Uğur ESER

SİNEMANIN KARANLIK ADAMI

27 Ağustos 2017, Pazar

     

Ülkemizde birçok kişinin önce Beetlejuice (Beterböcek – 1988) daha sonraları Batman (1989) ve Batman Dönüyor (1992) filmleriyle tanıdığı Tim Burton, o dönemlerde gotik korku – macera filmleriyle gönlümüzde taht kurmaya başlamıştı.
     Kaliforniya’da doğan, küçük yaşlarını dış dünyadan soyutlanmış, iç dünyasında yaşayan asosyal bir çocuk olarak geçiren ve küçük yaştan beri çizimler yapan Timothy William Burton’ın çizim konusundaki ilk başarısı 9. sınıftayken hazırladığı, çevre kirliliğine karşı düzenlenen bir yarışmada aldığı ödüldü. Çizdiği poster 1 yıl boyunca çöp kamyonları üzerinde sergilenmişti. Liseden sonra Kaliforniya Sanat Enstitüsünü bitiren Tim Burton, animatör olarak Disney’de ilk işine başladı. Disney’de çalışırken 1981 yılında “The Fox and the Hound” ve 1985 yılında “The Black Cauldron” animasyonlarının yapımında yer aldı. Aynı dönemde Disney, Tim Burton’a kendi animasyon filmini yapma fırsatı verdi. 1982 yılında Vincent Price gibi olmak isteyen Vincent adında küçük bir çocuğun iç dünyasının anlatıldığı kısa animasyon çıktı ortaya. “Vincent” isimli kısa animasyon, ünlü korku filmleri oyuncusu Vincent Price tarafından seslendirildi ve birçok ödül kazandı. Birçok eleştirmen ve yorumcu animasyondaki Vincent Malloy isimli çocuğun aslında Tim Burton’ın iç dünyasını yansıttığını söylemektedir. Tim Burton, şiirsel anlatımı ve gotik öğeleri ile insanın tüylerini diken diken eden başarılı bir yapıta imza atmış oldu.
     Tim Burton’ın filmlerinde, kendi iç dünyaları ve uyum sağlamaları gereken gerçek yaşam arasında sıkışmış karakterler ön plandadır. Başroldeki karakterler normal insanlar tarafından anlaşılamayacak kadar farklı yapılara sahiptirler. Aynı durum Tim Burton için de geçerlidir. Yani Tim Burton, birçok başrol karakterini kendinden esinlenerek yaratmıştır.

     Sinema dünyasının iyi yönetmenleri arasında yerini alan Tim Burton’a bir sürü yeni film teklif edilmesine rağmen, o yeni bir şeyler yapmak istediği için hepsini reddetti. Kendi tarzına uygun, daha fantastik, daha korkunç, daha karanlık bir filmin peşindeydi. 3 yıl boyunca karanlık düşüncelere daldı ve yeni karakterler yarattı. Bu 3 yıllık süre Tim Burton için başarılı ve ilham verici geçmiş olacak ki yarattığı Beetlejuice (Beterböcek) karakteri ile büyük başarı yakaladı. Daha sonraları yakın dost olacakları Michael Keaton ile yaptıkları ilk film olan Beetlejuice, 1988 yılında izleyicilerin karşısına çıktı ve büyük beğeni topladı. Biraz vahşi, fazla coşkulu, tam bir korku ustası olan Beetlejuice karakteri Burton’ın başarısına başarı kattı. Tim Burton bu film ve bu fikirle kendi tarzını tüm dünyada benimsetmeye başladı. Beetlejuice filminin müziklerini de daha sonraları birçok kez birlikte çalışacakları yakın dostu Oscar ödüllü besteci Danny Elfman hazırladı ve bu müzikler yıllarca insanların hafızalarında yer etti.
          1993 yılında kendi yarattığı karakterlerle gotik bir dünyayı karşımıza sunan Burton, her zaman istediği korku öğelerine ve fanteziye bolca yer verebildiği animasyon filmini çekti. Nightmare Before Christmas (Noel Öncesi Kabusu) gişelerde sansasyon yaratmamasına rağmen şu anda oyuncakları ve kıyafetleri en çok satılan filmlerden biri halini aldı. Balkabağı Kralı ve Cadılar Bayramı Efendisi Jack Skelington’ın kendi içinde yaşadığı karmaşayı konu alan bu animasyon filmin yönetmen koltuğunda Disney’in başarılı animatörü Henry Selick yer aldı. Besteci Danny Elfman’ın harika müzikleriyle bezeli Nightmare Before Christmas, hem dünyanın ilk uzun metrajlı stop-motion filmi olmasıyla, hem de karakterleriyle bir kült oldu.

Kısacası filmlerinde kullandığı ışıklarıyla, renkleriyle, anlatımlarıyla kendi çizgisini ve tarzını oluşturan, bildiğini okuyan Burton 'Sinemanın Karanlık Adamı' adını fazlasıyla hakediyor!

         Yitik, incinmiş bir çocuğun fantastik ve karanlık iç dünyası sizlere kucak açmış durumda. Peki ya siz sarılmak için neyi bekliyorsunuz?

Şuraya küçük bir not: Sweeney Todd'u başka bir yazımda daha detaylı anlatmak istediğim için anlatmadım, meraklısına...