Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı iken hüküm giyen ve cezasını çekmekte olan Hulisi Akşit ile röportajımızın dördüncü bölümünde, Aydın’a havaalanı yapılması, Büyükşehir Yasası, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve çalışmalarını konuştuk. Aydın’da kargo uçuşlarına ihtiyaç olduğunu söyleyen Akşit, yolcu taşımacılığında beklenen verimin alınamayacağı savundu. “Uçaktan inip Aydın’daki evime geldiğimde, İzmirli daha evine varmamış oluyor. O yüzden gereksiz bir yatırım. Bir de Nazillililer Aydın’dan uçağa binmez, direk İzmir’e gider” dedi.
RÖPORTAJ: EMİN AYDIN
Büyükşehir Yasası’ndan halkın memnun, ilçe belediye başkanlarının şikayetçi olduğunu belirten Akşit, Özlem Çerçioğlu’nun da halkı mutlu ettiğini savundu. Akşit, milletvekili, belediye başkanı ve yöneticilere de öğütler verdi.
Güncel Aydın’ı ve yöneticileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Halka olmayacak şeylerin sözünü vermesinler ya da halktan gelen olma imkanı olmayan tekliflere de ‘tamam’ demesinler. Sonra yalancı durumu düşüyorlar. Onlar yalan söylemiyor, uğraşıyor ama bazı şeyler vardır, olmaz.
Aydın’a havaalanı yapılır mı?
Ben yanlış buluyorum. Yazıktır, günahtır, devlete. Ben İstanbul’dan, Ankara’dan, yurt dışından uçuyorum, evime geliyorum, ama İzmirli daha evine gidemiyor. Kargo uçuşları olsun isterim. Örnekleri çoktur. Daha önce Mehmet Erdem ile Devlet Hava Yolları Genel Müdürü’ne gittik. Uçuşların yarısını odalar olarak karşılama teklif edildi, ‘Ben bir kuruş bile vermem’ dedim. Her gün o uçağı dolduramazsınız. Burada yolcu potansiyeli olsa sizin yalvarmanıza gerek yok, onlar gelir size ‘Havaalanı yapalım’ diye yalvarır. Nazillili, Sökeli gelip buradan uçağı binmez, onlar İzmir’e giderler.
"SÖKELİNİN, ÇİNELİNİN 'AYDINLIYIM' DEDİĞİNİ DUYDUNUZ MU?"
Nazillili neden binmez?
Nazillili hiçbir zaman Aydınlıyım demez ki. Sökelinin, Çinelinin ‘Aydınlıyım’ dediğini duydunuz mu?
Neden böyle?
Çok eskiden bu yana gelen bir şey. Ben Aydınspor Genel Kaptanıyım, Nazilliliyim. Esat Ergüler ile de çok yoğun bir şekilde mücadele verdik. Yine ana avrat küfrettiler. Sökeli hala Aydın’a düşmanca bakar. Kuşadalı, ‘Aydınlıyım’ demez. Aydın’a asfaltın altı deprem bölgesidir. Buralara kesinlikle inşaat izni verilmemeli. Çelik temele geçilmeli.
Büyükşehir olmamız, Aydın’ı kabullenmeyen ilçelerin durumunu kırar mı, siz Büyükşehir Yasası’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kırmaz. Yasa, apar topar, planlanmadan çıktı.
"YAŞLI KADINLAR ÇERÇİOĞLU'NUN ELİNİ ÖPMEYE KALKTI"
Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni ve çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Cezaevindeyim. Çok iyi gözlemleyemiyorum ama genel kanı, vatandaş memnun ama ilçe belediyeleri memnun değil. Kayınvalidemin cenazesinde taziyeye gelenler vardı, kalabalık şekilde oturuyorduk. Çoğunluğunu yaşlı kadınlar oluşturuyordu. Özlem Çerçioğlu geldi, yaşlı kadınlar başkanın elini öpmeye kalktı. Biri ‘Bedavaya Karacasu’ya gidip geldim kızım’ dedi. Ekmek, et, AYBA hizmetlerinden ötürü hepsi başkana teşekkür etti. Gözlerimle gördüğüm için söylüyorum. Ellerindeki birçok yetki ve imkan alındığı için belediye başkanları rahatsızlar. Alışacağız, alışmamız da lazım. Büyükşehir, planlamada ve uygulamada iyi işler yaparsa başarılı olur. Belediyecilik şudur; İller Bankası’ndan kaç para geliyor. 500 bin lira, o kadar personel çalıştıracaksın. İller Bankası payı ile personel, halktan topladığınla da hizmet yapsan, 5 kuruş borcun da olmaz, çok da güzel hizmet edersin. En önemlisi çaldırmaz, partili ayrımı yapmayacaksın. Mevcut kadroyu dağıtıp yenilerini kurmaya kalkmayacaksın.
“ÖZAL DÖNEMİNDE İL MÜDÜRLERİ DEĞİŞMEDİ”
Bizim başımıza geldi. ‘Genel sekreter eski başkanın adamı’ dediler. ‘O zaman o başkandı, şimdi ben başkanım’ dedim. Bütün personel başkana çalışır. Ha, altımı oymaya kalkarsa o zaman cezalandırırım. Özal dönemini hatırlayın, il müdürleri değişmedi Aydın’da, sadece sağlık müdürü değişti. O işin uzmanı insanları orada tutacaksın. Bunun partisi olmaz. Bizde öyle olmuyor. ‘Bu bizim adam değil’ diyorlar. Nazilli’de MHP belediye başkanlığını kazandı, herkes belediyeye girmek için MHP’ye kaydoldu. AK Parti kazanırsa insanlar AK Parti’ye kaydoluyor, iş bulmak için. Mevcut çalışanlar da iş aramaya devam ediyor. Neden, arazide değil de klimalı odada çalışacaklar.
“KREDİ VE KREDİ KARTI ÇOK TEHLİKELİ”
Bugün işe giren yarın araba almaya kalkıyor. Avrupa’da böyle değildi patronun arabası olduğunu iki sene sonra öğrendim. Metro ile gelir giderdi, fabrika sahibi. Biz tek başımıza Aydın’a, Nazilli’ye gider geliriz. Kredi kartı, çok tehlikelidir. Avrupa’da bankadaki paran kadar limitin vardır. Emekli maaşının tümünü çekiyor, cebine koyuyor. Sonra da çaldırıyor, bağırıyor. Ne kadar harcayacaksan o kadarını al. Geri kalanını repoya bağla, bari elektrik paranı kurtar. Bütün bunları insanlara anlatmak gerekir. Krediler yüzünden bu insanlar batırıldı. Birden fazla bankadan kredi alamaması gerekir, bunun için yasa çıkmalı. Limit çok dikkat edilmeli. Maaşın kadar limit verir Avrupa. Almanya’dan gelip burada ev alanlar iki, üç kişi bankaya gitmiş, 30-40 bin Avro almışlardır. İkinci ya da üçüncü işe gitmeden de başaramazlar, borcu ödeyemezler.
“İKİ KEZ TUVALETE GİDERSEN DOKTORA GÖNDERİRLER”
Geçen Dünya Bankası açıkladı, Türkiye’de mesai 5 saat 10 dakika. Yıllardan beri en yüksek çalışma saati bu olmuş. Avrupa’da 7 saatin çok üstünde. Her gün 3 saat çalıyoruz. Yıllardır, kaç tane memur, işçi var. Düşünün kaç saat çaldırdık bugüne kadar? Almanya’da çalışırken, ‘annem geldi bir şey konuşayım, babam geldi bir şey konuşayım?’ yok. İki defa tuvalete gidersen seni doktora gönderirler. Zil çaldı mı işe elini süremezsin ama 8 saat mesaini dolu dolu çalışırsın Avrupa’da böyledir. Avrupa’da binlerce cami, Kuran kursu, Türk okullar açmışız, hiçbir şey söylememişler. Türkiye’de kilise yapılmasına tahammülümüz yok, var olanı tamir ederken bile isyan ediyoruz. Demokrasinin her yerde olması lazım, özgürlük, adalet herkesedir. Bush’un kızı, babası başkanken, yeğenim Levent var Amerika’da onunla beraber bir ay yemek taşıma cezası aldı. 21 promil alkolle trafikte yakalanan Amerikan Başkanının kızı 1 ay yemek taşıma cezası alıyor. Yeğenim de 23 promilden yakalanmıştı. Hadi, sen bunu Türkiye’de başbakanın, cumhurbaşkanın kızına, oğluna ver bakalım.
"BENİ RAHAT BIRAKMAZLAR"
10 ay sonra cezanız bitecek, bir kenara mı çekileceksiniz?
O benim projem ama ben hiçbir zaman bunu beceremedim, belki beceremeyeceğim. Çünkü hiç tanınmayan, bilinmeyen bir yere gitmem lazım. Beni rahat bırakmazlar. En kötüsü, batakta bir yer bulurlar, abi şunun başına geç derler. Bana hiç kurulu düzen vermediler. Vardar İşhanı ikinci katta 28 metrekare odada, iki bilgisayar 4 personel ile aldım bu teşkilatı. 11 bin lira borç vardı. Şuan 6-7 milyon mal varlığı, kasada 3 milyon parası var.
"HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLI"
Sizden sonraki başkan ve yönetimi nasıl buluyorsunuz?
Şuan iyi gidiyor. Arkadaşlar, Selahattin’i eleştiriyor. Onun, ben olma şansı yok ki. Benim de Selahattin olma şansım yok. Her yiğidin farklı yoğurt yiyişi var. Selahattin’in yapacağı çok iş kalmadı, yatırım kalmadı. En son projem, ‘Üye odaya gelmesin, oda üyenin ayağına gitsin, kayıt yapsın’ bunun için çalışıyordum. Başımıza bu dert geldi. Selahattin’e yapmasını söyledim. Biz üyelere yasaların emrettiğinden çok fazla hizmet ürettik. Korkunç bir cesarete sahibim. Çocukken hiç unutmam, anlımda da yarası vardır, çakı atmaca oynardık. Çocukluğumdan beri böyleyim. Sabah 6’yı çeyrek geçe tren gelirdi, o zaman Turan İlkokulu’nda okuyorum, kömür toplar, topladığım kömürün yarısını satar, yarısını da evde yakardım. Öğleye kadar aralarda simit satar, öğleden sonra trene su satmaya giderdim. Akşam da sinemada gazoz satar, yer gösterirdim. Bir ara şoförlüğe merak sardım, taksi durağında yatıp kalktım günlerce. O zamanki arabalar bir acayipti, önden kol çevrilirdi. Ben her şeye girerim korkmam. Bu binayı yaparken konfederasyondan 100 bin lira para istedim, ayda 10 bin, 10 taksitle geri ödemek üzere. 25 bin lira bağış gönderdiler, onu da geri gönderdim. ‘Bağış istemiyorum’ dedim. ‘Aydın’a 25 bin lira verdik’ dedirtmem. Çok mücadele ettik biz. Geceleri gelip yukarıda çok beton suladım. Herkesin 10 liraya aldığını, 1 liraya aldım. DEVAM EDECEK
Baba dayağı ile evden kaçtı, çöpten bulduğu ekmeği yedi

























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.