CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, partinin kurultaya götürülmemesi halinde mahkemeye başvurarak çağrı heyeti talep edeceklerini açıkladı. Tezcan'ın sözlerini eleştiren eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'ın "akıl tutulması" çıkışına yanıt veren Tezcan, çağrı heyetinin kayyım olmadığını ve yalnızca kurultayın yapılmasını sağlamakla görevli olacağını vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde devam eden kurultay tartışmaları yeni bir polemiğe dönüştü. CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, parti yönetiminin olağanüstü kurultay çağrısı yapmaması halinde hukuki sürecin devreye sokulacağını belirterek mahkemeden çağrı heyeti talep edeceklerini duyurdu. Tezcan, hem Parti Meclisi üzerinden kurultay kararının alınması için çalışma yürüttüklerini hem de delegelerin imzalarının toplanmaya devam ettiğini ifade etti. Buna rağmen kurultay sürecinin işletilmemesi halinde yargı yoluna başvuracaklarını söyledi.
"ACINASI BİR DURUM"
Tezcan'ın açıklamaları siyasi gündemde geniş yankı uyandırırken, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda söz konusu girişimi sert ifadelerle eleştirdi. Tayyar açıklamasında, "Programım vardı. Bir arkadaşım kulağıma eğilerek, 'Özel, CHP’ye kayyım için başvuracakmış' demesin mi? Güldüm, 'Şakadır' dedim. Haberi gösterdi hemen. Özel’in kurmay heyetinden Bülent Tezcan, Kılıçdaroğlu yönetimi kurultay kararı almazsa CHP’ye 'çağrı heyeti' atanması için mahkemeye başvuracaklarını söylüyor. Gürsel Tekin İstanbul’da Çağrı Heyeti Başkanı olarak atandığında 'kayyım atandı' demişlerdi ya, şimdi Kılıçdaroğlu’nun yerine aynı şekilde 'kayyım' istiyorlar. Tam bir akıl tutulması. Verdikleri mücadelenin altını boşaltıyorlar. Mahkeme kararıyla CHP’nin tanzim edildiğini söylerken, başka bir mahkeme kararıyla operasyon planlıyorlar. Tutarlı olacaksınız. Demek ki derdiniz CHP değil, kendi koltuklarınız. O koltukları korumak için her yolu mübah görüyorsunuz. Acınası bir durum" dedi.
"SİYASİ PARTİLERDE USUL BUDUR"
Şamil Tayyar'ın açıklamalarına sosyal medya üzerinden yanıt veren Bülent Tezcan ise şunları söyledi: "Şamil Bey, Anlamadınız herhalde? Benim söylediğim, toplanan imzaya rağmen kurultay çağrısı yapılmazsa mahkeme eliyle kurultay çağrısının yapılmasını sağlamaktır. Yani delege iradesinin gereğini yerine getirtmektir. Siyasi partilerde usul budur. Bu, seçilmiş yönetimin yerine kayyım atanması ya da partiyi yönetecek bir heyet getirilmesi değildir. Sadece kurultaya götürecek bir heyet atanmasıdır. Tek görevi de kurultay yapmaktır. Gürsel Tekin ve ekibinin seçilmiş İstanbul İl Başkanlığına 'bütün yetkileri haiz bir heyet' olarak atanmasından tamamen farklı bir şeydir. Ayrıca ihtiyati tedbirle partinin başına geçmekle de bir ilgisi yoktur. Kulağınıza fısıldayanlara bu cevabı verebilirsiniz." (İREM DELİCE)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.