• 7 Ağustos 2026, Cuma 17:26

“Vatandaş denize girmek için şezlonga para vermek zorunda mı?”

tvDEN ekranlarında yayınlanan “Kuş Bakışı” programında değerlendirmelerde bulunan Hukukçu Sosyolog Dr. Zekai Savaşlar, sahillerin kullanımı, kamusal alanların ticarileştirilmesi, ekonomik gelişmeler ve toplum üzerindeki algı yönetimi konusunda dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Savaşlar, özellikle sahillerde yaşanan şezlong tartışmalarına dikkat çekerek vatandaşların kamusal alanlardan ücretsiz yararlanabilmesi gerektiğini savundu.

“KAMUSAL ALAN HERKESİN ÜCRETSİZ KULLANABİLECEĞİ YERDİR”

Kamusal alan kavramının temelinde herkesin eşit şekilde yararlanma hakkının bulunduğunu belirten Savaşlar, “Kamusal alan demek herkesin faydalanabileceği, kullanabileceği yerler demektir. Ama ne şekilde? Ücretsiz olarak, herhangi bir bedel ödemeden. Kamusal dediğimiz zaman aklımıza ücret olmadan herkesin eşit surette kullanabileceği yer gelir” dedi.

Kentlerdeki parkların da giderek ticari işletmelere dönüştürüldüğünü savunan Savaşlar, belediyelerin kamusal alan politikasını eleştirdi.

Savaşlar, “Parktan herkesin ücretsiz istifade etmesi lazım. Belediyeler buraları ticarethaneye çevirmiştir. Siz kiraya verdiğiniz, çay bahçesi ya da kafeterya yaptığınız bir yeri yeşil alan olarak gösteriyorsunuz ama orası artık kamusal alan olmaktan çıkıp ticarethaneye dönüşmüş oluyor” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ DENİZE GİRMEK İÇİN ŞEZLONGA PARA VERMEK ZORUNDA MI?”

Sahillerdeki uygulamalara da değinen Savaşlar, plajların kamusal niteliğinin korunması gerektiğini söyledi.

Şezlong işletmelerine ayrılan alanların vatandaşın sahilden ücretsiz yararlanmasını engellememesi gerektiğini belirten Savaşlar, “Belediyeler plajları parça parça bölüp şezlong işletmelerine veriyor. Vatandaş denize girmek için illa şezlonga para verip mi denize girecek? Buraların kamusal olduğunu ve herkesin ücretsiz istifade edebilmesi gerektiğini unutmamak lazım” diye konuştu.

Savaşlar, sahillerde ticari işletmelere belirli ölçüde alan ayrılabileceğini ancak büyük bölümünün vatandaşın kullanımına açık tutulması gerektiğini belirterek, “Benim şahsi kanaatim, plajın küçük bir bölümü şezlong işletmelerine ayrılabilir ama geri kalan büyük bölüm kamuya açık bırakılmalıdır. Kamusal adı altında vatandaşın hizmetine sunulan bu yerlerin bazı kişilerin menfaatine tahsis edilmesi etik değildir” dedi.

“YAŞ İNCİR İHRACATI NEREDEYSE DURMA DERECESİNDE”

Dünyada yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin Türkiye ekonomisini de etkilediğini söyleyen Savaşlar, Aydın açısından büyük önem taşıyan yaş incir ihracatına ayrıca dikkat çekti.

Savaşlar, Avrupa’daki ekonomik koşulların talebi düşürdüğünü savunarak, “Ağustos ayındayız, incir sezonu. Yaş incir ihracatı eskiden çok hızlı olurdu. Şimdi neredeyse durma derecesinde. Avrupa’da enflasyon yüksek olduğu için yaş meyve ve sebze gibi ürünlere talep azalıyor, alıcı bulunamıyor” ifadelerini kullandı.

Turizm sektöründe de benzer sıkıntıların yaşandığını öne süren Savaşlar, uluslararası gelişmelerin petrol fiyatlarından ihracata kadar geniş bir alanda Türkiye’ye ekonomik maliyet oluşturduğunu söyledi.

“YANLIŞ ALGI YÖNETİMİNE KARŞI UYANIK OLMAK LAZIM”

Programda toplum üzerindeki algı yönetimine de değinen Hukukçu Sosyolog Dr. Zekai Savaşlar, sosyal medya ve iletişim araçlarının toplumun düşüncelerini yönlendirmede güçlü bir etkiye sahip olduğunu ifade etti.

Algı oluşturmanın toplum psikolojisi açısından önemli olduğunun altını çizen Savaşlar, “Toplumu yönlendirmek için algılar oluşturuluyor ve bu algılar üzerinden topluma yön veriliyor. Algı oluşturmak insanlık tarihi boyunca var olan bir mesele. Bugün ise bunun etkisi çok daha büyük” dedi.

Kamu kurumlarının yanlış bilginin ve yönlendirmelerin toplumda yayılmasına karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirten Savaşlar, “Yanlış algı yönetimlerine karşı uyanık olmak lazım. Herkes bunun farkına varamayabilir. Genci, yaşlısı, okuyanı, okumayanı etkilenebilir. Toplumsal bir mesele yanlış yere gidiyor ve vatandaşın zararına dönüşüyorsa bunun zamanında önüne geçmek kamunun görevidir” diye konuştu. (FURKAN SARICA)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.