Sosyal medyada bir paylaşım yapılıyor, ardından soruşturma başlıyor. Dosyanın içeriği çoğu zaman tek bir şey: ekran görüntüsü.
Oysa ceza hukuku, “görüntü” ile değil, ispat ile çalışır.
Yargıtay’ da bu noktada açık bir sınır çiziyor:
Fail tespiti, varsayımla değil; teknik ve hukuki delil zinciriyle yapılır.
SADECE EKRAN GÖRÜNTÜSÜYLE MAHKÛMİYET OLUR MU?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi: “Yetmez”
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin birçok kararında aynı noktayı vurguluyor:
“Facebook/Instagram çıktısı tek başına, paylaşımı sanığın yaptığına dair kesin delil sayılamaz.”
Bu nedenle;
• IP adresi tespiti,
• servis sağlayıcı kayıtları,
• hesabın sanık tarafından kullanıldığını gösteren ek deliller toplanmadan verilen mahkûmiyet kararları eksik inceleme sayılarak bozulmaktadır.
Bu yaklaşım, uygulamada sıkça yapılan bir hatayı açıkça hedef alır:
“Hesap adı var → sanık var” kolaycılığı.
IP ADRESİ VARSA FAIL DE VAR MI?
Yargıtay’a göre IP, ancak desteklenirse anlamlıdır
Uygulamada IP adresi, neredeyse “kesin delil” muamelesi görüyor.
Oysa Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı farklıdır:
IP adresi;
• ortak ağdan,
• işyerinden,
• apartman internetinden,
• başkası tarafından
kullanılmış olabilir.
Bu yüzden Yargıtay, IP’nin yanında bağlantı zamanı, port bilgisi, cihaz incelemesi ve kullanımın sanığa ait olduğunu gösteren başka deliller aramaktadır.
Bunlar yoksa, “şüphe” giderilmiş sayılmaz.
Ceza hukukunda ise şüphe giderilmeden mahkûmiyet kurulamaz.
HESAP SAHİBİ OLMAK, FAIL OLMAK DEMEK DEĞİLDİR
Yargıtay’ın “fiili hâkimiyet” ölçütü
Yargıtay, sosyal medya dosyalarında çok önemli bir ayrım yapar:
Hesabın kime ait olduğu değil, paylaşımı kimin yaptığı önemlidir.
Bu nedenle;
• hesabın ele geçirilip geçirilmediği,
• başkası tarafından kullanılıp kullanılmadığı,
• sanığın paylaşım anında erişiminin bulunup bulunmadığı araştırılmadan verilen kararlar hukuka aykırı kabul edilmektedir.
Bu yaklaşım, masumiyet karinesinin dijital alandaki yansımasıdır.
SAHTE HESAPLARDA CEZASIZLIK MI VAR?
Hayır: Yargıtay doğru soruşturmayı ödüllendiriyor
Yargıtay, başkasının adı ve fotoğrafı kullanılarak açılan sahte hesaplar üzerinden yapılan:
• hakaret,
• kişisel verilerin ifşası,
• özel hayatın ihlali
fiillerinde; teknik inceleme eksiksiz yapılmışsa, verilen mahkûmiyet kararlarını onamaktadır.
Yani mesele “sosyal medya suçu ispatlanamaz” değildir. Mesele, soruşturmanın özensiz yürütülmesidir.
YARGITAY’IN ÇİZGİSİ NET
Varsayım değil, delil; kanaat değil, ispat
Yargıtay’ın sosyal medya suçlarına bakışı özetle şudur:
• Ekran görüntüsü tek başına yetmez
• IP adresi tek başına yetmez
• Hesap sahipliği tek başına yetmez
Fail tespiti için şüpheye yer bırakmayan bir delil zinciri gerekir.
Aksi hâlde sosyal medya,
bir yandan gerçek suçluları gizleyen,
diğer yandan masumları zan altında bırakan
tehlikeli bir alan hâline gelir.
Ve o noktada sorun sosyal medya değil, adaletin kendisi olur.


ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.