AyFm 100.5
  • 19 Ocak 2026, Pazartesi

BU ÜLKEDE ÇOCUKLAR ÖLMESİN

Bu ülkede çocuklar ölmesin.

Bu cümle bir temenni değil artık. Bir çığlık, bir isyan, bir utanç belgesi.

Her öldürülen çocukla birlikte yalnızca bir can toprağa verilmiyor;

devletin koruma refleksi, toplumun vicdanı, siyasetin samimiyeti de gömülüyor.

Soruyorum:

Bir ülkede çocuk ölümü “haber” olduysa,

bir ülkede çocuk tabutları sıradanlaştıysa,

orada hiç kimse masum değildir.

Kimi okulda dayakla,

kimi evde ihmal ve şiddetle,

kimi sokakta kurşunla,

kimi yoksullukla,

kimi göz göre göre gelen ihmallerle ölüyor.

Sonra ne yapıyoruz?

Bir gün üzülüyoruz.

İki gün tweet atıyoruz.

Üçüncü gün unutuyoruz.

Ama çocuklar unutmuyor.

Çünkü ölüyorlar.

Bu ülkede bir kedi için ayağa kalkan,

bir çocuğun feryadında sessizleşiyorsa;

orada vicdan değil, gösteri vardır.

Bir çocuğun başına gelen her kötülükte “ama”, “fakat”, “iddia” diyenler şunu bilsin:

Çocuk söz konusuysa bahane olmaz.

Devletin görevi açıklama yapmak değil, önlemektir.

Siyasetin görevi taziye yayınlamak değil, hesap sormaktır.

Toplumun görevi de alışmak değil, itiraz etmektir.

Çocuklar korunamıyorsa;

kanunlar kâğıt üstünde,

sorumlular görev başında,

vicdanlar suskun demektir.

Ve en tehlikelisi de budur:

Bir ülkenin çocuk ölümlerine alışması.

Buradan bir kez daha, yüksek sesle söylüyorum:

Bu ülkede çocuklar ölmesin.

Ölmesin diye bağırmaktan yorulmayacağız.

Çünkü susarsak,

sıradaki çocuğun adı vicdanımıza yazılacak.

Bu bir siyasi metin değil.

Bu bir insanlık sınavıdır.

Ve bu sınavdan sınıfta kalıyoruz.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.