Uğur ESER

EFSANE TÜRK CASUSU: İNGİLİZ KEMAL

31 Ağustos 2017, Perşembe

     

Casusluk faaliyeti ve casuslar, tarihin her devresinde merakları üzerilerine celp eden bir konumda olmuşlardır. İstihbaratçılık, Ajanlık ve sair adlarla anılan bu faaliyetler daima gizemle iç içe olmaktadırlar. İngiliz Kemal de Osmanlı ve Cumhuriyet devirlerinde bu faaliyetleri yürütmüş gizemli şahsiyetlerden birisidir.

Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan ünlü Türk casusu İngiliz Kemal, 1892 senesinde İstanbul’da Cerrahpaşa’nın Altımermer semtinde doğdu.

Babası Evkaf Nezareti Varidat Kalemi Müdürü Mehmet Reşit Beydir. Annesi ise, Sıdıka Hanımdır. Ahmet Esat sarışın ve mavi gözlü idi. Babası öldüğünde beş yaşındaydı. O ve annesi dayısı Sezai Bey’in himayesine girdiler.

İlköğrenimini Emirgan’da tamamladıktan sonra dayısı tarafından 679 sıra numarası ile Galatasaray Lisesi’ne kaydedilir.

Ortalama İngiliz’den daha iyi İngilizce konuşuyordu. Parlak bir öğrenciydi. Fransızcasını geliştirmiş; yurt dışından edindiği arkadaşları ile mektuplaşmaya başlamıştı.

Yurt dışından sık sık mektupların gelmesi iktidarın dikkatini çekmiş ve hafiyeler tarafından takibe alınmıştır. Hatta bir ara hafiyelerce tutuklanıp Yıldız Sarayı’na götürülmüş; sonra serbest bırakılmıştı.

Bunun üzerine Ahmet Esat 1908’de İngiltere’ye hareket etmişti. Kara Kemal ve Dramalı Rıza Beyler’den çetecilik dersi aldı. İngiltere’de Navy College’e kayıt yaptırmıştı.

Galatasaray Lisesi’nde boksa ilgi duyan genç Türk, Navy College’de artık profesyonel olarak boks yapmaya başlamıştı. Çok da başarılı olmuştu. Ahmet Esat, 1914’te Navy College’dan mezun olmuştu.

Mezuniyetten sonra İngiltere’de bir müddet kalmış; bu arada Fransa başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerini de gezmişti. İngilizce bilgisini çok geliştirmişti. Değişik şiveleri rahatlıkla konuşabilmekteydi. Yalnız dilinden değil hal ve tavrından da onu bir Avrupalı’dan ayırmak mümkün değildi.

Yunan ileri harekatı  başlayınca Ankara’ya giden İngiliz Kemal, Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey ve Fevzi Paşa tarafından da kabul edilmiş ve İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Rumca bildiği için Genelkurmay İstihbarat Şubesi’nde görevlendirilmişti.

Albay İsmet Bey’in huzuruna çıkarılan Ahmet Esat burada tabanca, bayrak ve Kur’an üzerine elini koyarak, sadakat yemini etmişti. Görevi Yunan ordusu karargahına girip gerekli bilgileri toplamaktı.

Antalya’dan Rodos’a geçti. Burada kendini Amerikalı gazeteci olarak tanıttı. Kumardan hileyle kazandığı 45 bin frank ile kendi deyimiyle İzmir’deki vatan görevine başlar.

Ahmet Esat Bey’in İzmir’deki hayatı bonkör bir Amerikalı gibi geçmiş; kısa sürede gece hayatının aranan siması olan Ahmet Esat Bey, üst düzey Yunan subaylarıyla da samimiyetini arttırmış; hatta onların en gizli toplantılarına dahi katılmış, aldığı bilgileri İzmir’deki kendisi gibi görevli bulunan Uşaklı Alaattin Tiritoğlu vasıtasıyla Antalya mutasarrıfı Aşir Bey’e aktarmıştı. Ancak bir süre sonra ihbar sonucu yakalanmıştı.

Fakat o bu tutukluluk dönemi sırasında hiçbir şekilde Türkçe konuşmayarak kimliğinin meçhul kalmasını sağlamıştı. Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi. Bilahare Yunanistan’a nakledilmişti.