Ceren AKBAŞ

Kendinin Farkına Varmak

14 Mayıs 2019, Salı

     

Sevgili Denge okurları,

Hepimizin mutlaka bir kez bile olsa duyduğu "astroloji" kelimesi aslında hayatımıza yön veren unsurların başında geliyor. Mesela ilişkilerde çiftler ilk tanıştıklarında mutlaka "Burcun ne?" sorusunu sormadan edemiyor. "Her şey iyi hoş ama bizim burçlarımız sıkıntılı, hiç anlaşamıyoruz." cümlelerine çok sık rastlıyoruz. Anlaşıp anlaşamayacaklarını burçlarına göre karar veriyorlar. Bazılarımız yaşam tarzlarını, duygularını, başarılarını, başarısızlıklarını hep burçlara yani astrolojiye bağlıyor. Belki bazılarımıza saçma gelebilir ama 2007 yılında yazılmış olan bir makalede "astrolojide kendinizin farkına varmaktan" söz etmiş.

Peki, nedir Astrolojide kendimizin farkına varmak?

Temelde metafizik ve astroloji aynı sorulara yanıt ararlar ancak arada küçük bir fark vardır. Metafiziğin aksine astrolojide ağırlık arayan üzerinedir, aranan üzerine değil! Astroloji tanrı bilimle ilgili değildir. İnsanla direkt bağlantı kurar, yeryüzündeki gerçeklerle ilgilenir, deney yapar; deneği insandır, araştırır ve gözleme yer verir. Gözlem alanı da doğal olarak yine insandır. Amacı; bizim kişiliğimizi kendi içinde tutarlı bir hale getirmemize yardımcı olmaktır. Bizi daha mutlu kılmaya çalışır, daha net, daha anlaşılır olmamız için gayret sarf eder. Bu astrolojinin gerçek amacı ve sürecidir. Şimdi biz bu süreci metafizik, matematik veya felsefe platformuna yerleştirmekte özgürüz. İsterseniz astroloji metafizik kökenlidir, isterseniz matematik hesaplamalar düzeni, isterseniz de felsefe kökenlidir deyin, bu tanımlamalar insanla olan birebir bağlantısını pek etkilemeyecektir, önemli olan sonuçtur. Astroloji pratik uygulama ile ilgilenir. Onun arkasına hangi felsefi modeli yerleştirdiğiniz çok önemli değildir. Eğer yaptığınız işi ciddiye alıyor ve layıkıyla yapıyorsanız, bu model insanın işini kolaylaştırma sonucunu değiştirmeyecektir. Astroloji Hermetik kökenine uygun olarak kozmik bir şakaya benzer. Hermes’in diğer adı da zaten Kozmik Şakacıdır. Evreni aklımızla nasıl algılarsak algılayalım, içinde yaşadığımız evren ve gezegenin düzeni değişmez. Felsefemiz ne olursa olsun psikolojik sorunlar çözülmek üzere bizi beklemektedir. Felsefeler ve algı biçimleri üzerinde bıkmaz usanmaz tartışmalara girmemiz hala çocuk saflığını üzerinden atamamamızdan kaynaklanır. Biz beğensek de beğenmesek de kurulu bir düzen vardır ve en akıllıcası bu düzenle birlikte akmayı öğrenerek mutlu ve huzurlu olmaya çalışmaktır. Sınırlı bir süre için burada bulunuyoruz ve bu süreyi de çözemeyeceğimiz problemlerle uğraşmak yerine kendi ana programımıza uygun işleri yapıp, başarılı ve sevinçli olmak için neler yapabileceğimiz konusuna konsantre olmamız daha önemlidir.

"Astrolojideki en önemli konu, insanın kendinin farkına varması üzerine yoğunlaşmaktır "

Bu yoğunlaşma sırasında, doğum haritasının yorumunu yapan kişi ulaşabildiği her insanın özgürlüğüne ve özgür iradesine kesin bir saygı duymalıdır. Farkındalık bireyseldir ve her insan kendi farkındalığını kendi istediği zamanda artırır, sorunlarını da çözecek olan yine kendisidir. Ve hiç kimsenin onun üzerinde özellikle astroloji adı altında baskı kurmaya hakkı yoktur. Astrolog bir guru değildir ve itaat beklemez, sorunu nazikçe ortaya koyar, çözümü gösterir ve çekilir. Astrolog ile danışanı arasındaki iletişim eşitlik ilkesine dayanır. Hepimiz benzer labirentlerle çevrilmiş durumdayız. Astroloji bu benzer labirentlere (ki biz ona kişilik adını veriyoruz) girip, gerçek yapımıza en uygun merceği tutmaya çalışır. Kişiliğimizle yaşam programımızın çatışması sıkıntı ve huzursuzluk getirir. Astrolojik açıdan her kişiliğin ideal bir yapısı vardır. Modern astrologlar burçları bu sınıfa sokmak istiyorlarsa da, burçlarla kişilik arasındaki bağlantı her zaman doğru sonuç vermez ve astroloğu yanıltır. Yay burcunda doğan biri özgürlüğüne çok düşkündür ama yükseleni yengeç ise aynı derecede de evine bağlı olacaktır ve bu tip çelişkileri sadece burçlarla açıklamak hiçbir akıllı astroloğun işi değildir. Haritayı bir bütün olarak tüm detayları ile ele alması gerekir. Astrolojik açıdan bu ideal kişilik formu, doğum anındaki planetlerin konumları ile karmaşık bir şekilde belirmektedir ama bu karmaşayı sadeleştirmek ve birkaç sözcükle açıklamak da astroloğun asli vazifesidir. Biz ait olduğumuz aile, okul, toplum, gelenek görenekle bize uygun ya da değil bir kimlik yaratmaya çalışırken; bizim asıl kimliğimiz, gerçek kişiliğimiz bambaşka özellikler taşıyor olabilir. Bu asıl kişilik içimizde, derinlerde bir yerde saklıdır ve burada ona çok ters bir görünüm içindeysek sürekli huzursuzluk yaratarak, asıl ihtiyaçlarını ve kendini belli etmeye çalışacaktır.

Asıl kişiliğimiz buradaki stilimiz ve davranış, yaşayış biçimlerimizle çelişmemelidir. Çelişki varsa ya da oluşturduğumuz yaşam formu asıl kişiye tamamen zıtsa ki bu da çok rastlanan bir örnektir, burada astroloğa çok iş düşer. Sabırla ve tıpkı bir terapi seansı gibi, incitmeden, ürkütmeden; danışanına, sorunun nerelerden geldiğini anlatabilmelidir. Hedef nedir derseniz, huzur ve dengedir. Ancak huzur her zaman kendiliğinden ortaya çıkmayabilir. İçimizdeki asıl kimliğimizle, dışarıda görüneni uzlaştırmak ve kendimiz hakkındaki farkındalığı arttırmak için en iyi araçlardan biri astrolojidir.

Huzurlu ve dengeli olduğumuz nice astrolojik zamanlara.

Hoşçakalın… 



Yazarın Tüm Yazıları
Kedi mi? Ben mi?
Cahil insanların en belirgin 10 özelliği
Her şey.. "Eksik"
Size İyi Gelen Şarkılar Dinleyin
"Sokak Fotoğraf(çı)ları"
"Eksik Hayatlar"
Sonra... Sonra, masal oluyor
Hasta ruhlar
Kendinin Farkına Varmak
Üsküp'te "Eski Ramazanlar"
Mitoloji dilinde "Aşk"
Ben Babamın Kızıyım
İşte böyle "Özlemek"
Stres"siz"siniz
"Ayna gibiyim, bakan kendini görür"
Aklınıza sahip çıkın
"Narsist" çocuklar
İkigai (Varoluş sebebi)
Kutlu olsun "Kadın" olmak
Müsadenizle!
Masal Köyü
Bu izler gerçek
Özlem Kaybı
Simurg (Anka Kuşu) Efsanesi
Ne güzel bir tadı vardır yaşanmışlıkların
Karar verin! Bu hayat sizin
Mavi Gözlü Dev 117 yaşında
Soğuk hava etkisi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım
DOĞRU NEFES ALMAK
Hava soğuktu, unutulanlar çoktu
En değerliye...
Ve insan, yeryüzünün efendisi
Âh mine’l Aşk.. Kalbe düşmüş üç harfli bir imza..
Muhabbet-i Hüzün
Nefes kadar kısa..
Yeterince olmak, "En" gerçek olmak
Kişiden, kişiye değişken kişilik
"İki portakal ye geçer"
Hayat kısa, güzel yaşamak, değer vermek gerek
Sesi, yüzü gider, kokusu kalır
"Güneş-Ana"
Özlemle Anıyoruz
DOLMUŞ GÜNLÜĞÜ
Susarsınız
Dün gitti, Yarın gelmedi; Anı yaşa!
Öyle Bir ''An''da !
Her açıdan sosyal medya
Güneşe gülümseyin bu sabah
Ne geride kalan, ne de ileride sana sunulacak olan..
Biraz daha zaman olsa ...
Empati Sendromu
Sadece Çocuktum
Yorduk kendimizi, yorulduk!
Hayaller kurun çocuklar
Hafızalar da anlamlı kalsın diye
Bize biraz huzur gerek
Unutmayın! "Mutluluk genç tutar insanı"
Teşekkürler Memur Bey..