Uğur ESER

HAVAN KİME ACABA?

20 Temmuz 2017, Perşembe

     

HAVAN KİME ACABA?

Havan kime acaba? Biraz sonra kağıt bardaktan sallama çay içeceksin...

Sanırsın ki sen başkasın. Sanacaksın ki onun, bunun, toplumun hatta annenin babanın yaptığı hataları yapmayacaksın. Kimselere benzemeyecek, başka bambaşka olacaksın…

Sonra ergenlik teorilerinin bittiği, yetişkin pratiğinin baskın olduğu bir zaman gelecek. O beğenmediğin toplumda bir yüz olacaksın. Belki biraz daha iyi, belki az biraz başka. Ama en çok annen gibi, en çok baban gibi. Sen de çokça hata yapacaksın.

“Ve onları hep sonradan anlayacaksın”

İster kadın ol ister erkek, anne olunca anlarsın, baba olunca anlarsını sık sık duyacaksın. Hiç aldırma. Zaten aldırsan n’olacak, gidip hemen çoluk çocuğa karışacak mısın? Aynen dedikleri gibi zamanı geldikçe bakarsın. Zaman insan hayatı söz konusu olduğunda doğrusal bir öğrenme çizgisi ile ilerlemiyor. Anneannenin, dedenin yaptığı hataların benzerini annen baban da yaptı, sen de yapacaksın. Hata yapmamaya takılma ve ne olursa olsun, hata yapma hakkını kimseye kaptırma. Hayatı yaşayarak öğreneceksin, kitaplardan ya da öğütlerden değil.

Yırtık kot giymek midir, saçlarını mora boyatmak mıdır, hepsini yap içinde kalmasın. Şimdi sana güzel ve şık gelen ne varsa, bir süre sonra öyle gelmeyecek üzgünüm. Hatta şu an bakmaya doyamadığın fotoğrafları, yıllar sonra kimse görmesin maazallah diye saklayacak yer bulamayacaksın. ” Tipe bak, niye giyinmişim ki öyle” deyip kendine gülme safhası gelecek sonra. Tartışılmaya açık olmayan zevklerin ve renklerin önce moda denen endüstrinin sonra zaman denen meymenetsizin girdabında kaybolacak.

Ey rocker, geldiysen 3 kere kafa salla!

 

Sonra n’oldu? N’olacak işte! Bileğimize taktığımız deriler bir bir çıktı, yerini boyuna asılan yaka kartları, kravatlar, swarovski kolyeler aldı. Ah bir bilsen, şimdiki plazaların güzel koltuklarında kaç rocker oturuyor.

Biz ne marjinaller gördük. Hepsi kız istemelere gitti.

Yine de haberler o kadar kötü değil. O farklı olma ruh halinin tadına vardıysan, bazen bir yerlerde hortluyor içimizde. Haftasonu küpe takanlar, beyaz yakalı gömleğinin altında gururla dövmesini taşıyanlar duruyor orada hala. Ve biliyor musun, içimizde kalmayanlarla  güzeliz.

O yüzden, bırak, kalmasın içinde. Kafan kel kalmadan uzat saçlarını, dans et sabahlara kadar dümdüz converse’lerinle.

En önce “ hiç değişmeyecek” dediğin şeyler değişecek çünkü.