazeteciliğe dair
ÖSYM
Kuşadası’nda güzel bir gece
İkileme ve aynen…
Basın Bayramı
İbrahim Pehlivan ile bir gece
Denge’nin tvDEN’i
Bir ceylan uyanır Afrika'da
Gençler! Haydi festivale
İnsanlığımızı ne bozar?
Al yazmalı güzel kız…
Yazım yanlışları
Yalçın Ata
Türlü, çeşitli gazetecilik!
19 Mayıs
BUGÜN CANIM YAZI YAZMAK İSTEMİYOR
Müjgan’la ben ağlaşırız…
Neşe dolamıyor insan...
Sizce kim kazandı şimdi?
Bir çöküşün öyküsü…
Zincirin halkaları bir kez koparsa…
Ege, göçmen mezarlığına dönerken…
Quo Wadis…
Qou Wadis (Nereye)?
Gitmek mi zor kalmak mı zor?
Aptal kutuları ve sosyal medya
Yarılan ekmeğin buğusuyduk!
Anne özlemi
Rezillik diz boyu…
Karpuz gibi…
Rengarenk Zehirler!...
Bir millet intihar ediyor!...
Binmişiz bir alamete…
Türkiye üzerinde oynanan oyunlar!
Yarın yılbaşı…
FETÖ...
Korkma!
Akıl Kilitlenirse…
Okumuyoruz!...
İLKLERİN TAKIMI BEŞİKT'AŞK
İyilik askıda
Yeterlilik şart…
Kıskanırım seni ben
Aslında 'aşk'ta yok!..
Utanıyor musunuz?
Tayfun Tufan Zelzele olayı!..
Milli başarı nasıl gelir?
Buralara olanlar olmuş!..
Biraz Sevinç, Biraz Hüzün = Eylül
İslam ve Kurban
Fonda Aydın Zeybeği...
Korkak Kahraman!
ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER!
LİNÇ KÜLTÜRÜ VE EMPATİ
DENİZ ve BİZ...
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR....
AGC ÖDÜL TÖRENİ...
O GECE ... = CİNNET HALİ
Çocukları küçük kurşunla mı öldürürler anne?
Emekli Olmak
BAYRAM
Şovmenler sahnede ...
Çıldırdık mı?..
Hakan Ülken’ler çoğalmalı…
Markalaşma, tanınırlık, pazarlama
Dün geceyle tam üç ay bir gün…
Rüya, Feda, Vefa, Sefa=BEŞİKTAŞK…
Analar ve oğulları…
Tuncer Altıntaş Köşe
Bir ileri, iki geri...
Fırtınalar koparken gönlümde…
Uyulmayan kurallar ülkesi…
Bir ilkbahar sabahı...
Bu gün Nisan bir…
Turizmde kırmızı alarm!..
Okumak üzerine...
Muhalafetsiz muhalefet!..
Evleri camdan olanlar başkalarına taş atmamalı…
Aysun Kayacı acaba haklı mıydı?
Özledim, teninin kokusunu özledim…
AGC
Aydın’daki aile hekimlerinin yeni başkanı: Dr. Taner Balbay
Yüzbaşı Kaya Aldoğan’ın öyküsü…
Masum değiliz, hiçbirimiz...
Diyanet mi hıyanet mi?...
Mutsuzluk virüsü bulaştı hepimize...
Gazetecilik bu değil beyler
Türküler türküler...
ALİYYÜLÂLÂ ASLAN SÜTÜNE DAİR
Aynalar, aynalar...
Çocuklukları çalınan çocuklar
Öğretmenim ben
Mavilim Mavişelim
Yeni sistem gazetecilik
Yağmur çiselerken...
Mankurtlaşmak
Alkışlar Hakan Ülken'e
Kanlı meydan
Eylül (Tuncer Altıntaş Köşe Yazısı)
Mutluluk var mı?
Belinaytur ve Midilli
Kıyıya vuran o çocuk değil, bizim dibe vuran insanlığımızdı…!
Gökyüzünün altındaki şahane yeryüzü yalnız ve güzel ülkem, Türkiyem…!
Yarbay'ın isyanı
Kan, Kan, Kan...
ADÜ Konuk Evi
Yontulmadık!
Hoşgörü
Kendilerine temizler...!
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Rezil lige devam
O anı hiç unutamıyorum
Sözcükler, sözcükler
Yaşam hakkı
Rezil lig bitti
Bir edebiyat dehası, şairlerin hası...
Karadut
Yemeğin tadı mı? Edebiyatı mı?
Bir romanın roman gibi öyküsü…
Dünyayı yönlendirenler...
Bir valinin düşündürdükleri…
Gazetelerin sonu geliyor mu?
Başarı dileklerim M.Sadık Atay’a…
İşten atılan ve atanamayan öğretmenler...
Alkışlar İbrahim Pehlivan'a
Dilimin ucunda kelimeler...
Cildinizi koruyun
Gazetecilik temas ve mesafe mesleğidir
Neler oluyor bize?
Ya o gelmeseydi?
Şaşkın Muhalefet....
Şaşıran Türkiye!
Yeni CHP… Şaka gibi...!
Kış ortasında yazı özlemek...
İnsan hayal ettikçe yaşar...
Hayallerinizden asla vazgeçmeyin…
Nostaljik bir yılbaşı öyküsü
Kelimeler... Kelimeler...
Diren Çarşı...
Tren istasyonları, gar restoranları...
Rakı güzellemesi 2
Otel odaları
Öğretmenim ben...
Tebrikler Hakan...
Eylül'de kaldım...
Cumhuriyet
Rakı güzellemesi...
BEP nedir biliyor musunuz?
Bayramın ardından
Her ömrün bir eylülü vardır…
Kent Konseyi
Büyük fakat çileli bir ozan
Rodos'dayken...
GEZİ’yi anlayamamak...
Dayanılmaz...
Boş Defterler
Mısır’dan Abim Gelmiş Türküsü tutmadı!
Mahallenin Gonşana'ları
Sıla hasreti
Hayat Bayram olsa...
Geçmişe özlem...
Cumhurbaşkanı Seçimleri
O ruh bir kez kaybolursa...
Zincirin halkaları kopmuşsa...
Bir baba giderse...
Biz iki nesil arasında kalanlar...
İş makineleri, beton kamyonları..!
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Sözün bittiği an: Çizmelerimi çıkarayım mı?
Bir “TELEVOLE” Masalı
Onlar bir avuçtular, koskoca Deniz oldular
Gökhan gitsin, 'Töre' kalsın
O delikanlı bendim...
BEŞİKTAŞK...
Ben artık oynamıyorum..!
Seçimin analizi
Otobanda gişelerden önce son çıkış!
Gök ekini biçer gibi...
Aynalar Yolunu Kesti...
Bebek’teki bebekli kız!..
Şimdi ben “yumurta” deyip geçemem ki!..
Aydın ve İzmir’de ne olacak?
Kendi ayağına sıkmak…
Aynalı Kemer
Bir başkan aranıyor
Devlete düşman lazım!
Annem
Battı! Çıkamadı…
Sadrazam hamamda…
Bir yılbaşı nostaljisi
Sen haklıydın iki gözüm
Yolun sonu görünüyor!..
Top yuvarlaktır ama...
Yeni Denge’nin düşündürdükleri
Patagonya Cumhuriyeti
Uyan, uyannn!
Her 10 Kasım’da 9’a 5 geçe...
O’nu özlemle anıyorum…
Şirin, güzel, şanssız bir kent: Aydın
Yaşamak bayramdır...
Uzun yıllar ötesinden...