• 5 Ekim 2026, Pazartesi 12:04

Medinova Hastanesi’nde sezaryen sırasında dikkat çeken uygulama

Aydın Özel Medinova Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Leylant Ova Demirtaş ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Güneş, özel olarak değerlendirilmiş bir hastada doğum ve plastik cerrahi yaklaşımını aynı cerrahi süreç içerisinde ele aldı.

Üçüncü gebeliğini yaşayan genç hasta, önceki iki gebeliğinde yaklaşık 40'ar kilogram kilo artışı yaşamıştı. Sonrasında uygulanan tüp mide ameliyatı ile önemli ölçüde kilo veren hastada, önceki gebelikler ve kilo değişimleri sonrasında karın bölgesinde belirgin deri sarkması meydana gelmişti. Üçüncü gebeliğinde ise önceki süreçlerden farklı olarak, diyet ve düzenli kontroller eşliğinde yalnızca yaklaşık 5 kilogramlık kontrollü bir kilo artışı yaşayan hastanın gebelik süreci Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Leylant Ova Demirtaş tarafından takip edildi.

Doğum zamanı geldiğinde hastanın mevcut sağlık durumu, önceki cerrahi öyküsü ve karın bölgesindeki deformasyon Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Deniz Güneş ile birlikte değerlendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, hastanın uygunluğu doğrultusunda sezaryen doğum sırasında karın bölgesindeki fazla ve sarkmış derinin toparlanmasına yönelik plastik cerrahi yaklaşımın aynı cerrahi süreç içerisinde uygulanmasına karar verildi.

Op. Dr. Leylant Ova Demirtaş tarafından gerçekleştirilen sezaryen doğumla hasta üçüncü kez annelik sevincini yaşarken, aynı cerrahi süreç içerisinde Op. Dr. Deniz Güneş tarafından karın bölgesindeki önceki gebeliklerden kalan deri sarkmasına yönelik cerrahi işlem gerçekleştirildi.

HER GEBELİKTE UYGULANABİLECEK BİR İŞLEM DEĞİL

Hekimler, bu uygulamanın özellikle altını çizerek, sezaryen doğum sırasında karın germe veya benzeri plastik cerrahi işlemlerin her gebede rutin olarak uygulanmadığını belirtti. Op. Dr. Leylant Ova Demirtaş, gebelik sürecinin her hasta için farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Gebelikte anne ve bebeğin sağlığı her zaman önceliğimizdir. Hastamızın üçüncü gebeliği olması, önceki gebeliklerinde yaşadığı ciddi kilo değişimleri, tüp mide ameliyatı öyküsü ve mevcut karın bölgesindeki deri sarkması birlikte değerlendirildi. Bu gebelikte ise kilo alımının kontrollü ilerlemesiyle süreç çok daha farklı bir şekilde yönetildi. Doğum planlaması sırasında hastanın tüm tıbbi geçmişini dikkate alarak ilgili branşlarla birlikte değerlendirme yaptık.” dedi.

Op. Dr. Deniz Güneş ise plastik cerrahi yaklaşımının doğru hasta seçimi ve uygun koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Burada söz konusu olan, gebelikte kilo alan her hastaya sezaryen sırasında karın germe yapılması değildir. Hastamızın önceki gebelikleri, ciddi kilo değişimleri, tüp mide ameliyatı sonrası oluşan deri fazlalığı ve bu gebelikteki kontrollü kilo süreci birlikte değerlendirildi. Plastik cerrahi açısından uygunluğu ve cerrahi koşullar göz önünde bulundurularak, sezaryen ile birlikte mevcut karın bölgesindeki deformasyonun toparlanmasına yönelik yaklaşım planlandı.” ifadelerini kullandı.

BRANŞLARIN ORTAK DEĞERLENDİRMESİ ÖNEM TAŞIYOR

Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi branşlarının birlikte değerlendirme yaptığı bu süreç, uygun seçilmiş hastalarda farklı cerrahi yaklaşımların koordineli şekilde planlanabileceğini gösteriyor.

Hekimler, özellikle gebelik ve doğum sonrası dönemde estetik kaygıların değerlendirilirken önceliğin her zaman anne ve bebeğin sağlığı, hastanın tıbbi geçmişi, cerrahi uygunluğu ve doğru zamanlama olması gerektiğini vurguluyor.

 

Üçüncü gebeliğinde kontrollü bir süreç geçiren hasta, bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına almanın mutluluğunu yaşarken, önceki gebelik ve kilo değişimlerinden sonra oluşan karın bölgesindeki deri sarkmasına yönelik cerrahi tedavisini de aynı süreç içerisinde tamamlamış oldu. (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.