Aydın Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, Tarım Orman Ekranı’nda Aynur Yıldız Aydınlı’nın sunduğu canlı yayın programına konuk oldu. Başkan Fevzi Çondur, “Ülkemizde Pamuk Üretimi ve Sürdürülebilir Pamuk Tedariki” başlığı altında Türkiye pamuk sektörünün mevcut durumu, üretim potansiyeli ve geleceğe yönelik sürdürülebilirlik stratejileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Aydın Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, Tarım Orman Ekranı’nda yayımlanan Tarım Orman Gündemi programına konuk oldu. Aynur Yıldız Aydınlı’nın sunduğu canlı yayında Çondur, pamukla ilgili önemli konulara değindi. Pamuğun ülke ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çeken Çondur, üretimde verimliliğin artırılması ve sürdürülebilir tedarik zincirinin güçlendirilmesi için atılması gereken adımlara ilişkin görüş ve önerilerini kamuoyuyla paylaştı.
BU YIL ÜRETİM 300 BİN TONA KADAR DÜŞTÜ
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe küresel bir güç olduğuna dikkat çeken Fevzi Çondur, pamuk üretimi ile sanayideki iplik fabrikaları arasında birbirini besleyen, çok paydaşlı ve entegre bir yapı bulunduğunu belirtti. Ülkenin yıllık ortalama pamuk tüketiminin 1,6 milyon ton civarında seyrettiğini, ancak son dönemde üretimde düşüş yaşandığını ifade etti. Bu sezon yaklaşık 300 bin tonluk üretim beklenirken iç talebi karşılayabilmek için 1,2 milyon ila 1,3 milyon ton arasında ithalat yapmak zorunda kalındığını vurguladı. Dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla pamuk ihtiyacının en az yarısının yurt içinde üretilmesinin hedeflendiğini ve bu doğrultuda yaklaşık 70 bin üreticiyle faaliyetlerin sürdürüldüğünü kaydetti.
MALİYET KRİZİ VE 5 TL’LİK “REFAH PAYI” ÖNERİSİ
Kırsaldan kente göçün önlenmesi ve kırsalda yaşayan nüfusun desteklenmesi için üretici gelirlerinin artırılması gerektiği belirtildi. İran-ABD ve İsrail savaşları gibi küresel krizlerin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle birlikte akaryakıt ve gübre fiyatlarında geçen yıla oranla büyük artışlar yaşandığına dikkat çekildi. Tarım sektörünün son derece kırılgan bir yapıda olduğunu belirten Çondur, “Savaşlar ve krizler gibi beklenmeyen olaylar sonucunda gübre gibi girdilerin fiyatları, normal enflasyon oranlarının çok üzerinde ve ani bir şekilde 2,5 katına kadar çıkabiliyor. Çiftçilerin gübreyi yıl boyunca parça parça değil, tek seferde ve o günkü piyasa fiyatından almak zorunda kalması, tüm yılın maliyet ortalamasını tek bir günün fiyatına bağlıyor ve üreticinin risklerini katlıyor.” dedi.
Ulusal Pamuk Konseyinin yaptığı hesaplamalara göre üretim maliyeti ile piyasa fiyatı arasında yaklaşık 5 TL’lik bir fark bulunduğunu açıklayan Çondur, bu farkın refah payı olarak üreticiye ödenmesi hâlinde çiftçilerin gelecek yıla çok daha moralli ve verimli hazırlanabileceğini belirtti. Ayrıca üreticilerin kazandıkları parayı bankada bekletmeyip traktör, tarım aletleri ve lastik alımı ile düğün ve ev mobilyası gibi harcamalar yoluyla ekonomiye geri kazandırdıkları, bunun da piyasada önemli bir çarpan etkisi yarattığı vurgulandı.
ÜÇ BAKANLIĞIN ORTAK SORUMLULUĞU VE PLANLI ÜRETİM
Çondur, pamuk üretiminin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığının değil, aynı zamanda Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da görev alanında bulunan ve üç bakanlığın eş güdümünü gerektiren entegre bir ürün olduğunu ifade etti. İhracat potansiyeli taşıması, büyük bir sanayi koluna ham madde sağlaması ve tarımda önemli ölçüde istihdam yaratması nedeniyle her üç bakanlığın da ayrı sorumlulukları bulunduğunu belirtti.
KÜRESEL REKABET, ARAZİ PARÇALANMASI VE GDO'SUZ PAMUK AVANTAJI
Çondur, Türkiye’nin üretim miktarı bakımından diğer ülkelerden farklı bir konumda olmadığını, ancak üretim maliyetlerinin yurt dışındaki rakip ülkelere kıyasla daha yüksek olduğunu dile getirdi. Brezilya örneğini veren Çondur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Brezilya yaklaşık 450 üreticiyle 4 milyon ton, yani Türkiye’nin yaklaşık 13 katı pamuk üretiyor. Türkiye ise kendi üretimini 70 bin üreticiyle gerçekleştiriyor. Brezilya, arazi büyüklüğü ve ölçek ekonomisi bakımından büyük bir avantaja sahip. Türkiye’de miras yoluyla bölünmeler ve hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle arazilerin parçalı yapıda olması maliyetleri artırıyor.”
Tüm bu zorluklara rağmen Türk üreticisinin güçlü bir bilgi birikimine sahip olduğunu belirten Çondur, birim alan verimliliğinde Türkiye’nin ABD, Hindistan ve Çin gibi ülkeler arasında dünyada üçüncü sırada yer aldığını ifade etti. Çondur, “Aslında ikinci sırada gösterilebilecek bir düzeyde, çok daha verimli üretim yapıyoruz. Türk pamuğunun en büyük ve en ayırt edici küresel özelliği GDO’suz olmasıdır (GMO-Free Turkish Cotton). Bu kimliğin uluslararası pazarda korunmasının ve yerli üretimin desteklenmesinin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz.” diye konuştu. (ŞERİFE NUR KÖSE)





















ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.