Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES
drahmetsenses@hotmail.com

Sınav kaygısı ve aile

14 Nisan 2016, Perşembe

     

Aileler sınav kaygısı yaşayan çocuklarına nasıl yardım edebilirler?

Bir önceki köşe yazımda sınav kaygısının nasıl geliştiğini ve anahtar sürecin ne olduğunu aktarmaya çalışmıştım. Bugün de bu kaygıyı yaşayan gençlerin aileleri için birkaç temel beceriden bahsedeyim istiyorum.

Aileler içinde sınava hazırlık süreci hiç kolay geçmez. Çocuklarının okul ya da kurslarda aldığı bilgiler yeterli olacak mı, yeterince çalışıyor mu, sınav günü ya başaramazsa gibi onlarca soru ailelerin zihnini meşgul eder. Eğer bizler kaygımız ile nasıl baş edeceğimizi bilemiyorsak bu kaygıyı çocuğumuza bulaştırabiliriz. Bu nedenle verdiğimiz mesajlara dikkat etmeliyiz.

En sık verilen tepkilerden biri kaygı karşısında ailelerin hemen bu duyguyu azaltmaya yönelik hızlı önerilerde bulunmalarıdır. Kafanı takma, yapacaksın eminim, sen zekisin, biz senin iyi yerlere geleceğini biliyoruz gibi rahatlatmaya yönelik hızlı mesajlar verirler. Aslında bu temel iletişim hatalarından biridir. Önce dinlemek, onun gözünden bu duyguyu oluşturan yorumlarını, düşüncelerini anlamaya çalışmak ilk adım olmalıdır. Duygu çocuğumuza aittir ve bizim onun duygusunu hemen azaltabilecek gücümüz yoktur. İyice dinledikten sonra algılayabildiğimiz kadarı ile kendi tanımlamalarımızı yapmak onun anlaşıldığı hissini oluşturacaktır. Bazen bu empatik dinleme bile tek başına yeterli olur. Daha da çok yardım etmek istiyorsak sınavla ilgili yorumlarını gerçekçi bir şekilde değerlendirmek, fark etmeden yaptığı düşünce hatalarını bulmak işe yarayabilir. Örneğin sınav hazırlığının hep iyi gitmeyeceğini, dalgalanmaların normal olduğunu, kaygılarının onun motivasyonunu sağlayacağını, yapılan yanlışların bir öğrenme aracı olduğunu, sınavın sadece bir fırsat olduğunu ve bu fırsatların yaşamda birçok kez karşısına çıkacağını tanımlamak işe yarayabilir. Başka bir ifade ile kaygının çocuğumuzu ve bizleri büyüttüğünü unutmamak gerekir. Kalın sağlıcakla..