Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES
drahmetsenses@hotmail.com

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hakkında yanlış bildiklerimiz...

27 Mayıs 2016, Cuma

     

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocuklarda en sık görülen ruhsal sorun olmasına rağmen hakkında çok az şey bilinir. Bilinenler arasında da birçok yanlış ya da eksik vardır. O nedenle bugün DEHB hakkında bildiklerimizi kısa kısa yazmak istiyorum.

Hastalığın ismi bazen yanlış anlaşılmalara sebebiyet verir. Dikkat eksikliği derken kast edilen şey dikkati doğru yönetememektir. Çocuk ya da genç, dikkatini eğlenceli, bol uyaran içeren faaliyetlere (tablet, tv) aşırı derecede verir ve saatlarce vakit geçirebilir, ama ödev, görev alanlarında dikkatini uzun süre veremez, çabuk sıkılır. Aileler bunu genellikle ‘İşine geldiğinde çok dikkatli, işine gelmediğinde dikkatsiz’ şeklinde tanımlarlar. Dikkat eksikliği demek dikkatinin her zaman kötü olması demek değildir.

Adı kötü demiştik ya bu durum hiperaktivite konusunda da sorunlara neden olur. DEHB olan çocukların sadece yüzde 15'inde hiperaktivite denebilecek boyutta davranış sorunları görülür. Hiperaktivite erken çocuklukta sık görülen, ama giderek azalan bir belirtidir. Bu nedenle DEHB tanısı koyarken bakılan temel belirtiler, dikkat ve dürtü kontrolüne ait sorunlardır. Hatta DEHB tanısı almış grup hipoaktiftir. Yani ağır kanlı, yavaş hareket eden ve sadece dikkat sorunları yaşayan çocuklardır. Bu nedenle hiperaktivite tanı koymak için kesin aranan bulgu değildir.

DEHB, zekadan bağımsız bir hastalıktır. Özellikle hiperaktif olan çocukların zeka yüksekliğinden böyle davrandıkları gibi bir kanaat mevcuttur. DEHB tanısı alan bir çocuk üstün zeka da olabilir öğrenme sorunları da yaşabilir. Dikkat ve yönetici beceriler ayrı bir beceri zeka ise ayrı bir beceri olarak tanımlanabilir. Birini boy, birisini kilo gibi düşünebilirsiniz. Her uzun boylu olan çocuk kilolu olmak zorunda değildir...

DEHB hakkında yazılacak çok şey olduğu için haftaya bu konuda yazmaya devam edeceğim. Kalın sağlıcakla...