Günlük yaşamda başkalarını memnun etme isteği, kişinin kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmasına neden olabiliyor. Klinik Psikolog Hatice Özçelik İnce, sürekli başkalarını mutlu etmeye çalışmanın zamanla stres, kaygı, mutsuzluk ve tükenmişliğe yol açabileceğine dikkat çekiyor. Sağlıklı sınırlar koymanın ise kişinin hem kendisiyle hem de çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurmasına katkı sağladığı belirtiliyor.
Başkalarını mutlu etmek için kendi ihtiyaçlarını geri plana atan vatandaşlar, bu durumun zaman zaman kendilerini mutsuz ettiğini ifade ediyor.
Bir vatandaş, “başkalarını mutlu ederken ben hep kendim mutsuz oluyorum. bundan sonra aklım başıma geldi. 80 yaşını gördüm. Bundan sonra akıllandım çünkü akıllandırdılar.” dedi.
Başka bir vatandaş ise kendisini çoğu zaman ikinci plana attığını belirterek, “genellikle hep kendimi ikinci plana atıyorum. Başkalarını mutlu ederken kendimizi mutsuz ediyoruz. Kendimizi öncelikli yapsak ama maalesef ikinci plana atıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“ÖNCE KENDİN MUTLU OLACAKSIN”
Bazı vatandaşlar ise başkalarını mutlu etmeden önce kişinin kendisinin iyi olması gerektiğini düşünüyor.
Bir vatandaş, “Hayır, o yanlış. Önce kendin mutlu olacaksın ki ondan sonra karşıdaki mutlu olacak. Sen kendini içine kapatıp karamsarsan karşıdakini mutlu edemezsin.” sözleriyle düşüncesini dile getirdi.
Çalışma hayatında da kişinin kendisini ikinci plana atabildiğini belirten bir başka vatandaş, bunun kültürel bir alışkanlık haline gelebildiğini söyledi.
“Türküm. Bu ülkenin değerleriyle büyüdüm. Dolayısıyla başkalarına yardım etmemek genlerimizde var, kültürümüzde var. Ama sorun o kadar çok ki onlarla ilgilenirken kendimize zaman ayıramıyoruz. Milletimiz iyilik yapmayı, yardımcı olmayı seviyor ama bunun sonunda genellikle sonuçları kötü bitiyor.” dedi.
“BAZI İNSANLARA KARŞI PİŞMAN OLUYORSUN”
Başkalarını mutlu etmek için yapılan iyiliklerin her zaman beklenen sonucu vermediğini belirten bir vatandaş ise yaşadığı durumu şöyle anlattı:
“Mesela başkasını mutlu etmeye çalışıyorum. Gidiyorum, bir güzellik yapıyorum. Sonra başkası bir şey diyor, ‘niye böyle yaptın’ falan. Arada kalıyoruz.”
KLİNİK PSİKOLOG HATİCE ÖZÇELİK İNCE'DEN “HAYIR” DİYEBİLME ÖNERİSİ
Röportajda değerlendirmelerde bulunan Klinik Psikolog Hatice Özçelik İnce, başkalarını memnun etme çabasının kişinin psikolojik durumunu olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
İnce, sağlıklı sınırlar oluşturabilmek için küçük adımlarla “hayır” demeye alışılması gerektiğini belirterek, “ufak tefek hayır diyerek de pratik yapmamız lazım. Sağlıklı sınırı koyabilmek için ufak tefek pratikler de yapmamız lazım.” dedi.
Kişinin karşısındaki insanı değil, istenilen durumu reddettiğinin farkında olması gerektiğini vurgulayan uzman, “biz karşımızdaki kişiyi değil, karşımızdan istenilen durumu reddederiz. Bunun önce farkında olmamız gerekir ki sağlıklı sınırlar koyabilelim.” ifadelerini kullandı.
KENDİNİ İHMAL ETMENİN BELİRTİLERİ
Klinik Psikolog Hatice Özçelik İnce' ye göre kişinin kendisini ihmal edip etmediği; duygusal, zihinsel, sosyal, davranışsal ve fiziksel belirtiler üzerinden fark edilebiliyor.
Kişinin kendisini ihmal ettiğinde daha çökkün ve değersiz hissedebileceğini belirten uzman, başkalarını sürekli mutlu etmeye çalışma halinin de bu durumun işaretlerinden biri olabileceğini söyledi.
“Kişi artık daha böyle çökkünleşir. Yetişemediği için değersizleşir. Başkalarını mutlu etmeye çalışmasından da anlaşabiliriz.” diyen uzman, sosyal ilişkilerde de zayıflama ve kopmalar yaşanabileceğini ifade etti.
Fiziksel açıdan ise uyku ve beslenme düzenindeki değişikliklere dikkat çeken uzman, düzensiz beslenme ve uyku problemlerinin yanı sıra bağışıklık sisteminin zayıflamasının da görülebileceğini belirtti.
KENDİNİ ÖNCELİKLENDİRMEK BENCİLLİK DEĞİL
Klinik Psikolog Hatice Özçelik İnce, kişinin kendi ihtiyaçlarını önemsemesi ile bencillik arasında önemli bir fark bulunduğunu vurguladı.
“Kendini önceliklendirmekle bencillik arasında aslında büyük bir fark vardır.” diyen uzman, kendisini önceliklendiren kişinin başkasının haklarına zarar vermediğini, empati kurabildiğini ve sağlıklı sınırlar koyabildiğini söyledi.
Bencil davranan kişinin ise karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini önemsemeyebileceğini belirten uzman, “karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini, davranışlarını yok sayar. Kendi çıkarları için başkalarını kullanır. Empatiden yoksundur.” ifadelerini kullandı.
SÜREKLİ BAŞKALARINI MEMNUN ETME İHTİYACI NEREDEN GELİYOR?
Klinik Psikolog Hatice Özçelik İnce, kişinin sürekli başkalarını memnun etme ihtiyacının çocukluk dönemindeki bazı deneyimlerle bağlantılı olabileceğini belirtti.
“Çocukluk döneminde koşullu sevgi görmesinden de kaynaklı oluyor. ‘Uslu olursam sevilirim, yaramazlık yapmazsam sevilirim’ gibi bir şartlanmışlıkla da karşımıza çıkar.” diyen uzman; reddedilme korkusu, terk edilme korkusu, onaylanma ihtiyacı, düşük öz saygı ve düşük özgüvenin de bu davranışın nedenleri arasında yer alabileceğini söyledi.
KENDİNİ İKİNCİ PLANA ATMAK TÜKENMİŞLİĞE YOL AÇABİLİR
Sürekli başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymanın hem fiziksel hem de ruhsal açıdan tükenmişliğe neden olabileceğini belirten uzman, kişinin zamanla kendisini yorgun ve değersiz hissetmeye başlayabileceğini ifade etti.
“Kendini sürekli ikinci plana atmak hem fiziksel hem de ruhsal anlamda tükenmişliğe sebep olur.” diyen uzman, fiziksel yorgunluğun yanı sıra yetişememe kaygısı ve mutsuzluğun da ortaya çıkabileceğini söyledi.
Uzman, sağlıklı sınır koymanın kişinin kendisini koruması açısından önemli olduğunu belirterek, gerekçesiyle birlikte “hayır” diyebilmenin karşı tarafın durumu daha kolay kabul etmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.
Uzmana göre başkalarını mutlu etmek kadar kişinin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını fark etmesi de önemli. Sağlıklı sınırlar koyabilen bireylerin hem kendileriyle hem de çevreleriyle daha sağlıklı ilişkiler kurması mümkün. (SELİME AYDEMİR / ŞERİFE NUR KÖSE)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.