Giresun'un Eynesil ilçesinde 2018 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan'ın ölümü, aradan geçen sekiz yılı aşkın süreye rağmen Türkiye'nin en çok tartışılan adli dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Babanın trafik kazası ve örtbas iddiaları, olay döneminde Eynesil'de görev yapan ve daha sonra Aydın'ın Kuyucak ilçesine atanan Kaymakam Yılmaz Kurt'un 2021 yılındaki ölümü, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye'den savunma istemesi dosyayı yeniden gündeme taşıdı. Rabia Naz'ın hikâyesi son olarak 2026 yılında yayınlanan Behzat Ç. dizisindeki göndermeyle bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekti.
11 yaşındaki Rabia Naz'ın şüpheli ölümü
Türkiye'nin yıllardır yanıt aradığı olay, 12 Nisan 2018 tarihinde Giresun'un Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi'nde meydana geldi. Eynesil İmam Hatip Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Rabia Naz Vatan, okuldan ayrıldıktan bir süre sonra ailesinin yaşadığı binanın önünde ağır yaralı halde bulundu. Saat 17.15 sıralarında bulunduğu belirtilen küçük kız, sağlık ekiplerince Görele Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Henüz 11 yaşında olan Rabia Naz'ın ölümünün ardından başlatılan soruşturmada ilk olarak yüksekten düşme ihtimali üzerinde duruldu. Olay yerindeki bulgular, tanık ifadeleri ve adli tıp raporları incelendi. Ancak soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan farklı değerlendirmeler, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Baba Şaban Vatan: Kızıma araç çarptı
Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan, kızının yüksekten düşerek hayatını kaybettiği yönündeki değerlendirmeye başından itibaren karşı çıktı. Vatan, kızına bir aracın çarptığını, olayın ardından başka bir yere götürüldüğünü ve daha sonra evlerinin önüne bırakıldığını ileri sürdü. Baba Vatan, olayla ilgili bazı delillerin yeterince incelenmediğini ve soruşturmanın belirli kişiler tarafından engellendiğini iddia etti.
Bu iddialar üzerine trafik kazası ihtimali de araştırıldı. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Temmuz 2020 tarihli açıklamasında ailenin işaret ettiği araç ve metruk binada incelemeler yapıldığını, ancak iddiaları doğrulayacak yeterli delile ulaşılamadığını bildirdi.
Savcılık, söz konusu binada Rabia Naz'a ait DNA izine rastlanmadığını, araştırılan aracın ise olay tarihinde Trabzon'da olduğunun belirlendiğini açıkladı. Buna rağmen Şaban Vatan, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak hukuki mücadelesini sürdürdü.
Adli tıp raporlarındaki farklı değerlendirmeler
Soruşturmanın en çok tartışılan noktalarından biri, Rabia Naz'ın vücudundaki yaralanmaların hangi olay sonucunda meydana geldiğiydi. Adli tıp incelemelerinde küçük kızın omurga, leğen kemiği, bacak ve ayaklarında kırıklar ile iç organ yaralanmaları bulunduğu tespit edildi.
Adli Tıp Kurumunun değerlendirmelerinde ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması sonucu meydana geldiği görüşü ağırlık kazandı.m Buna karşılık Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden uzmanların değerlendirmelerinde, bazı yaralanmaların trafik kazasıyla da uyumlu olabileceği belirtildi. Böylece soruşturma sürecinde yüksekten düşme ile araç çarpması ihtimallerine ilişkin farklı uzman görüşleri gündeme geldi.
Meclis araştırma komisyonu kuruldu
Rabia Naz'ın ölümünün kamuoyunda geniş yankı bulmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi de harekete geçti. 2019 yılında Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu oluşturuldu. Komisyon üyeleri Eynesil'e giderek olay yerinde incelemeler yaptı. Tanıkların, kolluk görevlilerinin, uzmanların ve ilgili kurum temsilcilerinin bilgilerine başvuruldu. Hazırlanan raporda yüksekten düşme ihtimali üzerinde durulurken soruşturma sırasında yaşanan bazı aksaklıklar da ele alındı. Özellikle olay yerinin korunması, delillerin toplanması, tanık ifadelerinin alınması ve bazı incelemelerin zamanında gerçekleştirilmesi konusundaki eksiklikler tartışıldı.
Aydın'da kaymakamın ölümü dosyayı yeniden gündeme getirdi
Rabia Naz Vatan dosyasının Aydın ile bağlantılı en dikkat çekici gelişmelerinden biri, olayın yaşandığı dönemde Eynesil Kaymakamı olarak görev yapan Yılmaz Kurt'un 2021 yılındaki ölümü oldu. Rabia Naz'ın hayatını kaybettiği 12 Nisan 2018 tarihinde Eynesil Kaymakamı olan Kurt, daha sonra Aydın'ın Kuyucak ilçesine atanmıştı.
Kuyucak Kaymakamı Yılmaz Kurt, 2 Nisan 2021 tarihinde Aydın'ın Didim ilçesine bağlı Akbük Mahallesi'nde otomobilinin içerisinde başından ateşli silahla yaralanmış halde ölü bulundu. Olayın ardından yapılan ilk değerlendirmelerde intihar ihtimali üzerinde durulurken, jandarma tarafından soruşturma başlatıldı.
Kurt'un geçmişte Rabia Naz'ın öldüğü ilçede görev yapması, iki olay arasında bağlantı bulunup bulunmadığı yönünde sosyal medyada çeşitli iddiaların ortaya atılmasına neden oldu. Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan da kaymakamın ölümünün ardından yaptığı açıklamada olayın kendisine şüpheli geldiğini belirtti.
Ancak Yılmaz Kurt'un ölümüyle Rabia Naz Vatan dosyası arasında nedensel bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyan doğrulanmış adli tespit veya kesinleşmiş yargı kararı bulunmuyor. İki olayın aynı dosyanın parçası olduğu yönündeki yorumlar kanıtlanmış kabul edilemez.
2020 yılında takipsizlik kararı verildi
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, uzun süren soruşturmanın ardından 16 Temmuz 2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma kapsamında 130 kişi tanık olarak dinlendi, 33 kişinin telefon kayıtları incelendi, sekiz işyerinin güvenlik kamerası görüntüleri değerlendirildi ve 29 ayrı görüş ve inceleme raporu alındı. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda Rabia Naz'ın yüksekten düşerek hayatını kaybettiği sonucuna vardı.
Başka bir kişinin ölümden ceza hukuku bakımından sorumlu tutulmasını sağlayacak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Ailenin karara yaptığı itiraz da Ağustos 2020'de reddedildi. Bununla birlikte dosyada verilen takipsizlik kararı, soruşturmanın etkili yürütülüp yürütülmediğine yönelik hukuki tartışmaları sona erdirmedi.
Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verdi
Rabia Naz'ın anne ve babası Atika Vatan ile Şaban Vatan, soruşturmadaki eksiklikler nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme, 29 Mayıs 2025 tarihinde verdiği kararda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti.
Kararda olay yerinin yeterince korunmaması, delillerin usulüne uygun muhafaza edilmemesi, bazı tanık ifadelerinin gecikmeli alınması ve soruşturmanın yürütülmesinde yaşanan diğer eksikliklere dikkat çekildi.
AYM, bu eksikliklerin olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütülmesini engellediğini değerlendirdi. Mahkeme, anne ve babaya toplam 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Ancak karar, Rabia Naz'ın kesin olarak cinayete kurban gittiği veya trafik kazasında hayatını kaybettiği anlamına gelmiyordu. Yüksek Mahkemenin tespiti, devletin etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkindi. AYM ayrıca soruşturmanın yeniden açılmasına karar vermedi.
Dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde
Anayasa Mahkemesinin kararının ardından Vatan ailesi hukuki mücadeleyi uluslararası boyuta taşıdı. Şaban Vatan tarafından 30 Aralık 2025 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yapıldı. AİHM, 14 Eylül 2026 tarihinde Türkiye'ye bildirdiği başvuru kapsamında üç temel konuda açıklama istedi.
Mahkeme, Türkiye'nin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesini, AYM tarafından verilen 350 bin liralık tazminatın mağduriyeti gidermek bakımından yeterli olup olmadığının açıklanmasını ve bireysel başvurunun yaklaşık beş yılda sonuçlanmasının makul süre bakımından incelenmesini gündeme getirdi.
2026'da Behzat Ç. dizisiyle yeniden gündemde
Rabia Naz Vatan'ın ölümü, 2026 yılında yayınlanan Çekiç ve Gül: Bir Behzat Ç. Hikayesi dizisinin dördüncü sezonuyla bir kez daha gündeme geldi. 23 Ekim 2026'da HBO Max üzerinden izleyiciyle buluşan sezonun ilk bölümündeki bir hikâye, kızının şüpheli ölümünü aydınlatmaya çalışan ve yetkililer karşısında adalet mücadelesi veren bir babayı konu aldı.
Dizideki bu anlatım, izleyiciler tarafından Şaban Vatan'ın mücadelesine gönderme olarak yorumlandı. Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan da 23 Ekim'de dizinin tanıtım fragmanını sosyal medya hesabından paylaşarak #RabiaNaziçinAdalet etiketiyle konuya dikkat çekti.
Söz konusu sahnelerin ardından sekiz yılı aşkın süredir tartışılan dosya sosyal medyada yeniden gündem olurken, küçük kızın ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması yönündeki talepler tekrar dile getirildi.
Ekim 2026'da yeni hukuki gelişmeler
Rabia Naz dosyasına ilişkin Ekim 2026'da iki önemli gelişme daha yaşandı. Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelemeye aldığı basına yansıdı.
Şaban Vatan, önceki soruşturmada yeterince incelenmediğini savunduğu delilleri yetkililere sunduğunu açıkladı. Ancak bu incelemelerin yeni bir ceza soruşturmasına veya davaya dönüşüp dönüşmeyeceğine ilişkin kesinleşmiş bir sonuç kamuoyuna yansımadı. Diğer gelişme ise 22 Ekim 2026 tarihinde Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yaşandı.
Rabia Naz'ın ölümünü araştıran gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve baba Şaban Vatan'ın sanık olarak yer aldığı davanın ilk duruşması görüldü. Rabia Naz'ı yaralı halde gördüğü belirtilen tanık Mürsel Küçükal'ın 2019 yılındaki şikâyeti üzerine açılan davanın duruşması, 28 Ocak 2027 tarihine ertelendi.
Bu dava, Rabia Naz'ın ölümüne neden olan kişinin belirlenmesine yönelik bir yargılama değil, araştırma sırasında yaşandığı ileri sürülen ayrı bir olayla ilgili ceza davası niteliğinde.
Sekiz yılı aşkın süredir yanıt bekleyen sorular
Rabia Naz Vatan dosyası, yalnızca 11 yaşındaki bir çocuğun ölümünün nasıl meydana geldiği sorusuyla sınırlı kalmadı.
Olay yerindeki delillerin yeterince korunup korunmadığı, farklı adli tıp değerlendirmeleri arasındaki ayrılıkların giderilip giderilmediği, tanık ifadelerinin neden farklılık gösterdiği ve soruşturma sürecindeki eksikliklerin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını nasıl etkilediği hâlâ tartışılıyor.
Baba Şaban Vatan, kızının bir trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdiğine yönelik iddialarının araştırılmasını isterken, ilk soruşturmayı yürüten savcılık yüksekten düşme sonucuna ulaştı. Anayasa Mahkemesi ise ölümün nasıl meydana geldiğine ilişkin kesin bir sonuca varmadan, soruşturmanın etkili yürütülmediğini tespit etti.
Bu yönüyle dosya, Türkiye'de yaşam hakkının korunması, şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve adli soruşturmalarda delillerin muhafaza edilmesi bakımından da önem taşıyor.
Gözler AİHM ve yeniden inceleme sürecinde
2018 yılında Giresun'da başlayan, 2021'de Aydın'daki kaymakam ölümüyle yeniden tartışılan ve 2026'da hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki gelişmeler hem de Behzat Ç. dizisindeki göndermeyle tekrar gündeme taşınan Rabia Naz Vatan dosyasında hukuki süreçler devam ediyor.
Ölüm olayında bir başkasının ceza sorumluluğunu ortaya koyan kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmazken, Anayasa Mahkemesinin etkili soruşturma yapılmadığına ilişkin hak ihlali kararı dosyanın en önemli hukuki tespitlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Aradan geçen sekiz yılı aşkın süreye rağmen Vatan ailesinin talebi değişmedi: Rabia Naz'ın nasıl hayatını kaybettiğinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması. Küçük kızın ölümündeki belirsizlikler ise hukuki süreçlerin devam ettiği bugün de kamuoyunda yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyor. (HABER MERKEZİ)





















ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.